Yerlikaya gündemi değerlendirdi
AK Parti Konya Milletvekili Prof. Dr. İlhan Yerlikaya, kameralar karşısına geçerek yatırımlar, Konya ve ülke gündemini değerlendirdi.
İlhan Yerlikaya’ya basın toplantısında AK Parti Konya İl Başkan Yardımcısı Yusuf Uçar ile İl Yönetim Kurulu Üyesi Fatih Ceylan da eşlik etti.
İşte Yerlikaya’nın konuşmasında öne çıkan başlıklar ve ayrıntıları;
AHMET KELEŞOĞLU’NUN VEFATI
Konuşmamın başında iki taziyemi dile getirmek istiyorum. Ülkemizin sağlık sektörünün önde gelen işletmelerinden Selçuk ve AS Ecza Depoları Sahibi, Aksel Holding Yönetim Kurulu Başkanı, hayırsever işadamımız Sayın Ahmet Keleşoğlu vefat etti. Bir eğitim gönüllüsü olarak olan merhum Ahmet Keleşoğlu’na bu vesileyle bir kez daha Allah’tan rahmet; yakınlarına sabrı cemil niyaz ederim.
BEYŞEHİR ÜLKÜ OCAKLARI BAŞKANI’NIN VEFATI
Yine malumunuz MHP İl Kongresi’ne katılanları taşıyan midibüs kaza yaptı ve maalesef kazada yaralanan Beyşehir Ülkü Ocakları Başkanı Serhat TURAK, vefat etti. Ben, kendisine Allah’tan rahmet; ailesi, Ülkü Ocakları ve MHP Camiası’na başsağlığı diliyorum. Yaralı kardeşlerimize de acil şifalar diliyorum.
Saygıdeğer basın mensupları, bildiğiniz gibi milletvekili seçimleri yaklaşıyor. AK Parti olarak kongrelerimizin çoğunu tamamladık. İl başkanlıklarımızda, yönetimlerimizde birtakım değişiklikler yapıldı ve partimiz yeniden seçime hazır hale getirildi.
Seçim startı verildiğinde de tüm projelerimiz açıklanacaktır. İstikrarın devamı ülkemizin kalkınması için halkımızdan bir kez daha destek isteyeceğiz. İnanıyorum ki; halkımız 2015 seçimlerinde yine AK Parti'yi destekleyecek ve iktidara getirecektir. Bu süreç içinde muhalefetin de bir projeler sunamayacağından eminiz. Sadece bizim yaptıklarımızı eleştirmekle yetinecekler. 3. Havaalanı olmasın, 3. köprü olmasın gibi klasik eleştiriler yanında birtakım karalama, iftira kampanyaları ile seçimi geçiştirmeye çalışacaklardır.
Geçen seçimlerde de muhalefet partileri bir araya geldiler ve AK Parti'ye karşı "küfür-hakaret-kaos" diye özetlenebilecek bir kampanya yürüttüler. Gezi olayları ve 17 Aralık olayları bunun açık bir göstergesidir. O zamanki Başbakanımız, şimdiki Cumhurbaşkanımıza, partimize küfür ve hakaretler yağdırdılar. Ülkeyi tıpkı Suriye, Irak ve Mısır'da olduğu gibi kaosa sürükleyecek şekilde muhalefet yaptılar. Bu seçimlerdeki projeleri de karalama, iftira ve fitne çıkarma şeklinde özetlenebilir. Bugün itibarıyla Cumhurbaşkanımızın başkanlık yaptığı bakanlar kurulu toplantısını dahi fitne çıkarmaya vesile görmektedirler. Buradan yola çıkarak Cumhurbaşkanımız ve Başbakanımızın arasını bozarak fitne çıkarmak istemektedirler.
Yine teşkilatımıza, milletvekillerine yönelik karalama ve iftira kampanyaları yürütecekleri aşikârdır. Ancak bu konuda başarılı olamayacakları kesindir. Milletimiz bu tür şeylere asla itibar etmemektedir.
KONYA-AKŞEHİR ARASI RAYBÜS MÜJDESİ
Ulaştırma Denizcilik ve Haberleşme Bakanımız Lütfi Elvan, Konya-Karaman arasında bir süredir faaliyet gösteren raybüs uygulamasının Konya-Akşehir arasında da ilk set temin edilir edilmez başlatılacağı müjdesini verdi.
Bu raybüs bir anlamda hızlandırılmış tren diyebileceğimiz bir sistemdir. Sis, kar ve buzlanma gibi kötü hava koşullarında dahi Konya-Akşehir arasındaki yolcu taşımacılığını kolaylaştıracak ve ucuzlaştıracaktır. Bu raybüs, Konya ile Sarayönü, Kadınhanı, Ilgın, Doğanhisar ve Akşehir ilçelerimiz arasındaki ulaşımı kolaylaştıracak.
Konya'ya kazandırılacak bu projede büyük katkıları bulunan Başbakanımız Prof. Dr. Ahmet Davutoğlu ve Bakanımız Lütfi Elvan beye teşekkürlerimi sunuyorum. Ayrıca bu projenin hayata geçirilebilmesi için benimle birlikte çaba sarfeden, emek veren Mustafa Baloğlu ile diğer milletvekillerimize teşekkür ediyorum.
Yine dün bir müjde de Başbakanımızdan çiftçilere geldi. Bildiğiniz gibi Başbakanımız, katıldığı AK Parti Tekirdağ İl Kongresinde, bu sene mazot desteğinin yüzde 5, gübre desteğini de yüzde 10 arttırıldığını açıkladı.
Önceki hafta da Sayın Başbakanımızın esnafa yönelik müjdesi olmuştu. Başbakanımız, 3 yıl ustalık belgesi olup yeni iş yeri açanlara faizsiz kredi verileceğini, AVM kriterlerinin değiştirildiğini, esnaf ve sanatkarlara yüzde 5 yer ayrılması zorunluluğu getirildiğini açıklamıştı. Bugüne kadar olduğu bundan sonra da bu tür destek ve iyileştirmelerimiz devam edecek.
PARİS SALDIRISI VE CHARLIE HEBDO KARİKATÜRLERİ
Geçtiğimiz hafta bildiğiniz üzere karikatür dergisi Charlie Hebdo'ya düzenlenen saldırıda 12 kişi katledildi. Buradaki terör saldırısını şiddetle kınıyoruz. Nitekim Başbakanımız Ahmet Davutoğlu da bu terör saldırısını kınamak üzere, Paris'te düzenlenen yürüyüşe katılmıştır.
Ancak Müslümanları tahrik eden, aşağılayan, peygamberimize hakaretler içeren karikatürleri şiddetle kınıyoruz. Bunların basın özgürlüğüyle alakası yoktur. Batı'da bu provakasyonlarla bir İslamafobi ve İslam düşmanlığı oluşturulmak istenmektedir. Bu kampanyaya maalesef ülkemizdeki bazı basın organları da yaptıkları yayınlarla katkıda bulunmuşlardır. Bazı muhalefet yetkilileri de bunlara destek verir mahiyette açıklamalarda bulunmuşlardır. Bunları şiddetle kınıyoruz. Peygamberimize hakaret etmeye kimsenin hakkı yoktur. Bu fikirlerimizi demokratik ortamlarda. Avrupa'daki platformlarda en açık ve net şekilde duyurmaya devam edeceğiz. Tıpkı Başbakanımızın Paris'te ve Almanya'daki toplantılarda belirttiği gibi. Geçtiğimiz yıl Almanya'da 90 cami saldırıya uğramıştır. Son 1-2 ayda da onlarca cami yine saldırıya uğramıştır. İslam'a saldırılara karşı Almanya'da düzenlenen toplantıda Almanya Başbakanı Merkel ve üst düzey yetkililerin de katılması da takdire şayandır. Bu Davutoğlu'nun Paris'teki terörün lanetlenmesiyle ilgili yürüyüşe katılmasının olumlu bir yansımasıdır.
Papa dahi Charlie Hebdo dergisinin karikatürleri ve Paris olaylarıyla ilgili; 'Düşünceyi ifade etmenin de sınırları vardır' diyerek konuyu şöyle örneklendirdi: "Eğer arkadaşım Gasparri anneme küfrederse bir yumruk yemeyi bekleyebilir. Bu çok normaldir. İnsanların inançlarıyla dalga geçemezsiniz"
Batı dünyasının çifte standardına da burada değinmek istiyorum. İslam dünyasında birçok terör olayı olurken kılını dahi kıpırdatmayan Batı, Paris'teki Charlie Hebdo olayına söz konusu kendi canı olunca dünyayı ayağa kaldırmıştır. Cumhurbaşkanımızın dediği gibi, hiçbir ölüm hiçbir can 12 ölümden daha değersiz değildir.
