Baharla gelen göz allerjisine dikkat
Selçuk Üniversitesi Tıp Fakültesi Göz Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Doç.Dr. Banu Bozkurt, baharla birlikte gözde allerjik hastalıkların artış gösterdiğini belirtti.
Selçuk Üniversitesi Tıp Fakültesi Göz Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Doç.Dr. Banu Bozkurt, baharla birlikte gözde allerjik hastalıkların artış gösterdiğini belirterek, “Allerjik hastalıklar özellikle gelişmiş ülkelerde en sık görülen kronik hastalıklar arasında yer almaktadır ve endüstrileşmeyle beraber son yıllarda görülme sıklığı tüm yaş gruplarında dramatik olarak artmıştır” dedi.
Gözde allerjik hastalıkların kaşıntı, kızarıklık, sulanma, ışık hassasiyeti ve kapak şişliğiyle karakterize olduğunu ve allerjik göz hastalıkların toplumda görülme sıklığının yüzde 15 ile yüzde 30 arasında değiştiğini söyleyen Doç.Dr. Bozkurt, “Bahar aylarında görülen mevsimsel allerjik göz hastalıklarında sıklıkla çiçek, ağaç ve çim polenleri sorumlu tutulurken, yıl boyu süren allerjik durumlarda ev tozu akarı, küf mantarları ve hayvan tüylerine karşı reaksiyon mevcuttur. Hastaların yarısında burun kaşıntısı, burun tıkanıklığı ve hapşırma gibi şikayetler görülebilmektedir” diye konuştu.
Çocuklarda ve Gençlerde Daha Sık Görülüyor
Vernal konjonktivitin, daha nadir görülen ve son derece şiddetli seyreden bir göz allerjisi hastalığı olduğunu, sıklıkla erkek çocuklarda ve gençlerde görüldüğünü, genellikle ilkbahar aylarında başladığını ve yazın sonuna kadar devam ettiğini ifade eden Doç.Dr. Bozkurt şunları dedi:
“Gözde allerji şikayetleri daha yoğun olan bu hastalarda gözün saydam tabakasında ülser, incelme ve düzensizleşme gelişebilir ve hastanın görmesini ciddi olarak azaltabilir. Genellikle 5-10 yıl kadar süren vernal konjonktivit, adolesan döneminin sonlanmasıyla hafifler. Bu hastaların yarısında eşlik eden astım, egzema ve allerjik rinit gibi hastalıklar mevcuttur. Klinik bulguları çok daha ağır olun bu çocukların mutlaka bir göz hekimi tarafından düzenli olarak takip edilmesi gerekmektedir.”
Kontakt Lenslere Dikkat
Özellikle kontakt lens kullanan hastalarda, kontakt lense ve kullanılan lens solüsyonlarına karşı göze allerjik bir reaksiyon gelişebileceğine dikkat çeken Doç.Dr. Bozkurt, “Bu hastalarda kontakt lens kullanımı esnasında kaşınma, batma, kızarıklık, lensi hissetme ve bulanık görme gibi şikayetler mevcuttur. Tedavisinde kontakt lens materyalini, solüsyonunu ve kullanım şemasını değiştirmek, hatta bazı hastalarda bir süre kontakt lens kullanımını kesmek de gerekebilmektedir. Temas göz alerjilerinde özellikle uzun süreli kullanılan göz ilaçlarının içindeki koruyucu maddelere veya makyaj malzemelerine karşı gelişen bir allerjik reaksiyon mevcuttur. Bu durumda ilacın kesilmesi ve makyaj malzemelerinin değiştirilmesi gerekebilir” dedi.
“Bilinçsiz İlaç Kullanımını Önlemeliyiz”
Allerjik göz hastalıklarının tedavisinde sorumlu allerjenden uzak durmanın son derece önemli olduğuna değinen Doç.Dr. Bozkurt, “Gözdeki şikayetlerin rahatlatılması açısından soğuk uygulama, suni gözyaşı ilaçları veya damla şeklinde verilen allerji ilaçları faydalı olabilir. Eğer eşlik eden sistemik bir allerjisi varsa ağızdan allerji ilaçlar da verilebilmektedir. Allerjik göz hastalığında bazen kortizonlu göz damlaları yüksek dozda ve uzun süreli olarak bilinçsiz bir şekilde kullanılmaktadır. Katarakt, göz tansiyonu ve göz enfeksiyonları gibi gelişebilecek yan etkiler bakımından hastalar mutlaka bilgilendirilmeli ve bilinçsiz ilaç kullanımı önlenmelidir. Son yıllarda allerjenlere karşı yapılan aşı tedavilerinin de son derece etkili olduğu gösterilmiştir.” dedi.