Bu istihbaratla dere bile geçilmez…

Bu istihbaratla dere bile geçilmez…

Kanal 7 anchorman'ı Erhan Çelik önemli bir konuya dikkat çekti. İşte o yazı...

Sınırı geçelim, Irak'a girelim, PKK kamplarını dağıtalım, hatta gitmişken Barzani'ye iki tokat atıp çıkalım ama...

 

Durun bir dakika! Terör örgütünün Hakkari Dağlıca'daki son baskınının ardından ilk yapmamız gerekenler bunlar mı? Evvelinde, sizce de külahı önümüze koyma vakti gelmedi mi? Öncelikle...

Türkiye teröristle mücadele yöntemini artık gözden geçirmek zorunda. Birkaç hafta önce 13 şehit verdik, önceki gün 12. 8 asker PKK tarafından hâlâ esir olarak tutuluyor. Peki tüm bu olaylar teröristle mücadele açısından başarısızlık değilse nedir? Öyle ise başarısız olanlar niçin eleştirilmiyor? Bu başarısızlıkların faturasını neden hep yaşamlarının baharında toprak olan gençler ödüyor? Bu sorular doğru ve sağlıklı bir şekilde cevaplanmadıkça biz aynı olayları konuşup, dövünmeye mahkum yaşayacağız; bu birincisi.

 

İkincisi...

 

Türkiye'nin bir istihbarat teşkilatı var mı? Var. Bir tane de değil; MİT, JİT, TSK ve Emniyet istihbaratı, Türkiye'de aktif olarak çalışan 11 ayrı istihbarat biriminin en önde gelenleri.

 

Peki, 23 Ekim gecesi saat 00.20'de, tüm bu istihbarat birimleri kepenk kapatıp topluca evlerine, Kurtlar Vadisi Terör'ü izlemeye mi gittiler? Öyle ise 200 baş terörist, koyunlar gibi sürü halinde sınırdan geçerken niçin kimsenin ruhu duymadı? Türk istihbarat birimleri olay anında, öncesinde ve sonrasında ne yaptı? Bunun sorulması değil, soruşturulması gerekir!

 

Yaşadığımız teknoloji çağında 80 yaşındaki dedem Google Earth'den 15 milyon nüfuslu İstanbul'da oturdukları evi bulup gösterebilirken, 200 teröristin sınırdan topluca geçtiğini göremeyen, duyamayan, haber alamayan istihbarat birimleriyle başarılı olmak mümkün değil!

 

Amerikan Savunma Bakanı Roberts Gates dün Kiev'de bir toplantıda Türk mevkidaşı Vecdi Gönül ile buluştu ve çok önemli bir şey söyledi; "Sanırım teröristlerle mücadelenizde birinci ve en önemli sorun, harekata geçilmesini sağlayabilecek istihbarattır."

 

Ne Amerika'nın ne de Amerikalı bakanın PKK terörüyle mücadelede Türkiye'ye dost olmadığını biliyoruz ama maalesef Gates'in acı sözleri ve bulunduğu tespit doğru! Askeri düzeydeki hazırlığı bilmiyoruz. Ancak mevcut istihbarat çalışmasıyla sınır ötesi operasyon Türkiye'nin kabusu, Kuzey Irak, Türk askeri için bataklık olabilir!

 

Bunu görmek ve kabul etmek lazım. Çünkü bu savaşta duygusallığa yer yok! Külahı önümüze koyacağız, önce kendi hata ve eksikliklerimizi göreceğiz. Yoksa şu an kamuoyunda oluşan hava değil Kuzey Irak, Amerika'ya bile operasyon düzenleyerek dağıtılamaz vallahi!

 

İran'la ilgili kritik bir soru!

 

Önceki gün İstanbul'da Barzani'ye çok yakın bir Kuzey Iraklı yöneticiyle görüşme fırsatı buldum. Tam da Dağlıca'daki menfur saldırının gerçekleştiği gün. Sağlık sorunları nedeniyle Türkiye'ye gelen Kuzey Iraklı yönetici saldırının ardından ortaya ilginç bir iddia attı. Söylediği şu; "Son birkaç aydır Türkiye'ye en fazla sızma İran'dan oluyor. Türkiye bunu neden dile getirmiyor bilmiyorum. Sözde Pejak'la savaşan İran, kendi sınırından PKK'lılar Türkiye'ye sızarken görmezden geliyor."

Bu sözler tek başına benim için çok fazla bir şey ifade etmedi. Ancak birkaç gün önce İran Dışişleri Bakanlığı'nın yaptığı "Türkiye'nin Kuzey Irak'a yönelik sınır ötesi operasyonuna karşıyız" açıklamasıyla birleşince aklıma bir soru takıldı. Kendisi de, PKK'nın bir kolu olan PEJAK ile mücadele eden İran, terör örgütüne darbe vurmaya yönelik sınır ötesi bir operasyona neden karşı çıkıyor?