• BIST 94.649
  • Altın 244,804
  • Dolar 5,9570
  • Euro 6,6286
  • Konya 20 °C
  • Karaman: Zengin olan dindarlar lüks ve israfta dinsizleri fersah fersah geçtiler
  • 'Davutoğlu ihracını beklemeyip hemen istifa etmeli'
  • FETÖ, ihanete böyle hazırlandı: Darbe sinyalleri, sosyal medyayla verildi
  • Karaman: Zengin olan dindarlar lüks ve israfta dinsizleri fersah fersah geçtiler
  • 'Davutoğlu ihracını beklemeyip hemen istifa etmeli'
  • FETÖ, ihanete böyle hazırlandı: Darbe sinyalleri, sosyal medyayla verildi

Binali Yıldırım: "İstanbul’un milli geliri 300 milyar dolar olacak"

Binali Yıldırım: "İstanbul’un milli geliri 300 milyar dolar olacak"
AK Parti İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan adayı Binali Yıldırım, "İstanbul'un milli geliri şu anda 232 milyar dolar, bu haliyle 140 ülkeden daha fazla....

AK Parti İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan adayı Binali Yıldırım, "İstanbul'un milli geliri şu anda 232 milyar dolar, bu haliyle 140 ülkeden daha fazla. İstanbul'un milli geliri 300 milyar dolar olacak ve İstanbul'da ihracat şu anda 78 milyar dolar bu da 125 milyar dolara çıkacak. Şehrin belediye başkanının artık sadece çöpleri toplayan, nikah kıyan, cenaze işlerini yapan, yolları temizleyen, sağa sola çiçek eken bir görevi yok" dedi.

İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan adayı Binali Yıldırım, TGRT Haber, TGRT EU, TGRT Belgesel ve İhlas Haber Ajansı tarafından canlı yayınlanan Seçim Özel programında; İhlas Medya Ankara Temsilcisi Batuhan Yaşar, TGRT Haber Genel Yayın Yönetmeni Ercan Seki ve Türkiye Gazetesi Yayın Koordinatörü Yücel Koç'un sorularına cevap verdi. İstanbul adaylığına ilişkin değerlendirmede bulunan Binali Yıldırım, İstanbul'un Türkiye'yi taşıyan bir şehir, Türkiye'nin özeti, milli gelirin 3'te biri, ihracatın ve toplanan vergilerin yarısı olduğunu dile getirdi. Yıldırım, İstanbul'un Türkiye ekonomisinin bel kemiği olduğuna dikkat çekti.

TBMM Başkanlığından sonra 79 gündür sahada oluşu sorulan Binali Yıldırım, sahaların gayet güzel olduğunu belirterek, "Bizi üzecek, rahatsız edecek bir şeyle karşı karşıya kalmadık. İnsanlar çok güzel şekilde dertlerini anlattılar, içlerini döktüler, her şeyi konuştuk. Sadece İstanbul'un ihtiyaçlarını konuşmadık. İstanbul'da insanların gelecek beklentilerini konuştuk, kaygılarını konuştuk, gençlerimizle ilgili gelecek beklentilerini konuştuk. İstanbul'un bütün kesimleriyle bir araya geldik ve çok şey öğrendim 79 gün içerisinde. İstanbullar bize çok şey verdi, çok şeyi anlatma fırsatı da bulduk" diye konuştu.

"İstanbul'un milli geliri 300 milyar dolar olacak"

İstanbul'da kazanamama ihtimali olup olmadığı konusunda değerlendirmesi sorulan Yıldırım, "Öyle bir şey gündemimde yok. Kazanmak varken niye kaybetmeyi düşüneyim, bir ihtiyaç yok. Seçime kazanmak için girilir. Biz de bu seçime kazanmak için girdik ve kazanmak için de her şeyi yapıyoruz. İstanbulluların desteğiyle, İstanbul'da seçimi kazanacağız, tecrübe kazanacak, İstanbul kazanacak diye düşünüyorum. 5 yıl sonra İstanbul Avrupa'nın 13'üncü yerine 10'uncu büyük şehri olacak. 1'uncu büyük ekonomisi olacak. İstanbul'un milli geliri şu anda 232 milyar dolar, bu haliyle 140 ülkeden daha fazla. İstanbul'un milli geliri 300 milyar dolar olacak ve İstanbul'da ihracat şu anda 78 milyar dolar bu da 125 milyar dolara çıkacak. Şehrin belediye başkanının artık sadece çöpleri toplayan, nikah kıyan, cenaze işlerini yapan, yolları temizleyen, sağa sola çiçek eken bir görevi yok. Şehrin belediye başkanının o şehrin ekonomisini, o şehirde yaşayan insanların beklentilerini karşılayacak, yurtiçinde yurtdışında faaliyetleri de yapması lazım" şeklinde konuştu.

Yıldırım, İstanbul'a yılda 20 fuar yerine 140 tane fuar getirilirse, 7 buçuk milyar dolar para gireceğini aktardı. Bu gelirin de bakkala, taksiciye, mücevherciye, iğneden ipliğe 28 tane sektöre dağılacağını kaydetti.

"YSK buna mazbatasını vermez"

Yıldırım, cumhur ittifakının karşısında yer alan millet ittifakında önüne gelen, birbirine benzemeyenlerin, hayatta yan yana gelmeyeceklerin yer aldığını aktardı. Yıldırım, "Milliyetçi bir çizgide olan İYİ Parti, terör örgütüyle arası hiç kötü olmayan ve arasına mesafe koymayan HDP de orada, Attürk'ün kurduğu, Türkiye'nin bağımsızlığına, toprak bütünlüğüne çok hassas olan CHP de orada ve muhafazakar değerleri bizden daha fazla savunan Saadet Partisi de orada. Yüksek Seçim Kurulu adayları inceliyor ve hatta 19'unda müracaatlar başladı 3 Mart'a kadar her bir müracaat edenin dosyası incelendi ve sonra kesin listeler yayınlandı. Peki bu arada niye bunlar görünmedi diye bir soru sorulabilir. YSK'nın adayları adaylığının geçerli olması için uyguladığı yöntem bellidir. Aranan şartlar milletvekili seçilme şartlarıdır. Yani 1 seneyi geçmeyen, ceza alsa bile birisi aday olabilir, bunun bir mahsuru yok. Bir seneyi geçmemek kaydıyla. YSK sabıka sicil kaydına bakar, başka bir şeye bakmaz. İyi hal kağıdını getiren herkes aday olur. YSK da bunu yapmıştır, ama bu şu demek değildir, daha sonradan herhangi bir seçime aday olma şartlarının kaybettiği anlaşılırsa YSK buna mazbatasını vermez, böyle de bir imkan var. Diyelim mazbata da verildi, daha sonra yine suç teşkil edecek kesin bir hüküm ortaya çıkarsa, o zaman da Türkiye bir hukuk devleti, gereği yapılır" diye konuştu.

"Karşıdakiler hababam bastırıyorlar"

MHP ile AK Parti'nin cumhur ittifakının esasında yeni olmadığını belirten Yıldırım, "Benim kabulüme göre 15 Temmuz gecesinden sonra başlamıştır. 15 Temmuz gecesi orada bir vatanın, milletin bekası için, bayrağın vatan toprağının devletin bekası için bir anlayış birliği oluşmuş ve bu daha sonra Yenikapı ruhu ile devam etmiş, arkasından bildiğiniz gibi yine Bahçeli'nin çıkışıyla "bu sistem böyle olmuyor sürekli darbe üretiyor, ülkemizin kalkınmasına geciktiriyor bunu değiştirmek lazım" demesiyle 4 Ekim 2016'da biz de buyurun değiştirelim dedik ve Meclise getirdik. Anayasa değişikliğini biz hazırladık onlarda destekledi Meclisten geçti, 16 Nisan 2017'de referandumda kabul edildi ve 24 Haziran'da da yine cumhur ittifakı olarak genel seçimler yaptık. Milletvekillerini seçtik, Cumhurbaşkanını seçtik, net bir sonuçla seçtik. Şimdi bakıyorum kampanyaya genel seçim yapılacakmış gibi karşıdakiler hababam bastırıyorlar, daha yeni genel seçim yaptık kardeşim bırakın da biz İstanbul'u konuşalım, bırakın da Türkiye'ye konuşalım. Yerel seçim hüviyetinden daha ziyade bir referanduma dönüştü iş. Ben daha çok İstanbul'un konuşmasını, daha çok yerelde kalmasını tercih ederdim. Adaylar ön plana çıksın isterdim. Adayların kabiliyetleri, becerileri, ne yapacak neyi yapamayacak bunlar daha çok konuşulsaydı daha iyi olurdu. 7 Haziran öncesi de böyle bir ittifak kurmuşlardı aynı ittifakla tekrar bir 7 Haziran havası oluşturabilir miyiz, o gayretin içerisindeler. Bu yürümez yani bu millet onlara prim vermez. Sıkıntılarımız olsa bile bu işi düzeltecek kadrolar AK Parti kadrolarıdır, mevcut hükümettir ve milletimiz de bunu bilmektedir" ifadelerini kullandı.

"İstanbul'un acil meselelerinden biri ulaşım"

TGRT Haber ekiplerinin İstanbullu vatandaşlarla yaptığı "İstanbul için ne yapılmasını istersiniz" konulu röportaj klibini oldukça beğenen Yıldırım, "Ulaşım ve trafik en fazla konuşulan talepler, bu çok doğru İstanbul'un acil meselelerinden biri ama bugünden yarına bitecek bir iş değil. Bunun bir takvimi var detaylı olarak konuşacağız. Vatandaşlar yeşil ve park alanları istiyor, bir de belediye başkanları seçildikten sonra halka kapılarını kapatmasın diyor, çok doğru şeyler. Kadınlarla ilgili istekler var bu da çok doğru. Ama bizim diğer ittifakın adayı birkaç gün önce parmağını sallayarak bir kadın adaya Avcılar'da dedi ki "bak son uyarım, çekilmezsen bu sana son uyarı" dedi. Bu o kadınlara yapılabilecek en ağır bir harekettir. Biz belediye başkanlığı adaylığı için İstanbul'da ortaya çıkan bir arkadaşımızın kadınları eliyle tehdit etmesi kabul edilebilir bir şey değil. Biz böyle bir aday değil kadınları baş tacı yapacak, kadınlar bizim anamız bacımız, kadınlar eşimiz, kadınlar bu toplumun temel direği. Dolayısıyla yani böyle bir yaklaşım fevkalade üzücüdür. Dolayısıyla İstanbullu kadınlar adına ben bunu kabul edemem ve kadınlarımız bunu elbetteki değerlendirecektir" mesajını verdi.

"Haliç'i boydan boya 17 kilometre yürüyüş yolu yapacağız"

İstanbul'un ince uzun bir haritası olduğunu aktaran Yıldırım, 135 kilo metre boyu, 43 kilometre eni olduğunu belirtti. Haliç'i boydan boya 17 kilometre yürüyüş yolu yapacağız yani kesinti olmayacak ve pırıl pırıl olacak. İnsanlar gece gündüz bu sahil boyunca yürüyebilecek, vakit geçirebilecekler. İki tarafa da karşılıklı bir ekolojik köprü yapacağız. Ekolojik köprü, ekolojik adalar yani yaya yürüyüşüyle geçebilecekler, araç olmayacak. Bu bölge bir yaşam alanına dönecek. Ekolojik köprü demek, baktığınız zaman köprü olduğunu anlamıyorsunuz. Etrafında yeşillikler var, ağaçlar var sanki bir ormanda yürüyormuşsunuz gibi. İkinci bir konu her mahalleye mutlaka bir tane park olacak. küçük de olsa bir park olacak. Çocukların gidip oynayacağı mutlaka bir park olacak. Birkaç mahallenin birleştiği semtlerde biraz daha büyüğü olacak. Daha sonra her ilçede bir millet bahçesi olacak. Bir de yeşil koridorlar olacak. Bu yeşil koridorlar İstanbul için çok önemli. İstanbul'un Silivri'den Pendik'e kadar 20 tane koridoru var, bu koridorlar dere aslında. Yapılaşmadan dolayı dereler kaybolmuş, biz bu dereleri tekrar açacağız ve etrafını yürüyüş yolları yapacağız. Böylece Kuzey ormanlarını Marmaray'la mavi ile yeşil ile buluşturacağız. İstanbul'un mevcut yeşil alanının yarısı kadar yani 37 milyon metrekare bir yeşil alanı kazandırmış olacağız" şeklinde konuştu.

Yıldırım, deprem toplanma alanlarının da İstanbul'da sıkıntılı olduğunu aktardı ve bu konununda önemli bir mesele olduğunu dile getirdi.

Kaynak: Haber Kaynağı
UYARI: Çok uzun metinler, küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2008 Memleket | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0332 352 16 16 | Faks : 0332 352 11 66 | Haber Scripti: CM Bilişim