Zeki Oğuz ile Güz Rotaları
Güz kapıyı çalmak üzere. Gezginler için, fotoğraf tutkunları için yeni, farklı güzelliklerle dolu rotaların zamanı
Referandum sözde demokrasinin bir parçası ama demokrasiyi içine sindiremeyen bizim çirkin siyasetçiler bunu da kamplaşmanın, toplumu bölmenin bir aracı haline getirdiler. Bakar mısınız ne kadar çok hain üretmişiz. Evetçilere göre hayırcılar hain, hayırcılara göre evetçiler. Haberleri dinlemiyorum artık, televizyonu her açışımda Başbakan çıkıyor karşıma, o ne öfke o ne celal öyle. Ya söyledikleri… Sevgili okurlarım lütfen çocuklarınıza haberleri dinletmeyin. En galiz küfürleri haber kuşağında öğrenirler, hem de başımızdaki siyasetçilerin ağzından.
Neyse bu kirli puslu havayı siyasetçilere bırakalım. Güz kapıyı çalmak üzere. Gezginler için, fotoğraf tutkunları için yeni, farklı güzelliklerle dolu rotaların zamanı.
Şehrimizi gezginler ve fotoğraf sanatçıları için her zaman şanslı bir şehir olarak görürüm. Merkezi bir konumda olması, farklı güzelliklere sahip olması ve doğa ve tarih cennetlerine ulaşımın kolay olması gezginler ve fotoğrafçılar için bir şans. Bu rotalara tek olarak gidilebileceği gibi gurup olarak da gitmek mümkün. Benim tercihim tek olarak gitmekten yana çünkü daha rahat çalışabiliyor insan. Bir başkasını düşünmeden bütün zamanı kendine göre ayarlayabiliyor. Dört beş kişilik küçük bir gurupla yola çıkmakta iyi aslında. Hem masraflar en aza indirilebilir hem gurup birbirinin tecrübelerinden yararlanabilir.
Güz kapıyı çalıyor ya artık renkler de değişmeye başlıyor doğada. Sarıdan kızıla renklerin bütün tonunu görmek mümkün. Bağ ve bahçelerde yoğun bir çalışma vardır. Hasat zamanıdır. Yıl boyunca ekilen dikilen emek verilen, yetiştirilen ürün derlenip eve götürülecektir. Köy ile bağ- bahçeler arasında telaşla koşturur insanlar. Bağını bozan bir köylünün yanına sokulup bereketli olsun demek ballı salkımların avucunuza uzatılacağı anlamına gelir. Aracınız varsa sepetinizi de dolduruverirler. Paylaşmak onlar için mutluluk kaynağıdır.
Güz aylarında benim en güzel rotalarımdan biri Aladağlardır. Bağbozumu zamanı Sarıoğlanda kısa bir çay molasından sonra ilk durağım Eşenlerdir. Bağ bozan gülyüzlü insanların konuğu olurum. Pekmez ocaklarının başında sohbete dalarım şıra karıştıran güzel insanlarla. Köze patates soğan gömeriz birlikte. Kaynayıp olgunlaşan pekmezi sıcak sıcak içmenin keyfini yaşarım.
Sabah erkenden kalkıp beldenin güneyindeki dağın tepesine çıkarak Aladağları, Göksu vadisini seyrederim. Müthiş bir renk cümbüşü seriliverir önüme. Kıvrıla büküle vadiye inen yoldan Göksuya doğru inerim. İstisnasız her bahçenin başında birileri vardır. Mutlaka çağırırlar gelip geçeni, bir şeyler vermek için. Bir bağa girdiyseniz mutlaka bir salkım esebalı üzümü isteyin, yemeye doyamazsınız. Vadiyi boydan boya geçerek Yerköprü şelalesine ulaşırım. Şelalenin çevresindeki topraklara bin bereket katarak akar Karasu. Şelalede güzel bir görüntü oluşturduktan sonra sevgilisine ulaşmak ister gibi acelesi varmış gibi akar gider Akdeniz’e doğru.
Bu bölgeye sadece fotoğraf çekmek için gidecek arkadaşlar Karasınır yolundan ulaşabilirler Yerköprüye. Şelalede en güzel kareler sabah saatlerinde çekilebilir.
Zamanı olanlar Hadim-Taşkent yolu ile Gevne tepelerine ulaşabilirler. Bu çevredeki göçerler için kışlağa dönme zamanı gelmiştir artık. Göçe hazırlık, göç yükleme, göç yoluna çıkış derken güzel kareler çıkar ortaya.
Küçük bir gurupla gidebileceğiniz en güzel rotalardan biri Aksaray yolu üzerinden kısa bir Kapadokya turudur.
Bu yol üzerinde Zazadınhanı, Obruk hanı gibi ecdat yadigarı onlarca han vardır. Bozkırın ortasında melül mahsun dururlar öylece. Obruk hanının doğusundaki Obruk gölü günün her saatinde değişen rengiyle müthiş güzel bir göldür. Meke, Çıralı, Obruk bozkırın mavi gözleridir benim için.
Ihlara vadisi yeşilden sarıya renklerin bütün tonunu kuşanmıştır artık ve eşsiz bir yürüyüş alanıdır. Selime’den Ihlara’ya kadar Melendiz çayını takip ederek yapılacak bir yürüyüşün tadına, keyfine doyamaz insan. Selime’li çocuklar peşinizden koşturur gezdirmek için.
Ihlara’dan Derinkuyu’ya ulaşıp oradan Ürgüp, Avanos taraflarına geçebilirsiniz.
Yakın çevremizde de güzel rotalar var. Bahçeler bozulduktan sonra Kilistra’ya giderseniz bahçeler arasında güzel bir yürüyüş yapabilirsiniz, topladığınız Avarları, cevizleri yiyebilirsiniz. Aynı şeyi Çayırbağı’nda da yapmak mümkün.
Altunapa barajından sonra Derbent- Başarakavak arasında çok güzel vadiler var yürüyüş için. Ne zaman Başarakavak’a gitsem durup önce beldeyi bir seyrederim. Hangi evden duman çıkıyorsa o eve giderim çünkü duman tüten evde kesinlikle tandır ekmeği yapılıyordur. Sıcacık ekmeğin içine birazda sadeyağ koydunmu yemeye doyum olmaz.
Keyifli geziler. Zeki OĞUZ - memleket.com.tr