Âlemlere Rahmet…

Peygamber Efendimize (sav) salat ve selam ile başlayalım…

Allah’ın Efendimize; “Sen olmasaydın, sen olmasaydın Âlemleri yaratmazdım” dediği rivayet edilir.

Biliyoruz ki o âlemlere yani tüm insanlığa rahmet olarak gönderildi.

Efendimiz daha doğmadan babasını, çok küçük yaşta da annesini kaybetti. 6-7 yaşlarında, bu yaşta bir çocuktan beklenmeyen olgunluğu gösterdi. 

İnsanları batıldan vazgeçirmeye çalıştı.

Peygamberimizin iç âlemimizde yer etmesi için Kutlu Doğum vesilesiyle birkaç bir şey söylemek istiyorum.

Efendimiz, daimi tefekkür halinde biriymiş, yürürken sağa sola bakmaz önüne bakarmış, yavaş konuşur, onu dinleyen yazmak isterse yazabilirmiş, öyle tane tane konuşurmuş. Bir çocuk, kadın, yaşlı onu durdurduğunda ilgilenirmiş. Kendisinden bahsederken, “Ben Muhammedim” diye buyururmuş. Hayatında abartı yokmuş.

Peygamber Efendimiz

Çok sabırlıydı. 6 evladını kendi elleriyle toprağa vermiş. İmtihanların en büyüğüne tabii olmuş. Oğlu İbrahim’in mezarı başında ağlarken Uhud Dağına dönüp şöyle demiştir: “Uhud, yemin ederim ki Allah’a, benim başıma gelenler senin başına gelseydi sen bile paramparça olurdun.”

Müthiş bir vefa duygusu vardı. Vefatından sonra Hz. Hatice’nin hatırasına zarar verecek hiçbir şeye izin vermemiş. Hz. Hatice de kimse yokken Peygamberimizin yanında duran ve bütün malını Müslümanlar için harcayan bir kadınmış.

Hz. Aişe de bambaşka bir eşmiş. Efendimize, kendisini nasıl sevdiğini sorunca, “Kördüğüm gibi” cevabını alırmış. Asaleti düşünebiliyor musunuz?

Merhametli ve cömertti. Efendimizin merhameti de çok büyükmüş. Efendimiz, Mekkeli ile Medineliyi kardeş ilan eder ve der ki; “Verin. Elinde olan olmayana versin.”

Şefkat doluydu. Kuşların yem yemeleri için, konulan korkulukları kaldırtan bir Peygamber düşünün. Kuşların rızıklarını almasını isteyen bir Peygamber. Onun mübarek varlığı…

Mütevazıydı. İran Kralları kuş tüyü yataklarda yatarken, Efendimiz hasırlar üzerine yatarmış, vücudunda yaralar oluşurmuş. Efendimiz kendine hiç yatırım yapmamış…

Fedakârdı. Dünyanın zevki sefasına hiç bakmamış. Peygamber ailesinin açlığını bastıracak kadar yemesinin yettiğini söyleyip, Medine’deki her genç kız bilezik takmadıkça kendi kızının da takmayacağını söylermiş. Kim onun gibi olabilir?

Alicenaptı. Ebu Cehil’in ardından konuşulmasına bile müsaade etmezmiş. Düşmanının dahi onurunu koruyan bir Peygamber…

Sade bir insanmış. Orta yolu bulurmuş. Kalp kırmaz, gönül incitmezmiş.

Allah, melekler ve insanlar Hz. Muhammed’e salatü selam getirirler. Bu özellik Efendimizden başka kimseye verilmedi.

Onu anmak, hatırlatmak ibadettir. İnşallah hayırlı bir işe vesile olmuşuzdur.

Efendimize (sav) layık bir ümmet olmak duasıyla…

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Çok uzun metinler, küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,Türkçe karakter kullanılmayan yorumlar onaylanmamaktadır.