Bu kez bahane yoktu.
Bu kez “deplasman” kelimesi sığınılacak bir liman değildi.
Yönetim Alanya’ya çıktı.
Taraftar Alanya’ya çıktı.
Yeşil-beyaz renklere gönül verenler kendilerine ayrılan bölümü tamamen doldurdu, 90 dakika boyunca susmadı, vazgeçmedi, inandı.
Ama futbol bazen acımasızdır.
İstesen de olmaz.
Konyaspor, Alanya deplasmanında da galibiyet hasretine son veremedi. İlk yarıda yine tanıdık bir senaryo sahnedeydi. Top rakipteyken geri çekilen, top kendisindeyken ne yapacağını bilemeyen bir takım… Devre 1-0 Alanyaspor üstünlüğüyle kapandı.
İkinci yarıda çaba vardı, skor 2-1’e geldi ama sonuç değişmedi.
Ve acı gerçek bir kez daha yüzümüze çarptı.
Konyaspor, en son 26 Ekim’de, Gençlerbirliği karşısında kazandığı maçtan sonra tam 12 maçtır galip gelemiyor. Seri bozulmadı. Hasret uzadı.
Burada altı kalın çizgilerle çizilmesi gereken bir nokta var:
Bu tabloyu tribünlere yazamazsınız.
Bu tabloyu yönetime “hiçbir şey yapmadı” diyerek geçiştiremezsiniz.
Transfer yapıldı.
Teknik direktör değişti.
Camianın güvendiği İlhan Palut göreve getirildi.
Taraftar küskünlüğünü yuttu, kilometrelerce yol yaptı.
Ama sahadaki karşılık hâlâ yetersiz.
Taraftar artık mücadele görmek istiyor.
Kaybetsen de, ama teslim olmayan bir takım görmek istiyor.
Formayı terleten, sorumluluk alan, “ben buradayım” diyen futbolcular görmek istiyor.
Alanya’da tribün görevini yaptı.
Yönetim görevini yaptı.
Eksik kalan tek yer yine saha oldu.
Ve şu cümle artık kaçınılmaz: Konyaspor’un sorunu destek değil, oyundur.
Bu seri bir yerde bitecek.
Ama nasıl biteceği, bu takımın sezonun geri kalanını da belirleyecek.
Çünkü bu taraftar sabırlıdır…
Ama karşılığını görmediği sabra sonsuza kadar razı değildir.