Bugün Futbol…

Çevremdekiler beni fanatik Fenerbahçeli olarak tanımlarlar. Bense sadece Fenerli. Bütün fanatiklerde kendini, benim gibi tanımlar zaten. Ama bu hafta Konyasporlu’ydum. Sonuna kadar. Keşke yense idi. Yenemedi. Yenmek için kafa yapısı yeterli değildi de ondan.

Yıllarca önce idi. Rahmetli Vali Katıtaş sağ. Odasına o günlerde en fazla ve rahatça giren biriyim. Konya Sakarya maçı oynanacak. Vali yerinde duramıyor. Konya mutlaka kazanmalı. O kadar inanmış. Keyifle sordu. Maç olur Zeki. Sizi her halde üzeceğim ama en iyi sonuç Konya için beraberliktir dedim. Gülerek pazartesi görüşürüz dedi. Maç iki iki bitti. Pazartesi erkenden hastanede özel telefonum çaldı, öbür uçta rahmetli. Son derece üzgün. Nasıl tahmin ettin dedi. Bu bir tahmin değil dedim. Konya henüz Büyükşehir değil. Büyük bir kasaba. O mantığa ulaştığında Konyaya gelecek her takım üzülecek. Bu zaman olur. Bu bir gelişim ve onunla orantılı olarak bir değişimdir. Bunu yapabilirseniz süre kısalır. Yoksa yıllar alır.

Anadolu’da bu mantığı ilk çözen takım Antep oldu. Celal Doğan’ın vizyonu bunu sağladı. Şampiyonluğu kıl payı kaçırdı. Ama o da şahsa bağlı. Bakın Doğan yok, Antep’in durumu ortada.

Tansu Çiller’li yıllardı. Her gün ikibin yılında dünyanın ilk on beş ülkesinden biri olacağımız anlatılır, bize adeta gaz verilirdi. O yıllarda ekonomi ödülü alan bir Profesör, Koç Üniversitesi’nde konuşma yapıyor. Ülkelerin kalkınması için gereken şartları anlatıyor. Konuşma sonunda bir gazeteci soruyor. İkibin yılında Türkiye’nin ilk onbeş ülkeden bir olacağına inanıyor musunuz? Cevap ilgi çekici,  ne kadar anlamsız bir mantık bu diyor. Kim böyle söylüyor? Başbakan cevabını alınca sosyal süreçler hemen oluşmaz. Zaman alır diyor. Sizin şu andaki İngiltere’nin yapısına kavuşabilmeniz için yüz yıl gerekli, o zaman İngiltere nerede olur, bilemem.

Bu açıdan bakınca, bunu gerçekleştirecek tek takımın Kayseri olacağını düşünüyorum. Hatalar yapılıyor ama önce bir altyapı oluşturmaya çabalıyorlar. Yenilgilerden sonra feryat etmiyorlar. Bir mantık oluşturmaya çabalıyorlar ve kalıcı olmayı hedefliyorlar. Başarırlar mı ? İnşallah demek geliyor içimden.

Konyaspor bu bakımdan işin çok başında. Nurullah Sağlam ummadığım bir yapı oluşturdu. Yenmek önemli ama her şey değil. Bu bir spordur. Çıkın oynayın ve kazanmaya çalışın. Kazanamazsanız bir sonra ki hafta ve hatalardan ders almak var. Gelecek hafta her maç yeniden başlıyor.

Fenerbahçe’ye karşı Konyaspor kendi hatalarının kurbanı oldu. Yenilen gollere bakın son gol hariç duran toplar. Kaleci hataları veya defans hataları demek skoru değiştirmiyor. Suçlayarak kazanamazsınız. Doğru da değil. İkinci yarıdaki olay mantık hatalarıydı. Bence bundan kaybettiler.

İlk yarı ayağa top yaparak en az top kaybı ile topu istedikleri gibi koşturarak kendi evlerinde gibi rahat oynadılar. İlk gol bir karambolden geldi. Son dakikalarda gelmesi avantajdı. Devre arasında olay soğur yeniden sahada, maça yeniden başlayabilirdiniz. Ama olmadı. İlk yarı Fener’ini ölçü alan mantıkla ikinci yarı daha hücuma yönelik bir takım oluştu. İşte kırılma noktası burası. Ben bu Fener’i yenerim. Yenemezsem de en az berabere kalırım. Geçen sene aynı hatayı Ertuğrul Sağlam yapmıştı, yanlış hatırlamıyorsam altı yemişti. İkinci yarı başladığında Kayseri’nin hatasını yapıyorlar. Bu bir harakiri dedim. Konya daha iyi takım olduğundan daha iyi direndi. Utanılacak bir fark yemedi.

Avrupa’da takımlarla beraber psikologlarında beraber götürülmesinin altında yatan bu. Havaya girmemek, mantık hatalarından kaçınmak.

Konyaspor’u seviyor ve sonuna kadar tutuyorum. Yense de yenilse de. Fanatizm olmadan. Konya’lı gibi hoşgörü ve olgunlukla. Nurullah Sağlam’ın iyi yolda olduğuna inanıyorum. İnşallah klasik işler olmaz ve yıllarca süren bir beraberlikle Şampiyon Konya turları atarız. Neden olmasın…

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Çok uzun metinler, küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,Türkçe karakter kullanılmayan yorumlar onaylanmamaktadır.