Boşanmaları önlemek için ne yapıyorsunuz, ne yapmalısınız?

Evlilik, her kurum gibi zaman zaman aksayan yönleri olan bir kurum, bu aksaklıklar giderilemediğinde ise sonuç ne yazık ki boşanmayla noktalanıyor. Evlilik süresince aileye yeni bir birey katıldıysa boşanma daha sancılı oluyor. Evliliğin bitmesine yol açan sebepler çok çeşitli olabilir, en çok görülen sebepleri aşağıdaki gibi sıralayabiliriz:

1.Ekonomik sorunlar
2.Eşlerin sosyo-kültürel yapı farklılıkları
3.Sağlık ve cinsel sorunlar
4.İletişim bozukluğu
5.Eşlerden birinin ihaneti
6.Aile içi şiddet

Yukarıdaki sebepler nedeniyle evlilik sorunları yaşayan bir çiftin anne-baba olarak da çocuklarıyla sağlıklı ilişkiler kurabilmelerini bekleyemeyiz; anne ya da baba ayrı ayrı çocuklarıyla sağlıklı ilişkiler kursalar bile, birlikte çocuklarına karşı tutarlı, dengeli tutum ve davranışlar sergilemekte güçlük çekeceklerdir. Yani boşanma ile bu sorunlar bitmeyecek şekil değiştirerek devam edecek, boşanan taraflar kadın veya erkek farklı sorunlarla mücadele ederken aradıkları mutluluğu ve huzuru bulamayacaklar. Aynı mücadeleyi boşanmadan önce tek taraflı bile olsa sürdürebilirse kadın veya erkek belki de boşanma sebebi ortadan kalkacak ve çocuklar özellikle ve öncelikle çocuklar boşanma yoluyla yetim kalmayacaktır. Teorik olarak mantıklı bir çözüm yolu görünen bu metodun başarıya ulaşması; ailelerin olağanüstü hassas davranması ve destek olmasına , tecrübeli bir danışmana , davranış terapisine , aile sağlığı için çaba gösterilmesine ve hukuki sorumlulukların yerine getirilmesine bağlıdır. Bu süreç devam ederken çocukların kısmi haberdar edilmesi ,asla olumsuz ihtimali sonuçlardan bahsedilmemesi çocukların huzuru için de gereklidir. Şimdi boşanma sebeplerine göre toplumun yapacağı, yapması gereken ihtimali yardımları bir inceleyelim.

Ekonomik sorunlar: genelde iflas, kredi borcu, aile kazancının aile dışında yanlış yollarda harcanması, birilerine güven sonucu kefil olunması ve sonuçta ödeme zorluğu vs. örnekleri ile aile geçimi çıkmaza girebilir. Toplumun genel tavrı aile geçimini zora sokan tarafı suçlamak ve ayrılmak isteyen tarafa hak vermek oluyor. YANLIŞŞŞ! Her ailenin ekonomisi sorun yaşayabilir. Bunun için aile bütünlüğünün bozulması demek o toplumda iyilik ve yardım anlayışının yok olması demektir.

Ne yapmalı?

*Öncelikle aileler (güvenmiyorsa senet karşılığı) nakit yardımında bulunmalı.
*Ailelerin de bütçesi uygun değilse borç alınacak kişi ve kurumlar araştırılmalı,
*Bağlı olunan vakıf, dernek vs kuruluşlar araştırılmalı,
*Ailenin diğer fertleri farklı iş imkanları araştırılmalı,
*Çocukların eğitimini devam ettirmek için burs imkanları araştırılmalı,
Yakın çevremden bir emekli ailesinden telefon geldi. “Dr. Hanım, bizim damat iflas etmiş evde oturuyor. Borçlular kapıya dayanmış. Kızımız da korkusundan torunu alıp bize gelmiş. Şimdi ne yapmalı?” Kendileri bir emekli maaşı ile geçinene ve gerideki dört çocuğu da burslu okutan bir aile olmasına rağmen çözüm aramaları çok güzel olumlu bir davranıştı. Nitekim damadı şehir dışında bir işe gönderip, borcunu eşten-dosttan toplayıp kapattık. Birkaç ay sonra damat geldi. Düzenli bir işe girip kısım kısım ödemelerini yaptı ve eşini çocuğunu da yanına aldı. Şimdi herkes mutlu. Boşansalardı neler olurdu? Siz düşünün.

Yine iş aramak için yanıma gelen bir kadın anlatıyor. “Ah doktor, bizim hayat çok farklı, Ne zaman kocam borca girip ödeyemezse ben çalışmaya başlarım. Onun borcu bittikten sonra bırakırım” Sıkıntılı zamanında kocasına destek olabilen kadına ne mutlu!

Sosyo kültürel yapı farklılıkları: Eşlerin bu farklılıkları tolere edecek kadar anlayışlı olması ailelerinin de saygılı olması gerekir. “Kabul et” atasözümüzden yola çıkarak ortak yanların ve olumlulukların göz önünde bulundurularak davranılması ve öncelikle topluma ters gelen söz ve davranışların eleştirilmekten kaçınılması gerek.

Sağlık ve cinsel sorunlar: Bu konuda çevredeki aile ve akrabalara düşen sorumluluk: tıbbi ve psikolojik yardım alma konusunda ikna etmeleridir.

İletişim bozukluğu: Evlilik öncesi eşler arası uyum ve iletişim konusunda bilgi alınmamış ve beceri edinilmemişse evlilik sonrası fark edildiği an sabır ve gayret için yine çevrenin desteği ile boşanmalar önlenebilir. Takdir ettiğim bir anneden bahsedeceğim. “Kızımın haberi olmasın Dr. Hanım” diye başladı söze. Kızının eşiyle konuşmalarına şahit olduğunu, kendi kızında saygı eksikliği fark ettiğini bunun için evlilik seminerlerine çağırmamı rica etti. Ücretinin anne tarafından ödendiğini genç hanım anlamadı.

Eşlerden birinin ihaneti: Aldatma veya aldanma evlilikte tasvip edilen bir davranış değil elbet. Diğer eşin vereceği en büyük ceza boşanmak olmamalı, çevrenin veya danışman yardımıyla kişiyi bu olaya iten sebepler üzerinde durulursa olayın tekrarı önlenmiş veya tedavisi gerçekleşmiş olur.

Aile içi şiddet: Toplumda genelde aile reisi olan erkek tarafından eş veya çocuklara uygulanan darp sağlık sorunlarına sebep olur. Tıbbi yardım almanın yanında psikolojık yardım alması gerektiğine ikna etmek yine şiddeti uygulayan tarafın yakınlarına arkadaşlarına düşen sorumluluktur. Burada yazmadan geçemeyecem; kadının biri sol gözü mor bir şekilde katıldığı toplantıda diğerlerinin “Dayak yediysen morluğu kapatan krem sürmelisin !” tavsiyesi ile karşılaştı. Tevafuken bulunduğum ortamda ben de şaşıranlardanım. Kadın “Dayak atan utanmıyor da ben mi utanacam” cevabını yapıştırdı. O adama “Arkadaş dayak çözüm değil, gel yardım edelim” diyen yok.

Ey insanlar, boşanma ve sonuçlarından memnun olmayan şu toplumda gelin yardımcı olalım, bir çifti bile vazgeçirip sonuçta mutluluğu veya huzuru yakalamalarına yardım edebilirseniz hem bu dünyada hem öte dünyada huzurlu olursunuz...




Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Çok uzun metinler, küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,Türkçe karakter kullanılmayan yorumlar onaylanmamaktadır.