• BIST 106.843
  • Altın 142,669
  • Dolar 3,5367
  • Euro 4,1209
  • Konya 24 °C
  • Fatih Terim'in dokunulmazlık zırhı!
  • Cumhurbaşkanı avukatı Gülen'in suçlarını sayarken kulaklarını kapattılar
  • FETÖ'nün Kodları: Hakan Çiçek
  • Fatih Terim'in dokunulmazlık zırhı!
  • Cumhurbaşkanı avukatı Gülen'in suçlarını sayarken kulaklarını kapattılar
  • FETÖ'nün Kodları: Hakan Çiçek

Amcaoğlunu dövdürtmeyiz ha!

Murat Kayacan

Umut Bulut, Ergenekon davasına dair şu cümlelerin sahibi bir Mili Gazete yazarı: “Allah'tan korkan bir iktidar, suçsuz günahsız insanları böyle mahkeme kapılarında süründürmez.” Yazarın önceki yazıları arasında gezindiğinizde Necmettin Erbakan’a yıllarca küfreden ardından da bu konuda “hidayete eren” ve Fethullah Gülen için de “Onun cenazesi bu ülkeye gelemez!” diyen Nihat Genç’e “istikrarı ve disiplini elden bırakmayan” bir kişi methiyesinde bulunulduğunu görebiliyorsunuz.

Söz konusu yazar, Kanal 7'de ekrana gelen "İskele Sancak" programında BBP'nin merhum lideri Muhsin Yazıcıoğlu'nu eleştirdiği gerekçesiyle İstanbul Alperenler Ocağı Başkanı Mustafa Kayatuzu'dan dayak yiyen Taraf yazarı Rasim Ozan Kütahyalı hakkında bir yazı kaleme aldı.

Ahmet Altan ve Yıldıray Oğur gibi Taraf yazarlarının Mustafa Kayatuzu'nu bir öcü imiş gibi gösterme gayretinde olduklarını ileri süren Bulut: “Biz Muhsin Yazıcıoğlu'ndan bir şey öğrendik. Biz amcaoğlumuzu dövdürtmeyiz." demekte. Bu “(Mustafa Kayatuzu adlı) amcaoğlunun yaptığı ne olursa olsun onun yanında yer alırız.” demekse, dava “cahiliye davasıdır” ve (bunu bir ilahiyatçıya hatırlatmak hoş görünmese de) İslâm açısından savunulamaz.

Bulut’a göre, bir büyük camianın liderinin cenazesi sonrasında yakışıksız laflar etmenin (?) cezası yumruk yemek. Bunun ardından da “mazlum ayağına yatmak” söz konusu olmamalı. Rasim Ozan Kütahyalı’nın yapması gereken “dayağı yeyip susmak ve oturmak.” Ne kadar Müslümanca/doğru tavsiyeler değil mi? Gazeteci bir başka gazetecinin dayak yemesini savunuyor. Bu nasıl (Bulut’un ilkeleri açısından) “amcaoğlunu dövdürtmemektir” anlamak zor.

Yazara göre, Mustafa Kayatuzu temiz bir Anadolu çocuğu olarak herkesin yapabileceği doğal bir tepkiyi vermiştir. Yani “ihkak-ı hak” bir hak yazara göre. Bulut yazısında şöyle demekte: “Taraf Gazetesi'nin ve avanesinin bu kabil kışkırtıcı yayınlarına ses çıkarmayan sözde İslamcı naylon yazarlarımızın bu tavrını da bir kenara not ettiğimi ifade etmek istiyorum. Bu ülkede herkes herkesin ciğerini biliyor ve hiç kimse yaptığı ihanetin karşılıksız kalacağını düşünmemelidir. Benim aklımın almadığı şey şu ki, her devirde iktidarı elinde bulunduran sağcı muhafazakâr çevrelerin neden bu kadar pasif kaldığıdır.” Yani gazeteciler farklı bir görüş ortaya koyduğunda onların sözlerini boşa çıkarmak değil, onları dövmek aksi takdirde “naylon İslâmcı” (ne demekse) oluyorsunuz. İlginç! Peki, Kütahyalı'yı arayarak özür dileyen ve Kayatuzu’nu görevden alan BBP Genel Sekreteri Yalçın Topçu (İslâmcı ise size göre) ne tür bir İslâmcıdır? O değil de M. Yazıcıoğlu’nun terbiyesinden geçen bir Milli Gazete yazarı mı İslâmcı yoksa?

Bulut hakaretlerini sürdürmekte Küthyalı ile ilgili olarak: Ne idüğü belirsiz biri çıkıyor, bütün değerlerimize alabildiğine saldırıyor ve biz sadece susmak ve tepki göstermek durumunda kalıyoruz. Bu öyle böyle bir şey değil ki, kolay kolay kafamızda normalleştirelim.” Kütahyalı’nın “ne idüğü belirsiz” hakaretinin ardından “ihkak-ı hak” ilkeniz gereği gelip size bir yumruk indirmesi caiz mi sayın Bulut? Hayırsa neden değil?

Bulut devam etmekte: “Taraf Gazetesi ve çevresinin eti ne, budu ne ki? Burada benim canımı sıkan sözde naylon İslamcı çevrelerin bunlara el altından göz kırpmasıdır. Bu cüretlerinin arkasına başka ne olabilir? Bunu asla kabul etmiyorum. Kendi söyleyemediklerini Taraf Gazatesi'nin zıpçıktılarına söyleten bu naylon İslamcıları milletimizin engin basiretine havale ediyorum.”

Siz bu yazıyı Taraf yazarı Kütahyalı’ya “olay bağlamında” el altından değil “doğrudan” sahip çıkan bir yazı olarak yorumlayabilirsiniz. Bir yazarın yanlış (veya yanlış anlaşılan) sözü üzerine verilecek tepki onun “hastanelik edilmesi” değildir. Bu ne insani ne de İslâmîdir.
UYARI: Çok uzun metinler, küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Yorumlar
Dicle Koçer
24 Nisan 2009 Cuma 20:25
Taraf ve Ahmet Altan?
Dünün Marksist Ateist Ailesinin bu Ateşli Kürtçü Çocuğu, bugünlerinde Nurcu Abilerinin himayesinde, "bir çift kadın memesine, satarım vatanı. Hiç düşünmem" diyen zat...
Evet evet Ahmet Altan'dan bahsediyorum. Ne hikmetse bu şahsı ve gazetesinin yazarlarını bu köşeye taşıyorsunuz. Yazık bu köşeye yazık...
88.254.16.56
Yusuf Tan
24 Nisan 2009 Cuma 18:42
Düşünce özgürlüğü
Kanal 7 deki tartışma programını seyretmedim. Olayın kahramanları ve konuşulanlar hakkında yeterli bilgi sahibi değilim.
Bundan hareketle;
1.Rasim Ozan KÜTAHYALI Bu memlekette etnik kimlik çatışmasını körükleyen yazılarına ve konuşmalarına son vermelidir. Bu memlekette yaşayan herkes anayasa ile eşit haklara sahip değil mi? Alevi, Sünni, Kürt olarak ayırdıkları insanlar farklı muamele mi görüyor. İzmir’de yaşayan bir Türk silah alıp askere saldırsa af mı ediliyor.
Ömrünü bu memleketin birliği, bütünlüğü ve huzuru için harcamış çilelere gark olmuş ve vefat etmiş bir insan hakkında konuşurken daha dikkatli olmak kendini bilen insanların meziyetidir.
2.Mustafa KAYATUZU bey inanıyorum ki Rahmetli Muhsin YAZICIOĞLU hayatta olsaydı bu davranışını tasvip etmezdi. Böyle durumlarda ALP değil EREN tarafını sergilemeni isterdi.
3.Düşünce özgürlüğünün Coğrafyamıza uygun net ifadelerle Anayasaya yerleştirilmesinin ne kadar elzem olduğu herkes tarafından söylenmekte ise de bunun kapsamı konusunda netlik oluşmaması bu sıkıntıların oluşmasına sebep olmakta bazıları düşünce özgürlüğü adı altında parçalanmaya hizmet ettiklerinin farkına varamamaktadırlar.
4.Değerli yazar kardeşimin Rasim ozan KÜTAHYALIYA sahip çıkma sınırını sadece yapılan davranışın yanlışlığı noktasında olduğunu, bu zatın fikirleri ya da her yönüyle destek noktasında olmadığını düşünüyor ve ümit ediyorum.
88.254.14.179
Reşit Kart
24 Nisan 2009 Cuma 16:37
Ne Güzel!
Ne Güzel, askere devlete kim saldırdı onun yanında yer al! Bunu açıktan yapamayınca aracı yazıları karman çorman haline getirerek okuyucuya sun.
88.254.16.56
ihsan sayar
24 Nisan 2009 Cuma 12:01
yazık
Murat Bey, sizin ne olduğunuzu anlayamadım. İflah olmaz bir solcu mu, kendi dalını kesen bir kapitalist mi, münafığa yaranmaya çalışan bir hokkabaz mı? Siz nesiniz?
194.54.36.104
komik bulut
24 Nisan 2009 Cuma 00:35
tanıyamamak
sayın bulut murat kayacanın kendisi hakkında yaptığı gibi önceki yazılara gözatma gereği duysaydı böyle komik bir duruma düşmezdi. kayacan ve hocaefendi ithamı. yakışmış mı. epey güldüm.
88.224.242.199
sevil köse
23 Nisan 2009 Perşembe 16:04
ALİ bey,kendi adınıza yazın
Ali Ceren Bey,isterseniz siz yazarın yazısına yorum yapın,bizim görüşümüz bize kalsın.Bence kitap karıştıracak biri varsa o da sizisiniz,kaldıki okumayla adam olunmaz,eşşeklik baki kalır.Kimsenin futfol takımı gibi dindarlık tasladığı yok,çok iyi biliyorsan,kimsenin yorumuna karışmadan kendiniz yazsaydınız.sizin yazdığınız adaletin hertarafı kesiyor,Adalet dediğiniz şey sizin gibi düşünmeyenleri çamurda görmekmidir,siz yinede iyi bir düşünün bence çamurda olan sizsiniz.Hazır yoğrulmuş çamur size kolay geliyor.Allahım senin büyüklüğüne inan kullarından eyle.tarifiniz bile ayıp,bilginize sunarım.
88.254.254.245
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2008 Memleket | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0332 352 16 16 | Faks : 0332 352 11 66 | Haber Scripti: CM Bilişim