M. Ali Köseoğlu

M. Ali Köseoğlu

Atilla Kart neyi sordu?

Öncelikle teşekkür etmemiz icap eder…

CHP Konya Milletvekili Atilla Kart, ‘takip edeceğimden emin olun’ dediği şeyi yaptı ve başörtülü bir hastanın doktor tarafından muayene edilmeyip aşağılandığı iddiasıyla ilgili olarak, Sağlık Bakanı Recep Akdağ’ın cevaplaması istemiyle soru önergesi verdi.

 

Fakat önce bundan biraz geriye gidelim…

Şubat ayının başlarında Meclis Anayasa Komisyonu'nda görüşülerek kabul edilen, üniversitelerde türban serbestisine imkan tanıyan anayasa değişikliği teklifine, CHP milletvekillerinden bazıları muhalefet şerhi koymuştu…

 

Bu isimler CHP'nin Anayasa komisyonu üyeleri olan Antalya Milletvekili Atila Emek, İstanbul Milletvekili Mehmet Ali Özpolat, Kırklareli Milletvekili Turgut Dibek, Konya Milletvekili Atilla Kart ve Manisa Milletvekili Şahin Mengü idi.

 

Aralarında Kart’ın da bulunduğu bu milletvekilleri, koydukları muhalefet şerhinde devletin şeklinin Cumhuriyet olduğunu düzenleyen 1. madde ile cumhuriyetin niteliklerini düzenleyen 2 ve 3. madde hükümlerinin değiştirilemeyeceği ve değiştirilmesinin teklif dahi edilemeyeceği, yine Anayasa'nın 4. maddesinde açık bir şekilde düzenlendiğine dikkat çekiyorlardı.

 

Atilla Kart bu düzenlemenin yapıldığı günlerde, “türbanı hasada dönüştürme işlemini Türk siyaseti adına talihsizlik ve inanç hortumculuğuna iştirak olarak görüyoruz” diyordu…

“Getirilen teklifin temel amacının, türban kıyafetinin üniversitelerde kullanılmasını sınırlayan anayasal ve yasal hükümleri ortadan kaldırmaya yönelik olduğu açıktır” diyen CHP’li vekiller “Kadınların günlük hayatta, özel ilişkilerinde, ortak toplumsal alanlarda başı açık, başörtüsü ya da türban ile tercihlerini yapmalarına hiç kimsenin bir diyeceğinin olamayacağı”na da işaret ediyorlardı…

 

Şöyle oldu böyle oldu derken üniversitelere başörtüsü özgürlüğü bir geldi bir de baktık kanuni düzenlemelere rağmen kalktı…

Evvelde ‘yasalara uyarım’ diyen rektörler –ki buna Selçuk rektörü de dâhil- mahalle baskısına dayanamayıp yasayı da uygulayamaz duruma geldiler…

Süreci hep birlikte yaşıyoruz.

 

Şimdi, “ortak toplumsal alanlarda başı açık, başörtüsü ya da türban ile tercihlerini yapmalarına hiç kimsenin bir diyeceğinin olamayacağı”nı ileri süren CHP’li vekillerin ve Sayın Kart’ın önünde ‘başörtülü bir hastanın muayene edilmediği’ iddiası var…

Kart’ın verdiği soru önergesi kuşkusuz büyük önem taşıyor…

Bu önergeyi biraz açalım.

 

Diyor ki Sayın Kart: “Türbanlı veya başörtülü hastaların tedavi edilmemeleri gibi bir yaklaşım; hem ahlaken doğru değildir hem de devletin, sağlık hizmetlerini kayıtsız şartsız yerine getirmesi yolundaki sorumluluğuyla bağdaşmaz.”

 

Çok güzel…

Aynı zamanda bir hukukçu olan Kart, “Yurttaşlarımızın özel hayatlarında, ortak toplumsal alanlarda kıyafetlerini sınırlayan herhangi bir yasal düzenleme söz konusu olmadığı gibi, aksine yaklaşımların hoş görülmesi de kabul edilemez” diyor.

Şimdi burada duralım. Kart, ‘yasal düzenleme’den bahsediyor… “Yasal düzenleme olsa tamam, ama böyle bir şey yok” demiyor tabi ki. Fakat üniversitelerde başörtüsünü yasaklayan bir kanun olmadığını unutuyor. Aksine son düzenlemelerle “Kanunda açıkça yazılı olmayan herhangi bir sebeple kimse yüksek öğrenim hakkını kullanmaktan mahrum edilemez. Bu hakkın kullanımının sınırları kanunla belirlenir” maddesi ortada iken bugün başörtüsü ile üniversitelere girmek mümkün olmuyor…

 

Üniversitelerde başörtüsünü yasaklayan bir kanun da yok…

Başörtülü hastayı muayene etmemeyi öneren bir kanun da…

Türkiye’de kanunlar gittikçe inanırlılığını yitiriyor, benden söylemesi…

Kanunların takılmadığı bir başka demokratik toplum var mıdır yeryüzünde bilmiyorum, ama insanların kanunlara olan inancını kaybetmesine neden olan yaklaşımlar, bugün herhangi birinin kendi kanununu uygulamasına olanak tanıyor.

 

Devletin kanununun geçmediği yerde kişilerin kanunları devreye giriyor…

Son olarak da verdiği soru önergesindeki ince bir noktaya dikkat çekeyim Sayın Kart’ın… Kart, önergesinde “Olayla ilgili idari tahkikat başlatılmış mıdır? Adı geçen doktor hangi tarihten bu yana Yalıhüyük’te görev yapmaktadır? Bugüne kadar bu yolda benzeri bir şikâyet veya ihbar olmuş mudur? Kayıtlara göre hastanın muayenesi yapılmış mıdır?” diyor…

Ben söyleyeyim; kayıtlara göre hastanın muayenesi yapılmıştır. Çünkü hastanın adına zaten muayene olmaya gittiğinde bir isim havuzu açılır ve oraya doktorun herhangi bir şey yazması pek tabi mümkündür.

Yine de Konya milletvekilimize verdiği sözü tuttuğu için teşekkür ederim. Büyük iş yapmıştır…

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Çok uzun metinler, küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,Türkçe karakter kullanılmayan yorumlar onaylanmamaktadır.
2 Yorum