Yer altı suları ve kuraklık masaya yatırıldı
DSİ 4. Bölge Müdürlüğü koordinasyonunda "Konya Kapalı Havzası Yer altı Suyu ve Kuraklık" konulu bir bölgesel konferans düzenlendi.
2009 yılında İstanbul'da yapılacak olan 5. Dünya Su Forumu kapsamında Konya Dedeman Otel'de düzenlenen konferansa Konya Valisi Osman Aydın, Adalet ve Kalkınma Partisi Konya Milletvekili Sami Güçlü, DSİ Genel Müdürü Haydar Koçaker, DSİ 4. Bölge Müdürü Hacı Haksal, çevre illerin DSİ yetkilileri, sulama birliği başkanları, bürokratlar, akademisyenler ve davetliler katıldı.
Konferansın açılış konuşmasını yapan DSİ 4. Bölge Müdürü Hacı Haksal, Konya, Karaman, Niğde ve Aksaray illerini kapsayan Konya Kapalı Havzası'nın 62 bin kilometre alana sahip olduğunu belirterek, "Bu bölgenin yıllık yağış ortalaması 398 milimetre olmakla birlikte ovanın büyük bir kesiminde bu ortalama 270-320 milimetreye kadar düşmektedir. Uzun yıllar Türkiye'nin tahıl ambarı olarak bilinen Konya'da artık kuru tarımın yapılması imkansız hale gelmiştir. Bölgemizde 560 bin hektar tarım arazisi mevcut olup, bin 670 hektometreküpü yer altı, 5 bin 950 hektometreküpü yer üstü olmak üzere 7 bin 630 hektometreküplük su potansiyeline sahiptir. Kullanılabilir su miktarı ise 3 bin 85 hektometreküptür. Ancak izinsiz açılan kuyulardan dolayı fiili kullanım bu rakamın çok üzerindedir" dedi.
Günümüz şartlarında artık klasik sulama yöntemlerinin terk edilmesi gerektiğini ifade eden Haksal, "Bugüne kadar 560 bin hektar tarım arazisi işletmeye açılmış, ilave su temini sağlayacak projelerinin tamamlanması, işletmede olan klasik sulama şebekelerinin kapalı sisteme dönüştürülmesi ve yağmurlama ve damla sulama sistemlerinin yaygınlaştırılması halinde tarım arazilerinin ancak 3'te 1'inde (1 milyon hektar) sulu tarım yapılabilecektir. Bölgemizde 27 bin 140 adet ruhsatlı kuyu bulunmasına rağmen 67 bin
adet ruhsatsız kuyudan su çekimi yapılmaktadır ve bu kuyular nedeniyle yer altı su rezervi giderek kritik seviyelere doğru inmektedir" şeklinde konuştu.
"KAPALI SULAMA SİSTEMİ İLE KOP'LA GELECEK SU KADAR TASARRUF SAĞLANABİLİR"
DSİ Genel Müdürü Haydar Koçaker ise, Türkiye'deki nüfus artışı ile yeni gıda maddelerine olan ihtiyacın da arttığını ifade ederek, "Bu durum Türkiye'de toplam
su tüketiminin büyük bir bölümünü kullanan tarım kesimini daha çok su kullanmaya itmektedir. Nüfus artışı ile aynı zamanda içme-kullanma suyu yanında endüstriyel su kullanımını da artırmaktadır. Bütün bunlar kısıtlı ve sınırlı kaynak olarak nitelendirdiğimiz kullanılabilir su kaynaklarımızı tehdit etmektedir. Gerek aşırı yer altı suyu çekimi, gerekse son yıllarda görülen iklim şartları, küresel ısınmaya bağlı sıcaklık artışı, yağış rejiminin değişmesi, kuraklık ve benzeri sebepler ile yer altı suyu, emniyetli rezerv değerlerinin üzerinde bir çekime maruz kalmaktadır. Bunun neticesi olarak da yer altı suyu seviyelerinde aşırı düşümler meydana gelmiştir" dedi.
Konya Ovası Projesi'nin (KOP) Konya Havzası'nı kurtaracak önemli bir proje olduğunu da vurgulayan Koçaker, "Bu proje 12 projeden oluşmakta ve Konya ve Karaman illerini içine almaktadır. Konya Ovası'nda bugüne kadar 347 bin 515 hektar alan suya kavuşturulmuş olup, bu miktarın toplam 600 bin hektarın üzerine çıkarılabilmesi için çalışmalar tüm hızıyla devam etmektedir. Ancak bu sadece devlet eliyle yapılabilecek bir konu değildir. Topyekün bir mücadele şarttır. Örneğin Konya bölgesindeki sulama kooperatiflerinin açık kanal sulama yerine kapalı sulama sistemine dönüştürülmesi halinde yılda yaklaşık 425 milyon metreküplük bir tasarruf sağlanacaktır. Bu rakam KOP'la Konya'ya bir yılda aktarılacak su miktarından fazla bir orandır. Eğer ki bu yer altı sularındaki aşırı çekim aynı hızla devam ederse ileride Konya Kapalı Havzası'nda sulu tarım tarihe karışabilir" diye konuştu.

10 YILDAN BERİ KURAK BİR DÖNEM YAŞANMAKTA
Selçuk Üniversitesi Mühendislik Mimarlık Fakültesi Jeoloji Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Güler Göçmez, Konya Dedeman Otel'de yapılan ''Konya Kapalı Havzası Yeraltısuyu ve Kuraklık Konferans''ının öğleden sonraki oturumunda, ''Konya Kapalı Havzasında Yeraltısuyu Seviye Değişiminin İstatiksel Değerlendirmesi'' başlıklı sunumunu yaptı.
Tuz Gölü, Beyşehir Gölü, Çavuşçugöl, Acıgöl ve Meke gölü gibi alanları içinde barındıran Konya Kapalı Havzasında tarımın önemli bir gelir kaynağı olduğunu belirten Göçmez, ''Konya Kapalı Havzası 44 bin 841 kilometre karelik bir alana sahiptir. Havza yağış, yüzeysel akış ve yer altından beslenmektedir. Havza topraklarının yüzde 48,8'ini tarım alanı, yüzde 41,2'sini ise tarıma uygun olmayan araziler oluşturuyor. Yüzde 10 ise tarıma hiç uygun olmayan arazilerden oluşuyor'' diye konuştu.
Göçmez, Konya Kapalı Havzası'nda belirlenen gözlem kuyularında yer altı suyu seviyelerinin ölçüldüğünü ifade ederek, beş ayrı bölgede su seviyesi ölçme çalışmalarını gerçekleştirdiklerini ve her ay düzenli olarak daha önceden belirlenen su kuyularında ölçümler yapıldığını söyledi.
2008 yılında Konya Kapalı Havzası'nda yağış değerlerinde yüzde 50 oranında düşüşler yaşandığını anlatan Göçmez, şunları kaydetti:
''Havzada, sıcaklık, yağış, buharlaşma ve su seviyesi değerlerini aldık. Değişimlerin sıcaklık ile bağlantısını inceledik. Bazı bölgelerde sıcaklık nedeniyle yağışın tamamı havzada buharlaşıyor. Havzadaki su düşümlerinin Konya merkez ve Ereğli'de yüzde 60, Karapınar ve Çumra'da yüzde 40, Ilgın'da yüzde 14 oranında sıcaklık değişimlerinden kaynaklandığı tespit edildi. Diğer etkenler arasında ise kaçak su kuyulardan çekilen su miktarları yer alıyor. Araştırmanın neticesinde bütün bölgelerde, su seviyesinin düştüğü gözlendi. Değişim bütün bölgelerde paralellik göstermektedir.''
Konya Kapalı Havzası'na 2007 yılında 280.8 milimetre yağış düştüğünü kaydeden Göçmez, şöyle devam etti:
''Konya Kapalı Havzası'nda 10 yıldan beri kurak bir dönem yaşanmaktadır. 2007 yılı yağış değeri uzun yıllar ortalamasının altındadır ve bu düşüşler giderek artmaktadır. İklimsel koşulların yanı sıra, bilinçsiz aşırı su tüketimi, yetiştirilen bitki türlerindeki tercihler ve çiftçiye verilen destekler değişmediği sürece havza yakın zamanda kuraklıkla karşı karşıya kalacaktır. Suyun bilinçli kullanılmasına yönelik eğitim çalışmalarının da artırılması çok önemli. Ayrıca, aşırı yer altı suyu çekimi yapılmamalı, kaçak kuyulara izin verilmemeli, havza içindeki su kaynakları koruma altına alınmalı ve damla sulama yöntemi kullanılmalı.''
''KONYA'YA YER ALTI SUYU AKIMI''
Yrd. Doç. Dr. Göçmez, Tuz Gölü'nden Konya Kapalı Havzasına yer altı suyu akımının hiç bir zaman gerçekleşmeyeceğini belirterek, bazı basın yayın organlarında yer alan haberlerle vatandaşların yanlış bilgilendirildiğini öne sürdü.
Tuz Gölü'nün 980 kot , Konya Ovası'nın ise 1080 kot değerine sahip olduğunu dile getiren Göçmez, ''Tuz gölü daha düşük kot değerine sahiptir. Konya Ovası'na su akımı mümkün değil. Sadece Tuz Gölü'nün çevresindeki tarımsal alanlarda yer altı suyu akımı gerçekleşebilir.''
Konya Kapalı Havzası Yeraltısuyu ve Kuraklık Konferansı, ''Yeraltısuyu ve Yönetimi'', ''Yeraltısuyu ve Tarım'', ''Yeraltısuyu ve Kuraklık'' konulu üçlü paralel çalıştay ve panelistlerin katılımıyla yarın da devam edecek.
aa, iha