• BIST 108.277
  • Altın 151,616
  • Dolar 3,6780
  • Euro 4,3348
  • Konya 22 °C
  • Eski SÜ Öğretim Üyesi FETÖ'nün sözde bölge sorumlusunun "Adil Öksüz" korkusu
  • FETÖ zanlısı hakim ve savcılar sık sık adliyede toplanmış
  • FETÖ Malatya'da 70 "gaybubet" evi oluşturmuş
  • Eski SÜ Öğretim Üyesi FETÖ'nün sözde bölge sorumlusunun "Adil Öksüz" korkusu
  • FETÖ zanlısı hakim ve savcılar sık sık adliyede toplanmış
  • FETÖ Malatya'da 70 "gaybubet" evi oluşturmuş

Burnu sürtülmeyenlere selam olsun

Derviş Argun
Peygamber (as), Ramazan ayına ulaşıp da günahlarından kurtulup cenneti kazanamayanın burnu sürtülsün der. Bu yüzden Ramazan günleri, biz günahkârlar için yıkanma ve arınma günleridir. Hemen arkasından, arınmış Müslümanlar’ın sevinme günleri olan bayram gelir ki, bu günlerde temizlenme ve arınma sonrası mutluluğu hak etme günleridir. İslam’ın kendi içinde mükemmel bir sistematiğe sahip olduğu konusunda hiçbir şüphe yoktur. Bu günler başıboş bırakılmamış bir arzın üzerinde, hesaptan müstağni olmayan kullara, Allah’ın boşu boşuna hediye etmediği günlerdir. Biz bu günleri geride bırakırken, bu günlerin hatırını hak ettiği düzeyde teslim edip edemediğimizi bilmiyorum. Ama bildiğim şey, başıboş bırakılan şeytanların yine yakamıza yapıştığı ve kendilerinin gitmesi kesin olan adrese bizleri de sürüklemeye çalıştığıdır. Onlar için mutlak ve mukadder olan bu sonun, bizimde sonumuz olmaması elimizdedir. Belki de yapmamız gereken tek şey elde ettiğimize inandığımız bu arınmışlığı daha güzeliyle devam ettirmektir. Her günümüzü Ramazan, her vaktimizi sahur ve iftar eylemektir. İslam’ın, derinliği hesapsız, genişliği sınırsız bir nimetler deryası olduğunu biliyoruz. Dini kendisine yük sayanların yanında, dinsiz bir hayatı olmaz tanıyanlarında şahitleriyiz. Yeryüzünde milyonlarca örnek var ki, yokluk ve zorluğu İslam la birlikte kendisine izzet ve şeref kılmış. Din sahibi olmanın, mutlak mutluluk için yeter olduğuna inanmış bu insanlar, bu tatmin olmuşluğun ötesinde bir arayışı kendilerine boş ve fazlalık saymışlardır. Din, onların hayatlarında uçmak üzere olan bir kelebek gibi değil, çıkarsa hayatlarına son vermiş olacakları bir ruh halini almıştır. Kendisi ile cenneti kazanmak üzere “şartlaştıkları” dinlerini, hayatları boyunca “murakabe” altında tutmuşlardır. Dönem dönem “muhasebe” ederek kontrol ettikleri inançlarını daha iyi noktalara taşıma adına gayret ve fedakârlık yapmışlardır. Bu, yoksul ama mutlu insanların yanında, varsıllığı kendileri için sıkıntı kaynağı olmuş Müslümanlar hiç de az değil. Ramazanın esas itibariyle nefsi işgal etmiş tüm iğrenç hasletlerden arınma ayı olduğunu bildiğimiz halde, bu işgalin üzerimizdeki etkisini kaybetmemiş hâkimiyetinden olacak ki, bizi cimrilikten cömertliğe, vurdumduymazlıktan sorumluluk sahibi olmaya götürecek yolu da bulamıyoruz. Beyazlatmaya çalıştığımız kalplerimizi, Ramazan ayının bizi terk etmesi ile hoyratça karartıyor bir sonraki Ramazana erişip erişemeyeceğimizi bilmediğimiz halde, cennetin bizden uzaklaşmasına, burnumuzun da kanarcasına sürtülmesine fırsat veriyoruz. Allah (cc), kulları üzerinde mihnet görmeyi sevmez. Hiç kimse yaptıklarından ya da verdiklerinden dolayı Allah’a mihnet yapamaz. Çünkü Allah’ın ne bizim orucunuza nede fitre ve sadakalarımıza ihtiyacı vardır. Tüm bunlar, kullarının burnu sürtülmesin diye Allah’ın gönderdiği fırsat günleridir. Bu fırsat günlerinin hakkını verenler kurtulanlardır. Yeryüzü Müslümanları’nın nerede ise her ırka mensup olanlarının buluşma zamanı olan hac günlerine katılanlar bilir ki, yokluk ve sıkıntı içinde hacca gelenler, Hilton da ya da başka lüks otellerde kalanlara göre daha çok ağlarlar. Daha çok bağışlanma ve istiğfar talep ederler. Bu onların daha günahkâr olduklarını göstermez. Allah (cc) bilir ama belki günahtan daha çok korktuklarını ya da cenneti daha çok istediklerini gösterir. Dini, hayatlarında bir meta ya da süs olarak bulunduranlar ile Dinin, hayatları olmasını talep edenler aynı sonuca ulaşmayacaklardır. Adil olan Allah(cc) yokluk içerinde dinlerini var edenlerin, varlıklarından dolayı dinlerini yok edenlere karşı üstün olduklarını tescilleyecektir. Herkes bu fırsat günlerinden ihlâs ve samimiyetlerince istifade edecek bayramı o düzeyde bayram hissedecektir. Ramazan’ı Ramazan gibi geçirenlere, bayramı da hak edip yaşayanlara selam olsun. Allah(cc) bizi de onların içine dahil edip her gün sürtülmekten dolayı kanayan burnumuzu kudreti ile siliversin. Bu bayram günlerini, Ramazan’ı boş geçirenlerin mahzunluğu ile değil, Ramazan’dan dolayı muştulananların mutluluğu ile geçirmemizi nasip eylesin. Herkesin geçmiş bayramı mübarek olsun.
UYARI: Çok uzun metinler, küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Yorumlar
yedisanat
11 Aralık 2007 Salı 12:39
islam bir lütuftur
İslam hiçbir zaman birilerinin kesin olarak biryerlere gitmesi için uğraşmaz.Bu yargılayan islam anlayışı, bizim insanları anlamaya çalışan bir islam anlayışımızın önüne engel koymaktadır mevlana'nın dediği gibi "her gönlün secdesine izin yoktur."
islam olmak bir lütuftur,müslüman olmak bir lütuftur,başını kapatmak bir lütuftur,namazı kılabilmek bir lütuftur,bunlara insaların meylinin olması bir lütuftur.O halde henüz bu ikramlara ulaşamamış kimseleri bir yerlere göndermek kesin biryerlere göndermek yerine bu verilen ikramlara şükredip,bu lütuf ve ikramlara henüz ulaşamamış insanları anlayarak ilgilenerek bu ikramlara ulaşmasını sağlamaya çalışalım.allah herkesin yardımcısı olsun.Bu hassasiyette olmanı sağlayan allah'a şükret.
88.252.228.149
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2008 Memleket | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0332 352 16 16 | Faks : 0332 352 11 66 | Haber Scripti: CM Bilişim