• BIST 89.496
  • Altın 146,559
  • Dolar 3,6433
  • Euro 3,9136
  • Konya 15 °C
  • FETÖ'nun Avrupa'daki yeni oyunu: "Fişleniyoruz" şikayeti
  • FETÖ'nün sahtekarlıkları
  • Galatasaray FETÖ'cülerden temizlenmeli
  • FETÖ'nun Avrupa'daki yeni oyunu: "Fişleniyoruz" şikayeti
  • FETÖ'nün sahtekarlıkları
  • Galatasaray FETÖ'cülerden temizlenmeli

Veren el olmak

Ramazan Altıntaş

İslam sosyal bir dindir. Bu sebeple yardımlaşma ve dayanışmaya büyük önem vermiştir. İslam’da yardımlaşma ve dayanışma müesseselerinden birisi de karz-ı hasen’dir.Allah yolunda yoksullara verilen her türlü infak ve sadaka, Allah’a ödünç verilmiş bir mal gibi değerlendirilir. Güzel borç anlamına gelen ‘karz-ı hasen’, dinimizde, müminlerin birbirleriyle yardımlaşmalarını sağlayan bir yardımlaşma şeklidir. Bu kurumun Müslümanlar arasında canlı tutulması ve yaşatılması gerekir. Bu noktaya dikkat çeken Hz. Peygamber (s.a.v) bir rivayette şöyle buyurmuştur:

“Bir mü’min diğer kardeşine yardım ettikçe, Allah da ona yardım eder. Her kim eli dar olan borçluya kolaylık gösterirse, Allah da ona kolaylık gösterir. Her kim bir mü’minin dünya üzüntülerini giderip onu ferahlandırırsa, Allah da yüce hesap günü onun üzüntülerini giderir.” Bu sebeple, ekonomik sıkıntı çeken kimselere borç vermek bir fedakârlık ve darda kalan bir mü’mini genişletmektir. Maddi anlamda kabz halinde olan bir Müslüman’a, ba’s/genişlik halinde bulunan varlıklı bir Müslüman yardım etmelidir. Bunu yaparken, karşılığı Allah’tan beklenmelidir. Bu sosyo-ekonomik müessese de ancak böyle yürür. Yoksa karz-ı hasen, meta-ekonomik olaylardan soyutlanmış bir toplumun ve tamamen iktisadi düşünen adamın işi değildir. Yüce Allah, yardımlaşmayı teşvik ettiği şu âyette karz-ı hasenle kabz arasında böyle bir ilişki kurmuştur:

Yalnız Allah rızası için gönül hoşluğu ile bir ödünç verecek kimdir ki, Allah ona kat kat mükafatını versin? Allah kimini daraltır (da hayra koşmaz), kiminin de kalbini genişletir (de ödünç vermeye koşar). Siz hesap vermek için ona döndürüleceksiniz.” (Bakara, 245).

Karz-ı hasen her ne kadar karşılıksız bir hibe değilse de, ihtiyaç olduğu zaman karşılıksız bir hibeden daha değerli bir sosyal yardımlaşma biçimi olabilmektedir. Önemli olan tarafların birbirlerine karşı taahhütlerini zamanında yerine getirmeleri ve birbirlerine karşı hoşgörülü olmalarıdır.

Yüce Allah’ın en güzel isimlerinden birisi er-Rezzak’tır. Bir mü’min Allah’ın er-Rezzâk olduğuna yürekten iman etmelidir. Çünkü ekonominin ipleri O’nun yed-i kudretindedir. Nimetleri kullarına bol bol veren de O’dur, daraltan da O’dur, alan da O’dur. Bundan dolayı her Müslüman bunun şuurunda olmalı, darda kalana yardım elini uzatmalıdır. Çünkü darda kalana yardım etmek, ilahi ahlakın bir gereğidir. Kim böyle yaparsa ilahi ahlakla vasıflanmış olur. Nitekim Hz. Peygamber de ekonomik kriz içerisinde bulunduğu için borcunu ödemekte güçlük çeken kimselere borçlunun sıkıştırılmaması ya da borçlarının bağışlanması konusunda pek çok tavsiyelerde bulunmuştur. Bu tavsiyelerden birisi de şöyledir:

Bir kimse darda bulunan (borçlu) adama mühlet verir veya alacağından bir kısmını ya da tamamını bağışlarsa, gölgesinden başka gölge bulunmadığı kıyamet gününde Allah onu arşın gölgesinde gölgelendirir.

Netice olarak, Kur’an-ı Kerim’de ellerini sıkı tutarak, ihtiyaç sahiplerine yardım etmeyip cimrilik yapan kimseler kınanmıştır. Arapçada ellerini kabzedenler deyimi, cimrilik yapanlar hakkında kullanılır. Kur’an onların inanç kimliklerini ve cimrilik vasıflarını şöyle beyan etmiştir: “Münafık erkekler ve münafık kadınlar birbirlerindendir (birbirlerinin benzeridir). Kötülüğü emredip, iyiliği yasaklarlar, ellerini de sıkı tutarlar. Onlar Allah'ı unuttular; Allah da onları unuttu. Şüphesiz münafıklar, fasıkların ta kendileridir.” ( Tevbe 67) Dışından Müslüman görünen ve içinden kâfir olan bu kimseler, gece-gündüz bütün mesailerini yeryüzünde kötülüğün kurumlaşması için harcarlar. İnsanlığın yararına olan iyiliklerle ve iyi insanlarla mücadele ederler. Toplumun yoksul ve gelir düzeyi düşük kimselerine el uzatan iyi insanlara engel çıkardıkları gibi kendileri de yardım etmezler. Bu sebeple onların infak ve paylaşma konusunda yürekleri ve elleri tutuktur.

 

UYARI: Çok uzun metinler, küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2008 Memleket | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0332 352 16 16 | Faks : 0332 352 11 66 | Haber Scripti: CM Bilişim