• BIST 97.726
  • Altın 145,622
  • Dolar 3,5781
  • Euro 4,0001
  • Konya 12 °C
  • Bakan açıkladı: Emeklilik yaşı ileri çekilecek mi?
  • Maliye Bakanı Ağbal'dan yapılandırma toplantısı
  • Kurtulmuş'tan 'kıdem tazminatı' açıklaması
  • Bakan açıkladı: Emeklilik yaşı ileri çekilecek mi?
  • Maliye Bakanı Ağbal'dan yapılandırma toplantısı
  • Kurtulmuş'tan 'kıdem tazminatı' açıklaması

Yabancı dil bize çok yabancı!

Adem Alemdar

Ortaokul birinci sınıfta, rahmetli İngilizce öğretmenimiz Firuzhan Özçelik ne öğrettiyse odur bildiğimiz. Daha sonraki yıllar bilmem ne tens, futura tens, şu zaman, bu zaman diyerek seneler geldi geçti. Adam gibi iki cümle kurmayı öğretemediler bize…

Yurtdışına çıktığımızda görüyoruz ki herkes şakır şakır İngilizce konuşuyor, biz bakıyoruz. Afrika’nın açlıktan nefesi kokan garibanları bile İngilizce bilip bilmediğimizi soruyorlar ya kıpkırmızı oluyoruz…

Bilmiyorum şimdi yazacaklarıma katılır mısınız, ama ben öyle inanıyorum. İngilizce öğrenemeyen bizler değil, İngilizceyi bize öğretemeyen devlettir! Bu utanç devlete aittir. Milli Eğitim Bakanlığı’nın İngilizce eğitimi rezalet ötesi, kepazeliktir…

Başta dediğim gibi İngilizce bilgim ortaokul birinci sınıfta öğrendiğim kadardır. Daha sonraki yıllarda tenslere boğup meselenin özünden uzaklaştırdılar bizi. Ne tensi öğrendik, ne bir iki kelam edebilmeyi. İlk derste hocamız tahtaya 8-10 tane kalıp yazmıştı, bunları ezberleyin diyerek. Şuanda konuşabildiğim İngilizce, o zaman büyük bir heyecanla ezberlediğim bu kalıptaki kelimelerin değiştirilmesinden ibaret…

Biz bir de İmam Hatip Lisesi mezunuyuz. Yani İngilizce ile birlikte bir de güya Arapça öğrendik! Maalesef aynı mantıkla, Arapça’yı da öğretemediler. Sadece ben öğrenememiş olsaydım suçu kendimde arardım, ama maalesef öyle değil…

1992’de Mısır’a üniversite okumaya gittiğimin ertesi günü bakkala girip bişeyler almak istedik. Derdimizi anlatıp alışverişimizi yapıncaya kadar kan ter içinde kaldık. Oysa o kadar da zor değildi konuşabilmek. Bunu sonra anladık…

Bizim eğitim sistemimiz öğrencilere yabancı dili konuşturmaya odaklı değil, dilbilgisini öğretmeye odaklı olduğundan lal gibi bakıyoruz. Öğretmenler bir öğrenciye öğrenim hayatı boyunca her yabancı dil dersinde bir iki kalıp öğretseler, öğrenciler okul bittiğinde derdini anlatır seviyeye gelir…

Türkçe’de özneyi, nesneyi, zarfı, zamiri öğrenemeden İngilizcedeki zarfı, zamiri öğretmeye kalkışan eğitim sistemimize ne kadar kızsak yeridir…

Türbe caddesindeki bir halıcıda çalışan çocuk turistlerle şakır şakır İngilizce konuşmayı okulda mı öğrendi sanıyorsunuz. Hayır, zaman içinde gelen gidenle konuşmaya çabalayarak, kalıpları ezberleyerek. İşte bizim yabancı dil eğitim sistemimiz, bir halıcı çırağının bile gerisinde…

Mısır’da El-Ezher Üniversitesi Hukuk Fakültesi’ne kayıt yaptırmışız, derslerin başlamasını bekliyoruz. Bir gün arkadaşlardan birisi Arapça kursu açıldığını ve gitmemizin faydalı olabileceğini söylediğinde, hiç düşünmeden kalkıp gittik. Kursu bizden birkaç sene evvel Kahire’ye gelen Türkler veriyorlar. Neyse uzatmayalım, ilk ders başladı; o da ne! Aynı Türkiye’deki sistem... Nasara, yensuru, narsan diye başlayan 24 sigayı tersten çekelim, düzden çekelim, falan filan. İlk arada bırakıp gittim…

Sonraki günlerde Ezher’in Türkoloji Bölümü’nde okuyan bir Mısırlı ile tanıştık. O bizden Türkçe öğrenmeye çabalıyordu, biz ondan Arapça…

Kahveye, sinemaya, çarşıya pazara gittik birlikte. Uzun gece sohbetleri, derken Arapça konuşmanın tadını almaya, öğrenmenin keyfini çıkarmaya başladım. Anladım ki bir dilin evvela konuşulup, anlaşılması ardından da dilbilgisi kurallarını öğrenmek gerekiyor…

20-30 sene evvel sistem bize yabancı dil öğretemedi de şimdilerde üslup mu değiştirdi? Hayır! İki yavrum öğrenci olduğu için biliyorum, değişen bir şey yok…

Geçenlerde dünyanın belli başlı ülkelerinde İngilizce bilip bilmemeyle ilgili bir araştırma yapılmış, ülkemiz sonuncu çıkmış. Hiç şaşırmadım. Bizim Başbakanımız bile İngilizce bilmiyor! Dışişleri Bakanımız gibi iyi İngilizce bilmek için de herkes İngiltere’ye gidemez ki!

Hasılı, yabancı dil bize çok yabancı…

UYARI: Çok uzun metinler, küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Yorumlar
hikmet yılmaz
28 Şubat 2012 Salı 08:49
DİKKAT-2
Bizim çocuklarımız konuşmayı öğrenirken onlara biz şimdiki zaman, gelecek zaman, sıfat, zarf mı öğretiyoruz. hangi birimizin bebeklik dönemi bunları öğrenmekle veya not almakla geçti. Dil öğreniminde ne zaman; Dil Bilgisinden önce dinlemeyi özellikle dinlemeyi sadece dinlemeyi yaptırabilirsek bir bebek misali yavaş yavaş agu, magu olmaktan çıkıp, anne, baba, mama demeye başladığı gibi bizlerde ingilizceyi konuşmaya başlarız. Tekrar Adem beye teşekkürler. Yaramıza bastın bari bu konuda öncü ol.
95.9.119.15
hikmet yılmaz
28 Şubat 2012 Salı 08:45
DİKKAT!
Adem Bey, yüreğinize dilinize sağlık. Bu yazınızı levha yapıp bakanlığın kapasına asmak gerekiyor. Yıllardır İngilizce öğrenmek için Konya'da Ankara'da gitmediğim kurs kalmadı ama mantık aynı mantık olunca öğrenemedim. şöyle muhabbet edebileceğimiz bizimde ona türkçe öğreteceğimiz biride maalesef karşıma gelmedi. Mevlana dil konusunda "Önce bir bebek misali dinleyeceksin" diyor. dinlemeden bu işler olmuyor.
95.9.119.15
dervişane
28 Şubat 2012 Salı 00:14
allah sebden razı olsun
valla kardeşim kanayan yaraya parmak basmışsın biz sizlerden biraz daha şanslı idik imam hatipde dördüncü sınıfa geldşğimizde en azından kuranı kerim mealini anlıyorduk benim yabancı dilim sizlerin ingilicesinden ileri gitmedi bir dil bir insan sözünün değerini bilemedikmalesef
194.54.40.114
Mustafa Güneş
27 Şubat 2012 Pazartesi 13:34
Çok Doğru
Adem Bey çok önemli bir konuyu işlemişsiniz tebrik ederim.Yabancı Dile niye bu kadar yabancıyız,detaylı anlatmışsınız.Bence her alandaki ilerleyişimizi yabancı dilde de göstermeliyiz.Dünyaya açılmamızın bir yoluda dil bilmekten geçiyor.Madem sorun dil öğretiminde öyleyse Milli Eğitim Bakanlığına çok iş düşüyor.ingilizce konuşamayan bir öğretmen ingilizce öğretebilir mi?
212.156.83.254
ALİ BİLİR
27 Şubat 2012 Pazartesi 09:12
Bence
Sebepler olabilir ama hiçbir sebep başarısızlığa neden değildir. Yeter ki insan istesin. Yapamayacağı öğrenemeyeceği yoktur. Dil öğrenimi de buna dahil.
88.255.225.19
merhaba..
27 Şubat 2012 Pazartesi 01:06
dil
Boşverin Adem Bey! Ne de olsa ''ecnebi'' dili.Zıkkım bunlar zıkkım!
178.233.238.173
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2008 Memleket | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0332 352 16 16 | Faks : 0332 352 11 66 | Haber Scripti: CM Bilişim