Domuz gribi aşısı zararlı mı?

Domuz gribi aşısı zararlı mı?

Uzmanlar, dünyada giderek yayılan ve Türkiye'de de vaka sayısı artan domuz gribinin, gerekli tedbirlerin alınması halinde kontrol altında tutulabileceğini bildirdi.

Konu ile ilgili bir basın toplantısı düzenleyen Selçuk Üniversitesi Meram Tıp Fakültesi Hastanesi Klinik Bakteriyoloji ve İnfeksiyon Hastalıkları Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Mehmet Bitirgen ile Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. İbrahim Erayman, domuz gribi hakkında bilgi verdi. Prof. Dr. Mehmet Bitirgen, hastalığın ilk olarak Meksika'da bir domuz çiftliğinde görüldüğünü ve bu nedenle domuz gribi dendiğini belirterek, "Hastalık bir anda Meksika'dan Amerika'ya, oradan da tüm dünyaya yayıldı. Bu hastalığın

diğer griplerden farkı, bilindik griplerde risk grubu direnci kırık ve yaşlı insanlar olurken, bu gripte 0-24 yaş arası herkes risk grubunu oluşturuyor.

Dünyada şu ana kadar 400 bin vaka görülmüş. Bunlar içinde ölüm oranı ise yüzde 1.2. Bazı ülkelerde bu oran daha yüksekken, bazılarında ise daha düşük. Türkiye'de şu ana kadar 588 domuz gribi vakası görüldü ve şu ana kadar ölüm olmadı. Bu ölüm görülmeyecek anlamına gelmiyor. Vaka sayısı arttıkça ölüm görülme oranı da artıyor. Vaka arttıkça mutlaka ölüm

görülecektir" dedi.

"AŞI GENÇLERDE YÜZDE 100 ETKİ SAĞLIYOR"
Son günlerde tartışma konusu olan domuz gribi aşısı ile ilgili de bilgi veren Mehmet Bitirgen, "Amerika'da yapılan araştırmalarda, aşının 65 yaş üstü vakalarda yüzde 94-95, 0-24 yaş arasındakilerde ise yüzde 100 oranında tedavi sağladığı belirlendi. Bu aşının 6 ay-24 yaş arası herkese, kalp ve sinir sistemi hastalarına, diyabet hastalarına, akciğer rahatsızlığı olanlara, gebe olanlara ve özellikle sağlık çalışanlarına mutlaka uygulanması lazım. Bu grip, bilinmeyen bir grip. Dünyada bu kadar tedbir alınmasının nedeni ise kısa sürede dünyanın her yerinde aynı tür virüsün görülmesi. Bu virüs normal griplere göre daha hızlı yayılıyor. Ancak dünyadaki vaka sayısı, hastanelere başvuran ve hastalığı kesinleşenlerin sayısı. Bu hastalığı evinde hiç hastaneye gitmeden hafif atlatan insanlar da var" şeklinde konuştu.

"OKULLARIN TATİL EDİLMESİ GEÇİCİ BİR ÇÖZÜM"
Türkiye'de virüsle ilgili alınan tedbirlere de değinen Bitirgen, "Gerçekten güzel önlemler ve tedbirler alındı. Virüs görülen okulların tatil edilmesi belki hastaların evlerinden çıkmamasına ve hastalığı geçici bir süre bulaştırmamasına neden olabilir ancak 15 gün sonra okulu açtığınızda virüs tekrar yayılacaktır. Bence okul kapama sadece virüsün yayılışını birkaç günlüğüne yavaşlatır. İnsanların normal gripten korunmak için uyguladığı yöntemleri devam ettirmesi, hatta bir doz arttırması gerekir.

Gerekirse toplum içine çıkarken maske takılmalı ve ellerin yıkanma sayısı artırılmalıdır. Grip bilinmeyen bir grip olduğu için belki giderek zayıflayabilir de giderek güçlenebilir de. Bu konuda henüz bir bilgiye sahip değiliz" dedi.

Hastalığın hastadaki seyrinin önemli olduğunu dile getiren Bitirgen, "Mesela çoğu hasta, yakalandığını bilmeden normal gripmiş gibi herhangi bir sağlık kuruluşuna başvurmadan evinde bu hastalığı atlatabiliyor. Biz, hastalığın ağır seyrettiği insanlara tedavi uyguluyoruz ve bu seyre göre evinde ya da hastanede tedavi uyguluyoruz" şeklinde konuştu.

KONYA'DA BUGÜNE KADAR 2 VAKA GÖRÜLDÜ
Konya'da bugüne kadar 2 vaka görüldüğünü ifade eden Yrd. Doç. Dr. İbrahim Erayman ise, "Bunlardan biri umreden gelmiş bir kadın hastaydı. Diğeri ise yabancı uyruklu ve Amerika'dan gelen bir tıp fakültesi öğrencisiydi. İkisinde de hastalık ağır seyretmiyordu ve 1-2 günlük tedavinin ardından evlerine gönderdik. Bu Konya'da başka vaka olmayacağı anlamına gelmiyor. Bize grip şikayetiyle her gün yüzlerce insan geliyor. Bunlardan gerçekten semptomları taşıyanlardan örnek alıp Ankara'ya gönderiyoruz" şeklinde

ifade etti.