Yazıcıoğlu'nun bilinmeyenleri

Yazıcıoğlu'nun bilinmeyenleri

Madımak vahşeti için ne dedi? - Cemevleri'ni neden ziyaret etti? - Aleviler'in Diyanet'te temsil edilmesi konusunda ne düşünüyor? - Başbakan olsa Kuzey Irak'a savaş açar mı? - Amerika bu savaşa karşı çıksa ne yapar? Rana Elik konuştu

Siz Sivas’tan adaysınız. Sivas ilginç bir yer. Alevilerin kalesi gibi. Ama 2 Temmuz olaylarını yapanlar da oradan çıktı. Yani yakanlar ve yananlar gibi böyle iki uç kesim var. O olaylarda yargılanan ülkücüler de oldu. Siz oradan adaysınız ve geçenlerde sürpriz bir şekilde cem evlerini ziyaret ettiniz. Neden Sivas’ta bu tür olaylar oluyor?


 


Eğer bir yerde hassasiyet varsa, müsait zemin varsa onu kullanıyorlar. E şimdi bir defa Sivas’taki bu olaylar Alevi-Sünni çatışması değildir. Çatışan yok orta yerde. Çok derin bir tahrik var.  Aziz Nesin Alevi değil. Aziz Nesin vermiş olduğu beyanatlar nedeniyle büyük tepki görmüş dolayısıyla da Kayseri’ye, Konya’ya gitmek istediklerinde, buranın valileri burada derin tahriklere sebep olacaklar diye il sınırlarına girmesine müsaade etmemiş o zaman. Ama ne yazık ki Sivas’a gelmesine imkan verilmiştir. Her yıl Pir Sultan Abdal şenlikleri yapılır Sivas’ta. Hiçbir şey olur muydu? Pir Sultan Abdal şenliklerine Sünniler de katılır. Pir Sultan Abdal Sivas’ımızın bir figürü. Türkülerini severek okuruz. Ama olay aslında Aziz Nesin merkezlidir. Provokatörler provokasyonu yaptıktan sonra kaybolurlar ama kitle şuursuzdur nereye gittiğini bilmez. Sel gibi bilinmez bir alana doğru, suyun, arazinin eğimine göre akar gider. Nitekim öyle de olmuştur. Bir yangın meydana gelmiştir. Bu yangında hayatını kaybedenler oldu. Aslında olayın mağduru bir: hayatını kaybedenler ve onların aileleri. iki: Alevisiyle Sünnisiyle Sivas halkıdır. Sivas halkı bundan mağdur olmuştur. Orada ülkücüler yargılandı dediniz. Bu doğru değil. Ülkücü kimliğiyle bize, siyasi partilere üye olan kimse yargılanmadı, tam tersine o olayda hem emniyetin valiliğin yardım istediği, olayların yatıştırılması konusunda, bir siyasi partidir Büyük Birlik Partisi. Artı,  otuz üç kişi BBP’ye sığınmışlar ve parti onları maharetle korumuş, yedirilmiş içirilmiş, aileleriyle görüştürülmüş telefonla ve uygun bir zamanda da tahliyeleri sağlanmıştır.


 


Siz neredeydiniz o zaman?


 


Ben Gaziantep’teydim. Ve telefonla her dakika telefonla görüşerek, talimat verdim yapılması gerekenleri, ki arkadaşlar zaten şuurludur. Bunu en iyi bilen aklı başında Arif Sağ’dır. Yani o da oradan kurtulanlardan biridir, ifade etmişlerdir. Dolayısıyla da bizim orada kimseyle sorunumuz yok. Sürekli de ifade ettiğim gibi bu yaranın da kapanması için çaba gösteriyoruz. 2 Temmuzlar hatırlansın! Ama tecrübe kazanmak için ve derin ders çıkartmak için hatırlansın ama asla yarayı kaşımak ve kanatmak için hatırlanmasın! düşmanlıkları körüklemek için hatırlanmasın! Çünkü yanlış yerde yanlış düşmanlar oluşturuluyor. İktidarların zafiyetleri, o dönemde iktidar olan siyasi partilerin zaafları, valinin zaafı… E hepsi bir kenara bırakılıp bu sefer Sivas’ta Alevilerle Sünniler arasında böyle yaktıydı, yakanlar yakmayanlar diye sınıflandırmak, bunu derinleştirmek kesinlikle hem ahlaki değildir, hem vicdani değildir. doğru da değildir, faydalı da değildir, gerçekçi de değildir!


 


Peki cem evi ziyaretinizde neler konuştunuz? Alevilerin diyanette temsil edilme isteği var biliyorsunuz bu konuda ne düşünüyorsunuz?


 


Geçenlerde ziyarette bulunduk, çok hoş karşılandık. hiç öyle de bir şey yok. biz Ankara’da da federasyon kurduk Alevi-Sünni kardeşlerimizin bir arada yaşaması için onda da benim önemli katkılarım oldu. Diyanet işlerinde de tabii ki temsilini isterim Alevi İslam anlayışının. Gerçekten Alevi İslam anlayışı olarak değerlendirmek kaydıyla. Yani ideoloji olarak değerlendirirseniz değil. Kurumları var, dernekleri var buralarda en güzel şekilde yaşatıyorlar.


 


Yani Alevilerin temsil edilmek isteklerini destekliyorsunuz?


 


E tabii de dediğim gibi ideoloji olarak değil bunların içinde bazıları var, “İslam’la ne alakası var Aleviliğin” diyor. Bunu söyleyeni Alevilikten atmak lazım. çünkü Alevilik ehlibeyt Ali’yi seven, dolayısıyla da ehlibeytin yolundan gidendir. Ben yönlendirilmesi için demiyorum, Anadolu Alevi İslam anlayışını gerçek temellerine dayandırarak olduğu gibi öğretilmesinde bir mahsur görmüyorum. Ne biz olduğunun ötesine saptırarak  “siz bu değilsiniz, busunuz” diyelim, ne de onlar kendilerini doğru olmayan bir düzlemde başka bir yere götürerek yani o anlayışı saptırmaya kalkışmasınlar. Doğru kaynağında durarak devlet bu kültürün yaşamasına katkıda bulunmak zorundadır. Devletin işidir bu! devlet bu konuda tarafsız olmak zorundadır.


 


Peki Türk askerinin ırak'a girmesi söz konusu oldu. Amerika uyardı. Türk askeri her şeyi göze alarak PKK’ya müdahale etmek için kuzey ırak’a girmeli mi?


 


Şimdi terörle mücadele ediyoruz. Vatan toprakları mayın tarlasına dönüştürülmüş. Askerlerimiz şehit oluyor. Güvenlik kuvvetlerimiz yaralanıyor, parçalanıyor. Ve bu örgüt bir yerden destek alıyor. Bu mayınları bir üretenler var, Türkiye’ye sokanlar var ve döşeyenler var. Biz mayınları sadece bu toprakla gömenlerle mi mücadele edeceğiz, yoksa bununla birlikte ülkeye getirenler, onu üretenler ve parasını verenlerle mi mücadele edeceğiz? Bana göre bunun tümüyle mücadele etmemiz lazım. Yani bunda sonuç alacaksak, tümünü hedef alacağız. Sineklerle uğraşmayacağız, bataklığı kurutacağız. Yani eğer kuzey ırak’ta ise bunu devletin organları doğru tespit ettiyse bizim ya da benim olsun ya da olmasın dememle olmaz. Eğer istihbarat kaynaklarımız bu ihanetin kuzey ırak’ta örgütlendiğini, orada durduğunu tespit etmişse oradan geliyorsa bu iş, oradaysa yuvası ve bununda Barzani ise başı eğer bu konuda bir tereddüdümüz yoksa, benim elimde imkan, yetki olsa, dümdüz ederim Kuzey Irak’ı.


 


Diyorsunuz… Amerika ile savaşma olasılığına rağmen mi?


 


Ha Amerika’ya rağmen beş kere dümdüz ederim kuzey Irak’ı.


 


İran cumhurbaşkanından sonra siz kafa tutuyorsunuz yani!


 


Kimse kimseye kabadayılık yapmıyor, onlar da bize yapmayacak! Amerika Allah değil. Amerika bölgemizde mutlak hakimiyet unsuru değil Amerika’nın ne işi var burada yani? Babasının çiftliği mi buraya gelmiş? Şimdi kıtasında rahat edebilmek için gelmiş Afganistan mağaralarını işgal ediyor. Irak’ın topraklarını işgal ediyor. E peki o Amerika’da rahat etmek için bunu yapıyorsa ben niye aynı şartlara maruz kaldığımda bunu yapamayacağım? Yani Amerika için hak olan benim için niye olmuyor? Bir bağımsız devlet böyle düşünür. Amerika da böyle düşünecek. Ya buna rıza gösterecek  ya da göstermiyorsa o da katlanacak. Yani Türkiye’nin zarar verme potansiyeli Amerika’dan aşağı değildir. Biz kimseye zarar vermek istemeyiz! Biz elbette uluslar arası ilişkilerde barışçıl olmak isteriz. Benim şimdi bu dediğim savaş çığırtkanlığı mı oluyor? Tam tersine eğer sulh ve selah içinde yaşamak istiyorsan, cenke savaşa hazır olduğunu göstereceksin. Yoksa ezerler seni. yani dünyanın kuralı bu. senin efendiliğin başkası için geçerli olmuyor! Bunun için ben diyorum ki bizim de zarar verme potansiyelimiz vardır. Balkanlar’da, Kafkasya’da, orta Asya’da,  Afrika’da, Ortadoğu’da, bu coğrafyada millet olarak öyle derin ilişkilerimiz var ki öyle ortak kültür katlarımız var ki Amerika bu coğrafyada rahat edemez! Eğer rahat etmek istiyorsa, bizim yaramızı kaşımayacaklar, bize terör getirmeyecekler karşılıklı çıkarlarımıza göre, mütekabiliyet yasasına göre birlikte yaşarız. Yoksa ya Amerika kızarsa! o zaman biz de kızarız canım! biz kızınca niye hiç bir şey olmuyor?


 


Şimdi de özel bir soru soracağım, sizin bir oğlunuz bir kızınız var.


 


Evet


 


Savaş olursa oğlunuzu ön saflara gönderir misiniz?


 


Ben kimsenin çocuğunu savaşın ön safına göndermek istemem. Kimse kendi evladını da göndermek istemez, başkasının evladını da göndermek istemez. Ben milletimizi bir aile gibi gören biriyim. Benim her birey ailemden bir parçadır, böyle bakarım ben meseleye. Dolayısıyla hiç bir çocuğumuzun burnu kanasın istemem. Siyaset savaşmadan sorunları çözme sanatıdır ama eğer savaşmak mecburiyetinde kalıyorsanız demek ki bütün çözümler bittikten sonra buna başvuracaksınız.


 


Yani oğlunuzu?..


 


Ben böyle bakarım ve bu gerekli olursa, bu ihtiyaç olursa benim oğlum herkesten evvel gider.


 


Ama nerede gider ön safta gider mi?


 


Savaşa gider elbette. Ön safta gider ben giderim hepsinden evvel.


 


"Ben oğlumun yerine giderim mi" diyorsunuz yani bir baba olarak? 


 


Ben oğlumun yerine giderim, oğlum benim yerime de gider hiç bir tanesinin burnu kanasın istemem. Kürdü de, Türkü de, Lazı da, Çerkezi de, Alevisi de, Sünnisi de burnu kanamadan yaşasın isterim. Çünkü hepsi bizim canımız, hepsi bizim kanımızdır. hepimiz bir kandaşız, soydaşız, bu memleketin çocuklarıyız. Bu rahatlıkla gönderirim demek değil; ama vatan söz konusuysa milletin namusu, şerefi söz konusuysa, bu kaçınılmazsa gidecek. Cudi Dağları’nda dolaşanlar bizim evlatlarımız değil mi? Benim yeğenim üsteğmen şehit oldu, öbür yeğenim Çukurca’da askerlik yaptı.


 


Başka bir konu, sizce cumhurbaşkanını halk mı seçmeli, Meclis mi? Meclis’ten birisi mi olmalı yoksa dışarıdan mı?


 


Ben cumhurbaşkanını halk seçmeli diyorum. Partimiz kurulduğundan beri bunu söylüyorum.


ve tabii bunu söylerken yargı, yürütme, yasama, gerçek anlamda hayatsal değişim beraberinde yapılmalıdır. Dolayısıyla Meclis yasalarla seçilecekse, bu kaçınılmazsa o zaman TBMM içinden Cumhurbaşkanı seçilecek kimse yok mu? Bu Meclis bu kadar seviyesizse milletin iradesini nasıl temsil ediyor? Netice itibariyle usul ve esaslarına uygun seçilmek kaydıyla içeriden veya dışarıdan fark etmez zaten yasalarımızda iki yöntem de var.


 


Sizin eşiniz türbanlı, Abdullah Gül'ün Cumhurbaşkanlığı adaylığına eşi türbanlı olduğu için tepki gösterildi, siz Abdullah Gül'ün cumhurbaşkanlığına nasıl bakıyorsunuz?


 


Ben bireye göre değil ilkesel olarak bakarım. Bir insanın eşinin dini inancının tercihleri onun vatanseverliğine engel teşkil etmez. Onun devlet adamlığına engel teşkil etmez. Ve Anayasamızda da böyle bir engel söz konusu değildir. Ben Abdullah Gül ya da bir başkası diye değil, eşlerin kıyafeti devleti idare etmeyecek ki.


 


Eşiniz türbanlı, kızınız takmıyor değil mi?


 


Kızım liseyi bitirdi, üniversite imtihanına giriyor, o yaştaki çocuğun...


 


O yaştaki mi? İlkokul çağında türban takanlar var ama...


 


Kızım doğruları ve yanlışları kavrayacak yetenekte ama bununla ilgili bütün bilgileri almasını sağlarım ondan sonra özgür iradeyle kendi karar verir.


 


Yani kızınızı zorlamıyorsunuz. tam burada aklıma geldi kızınız veya oğlunuz bir Ermeni ya da Rum gencine aşık olsa evlenmesine izin verir misiniz?


 


Bu farklılığın getirmiş olduğu kültür çatışmasının aynı ev içerisinde meydana getireceği çelişkiler bunun oluşturacağı uzun vadedeki sorunları anlatırım, bütün bunları dikkate almasını isterim. Zorla evlendirecek, zorla ayıracak olamayız ki ama ben bu ilişkideki çelişkileri, kültür farklılıklarını anlatırım. olmayan bir şey üzerinde konuşmanın bir anlamı yok!


 


Zaten aşık demedim olsa diye sordum...


 


Arzu etmem tabi.


 


Partinizle ilişkisi olan bazı kişilerin adı Hrant Dink cinayetine karıştı, buna ne diyorsunuz?


 


Partiyle bir alakası yoktur ve onda, bir Hrant Dink'tir ve ailesidir mağdur olan ve ikincisi BBP'dir mağdur olan burada. ve bir de Türk Devleti’ne zarar verilmiştir. Bu yargıya intikal etmiş. Yargı aşamasındaki bir konu ilerde de görülecek biz mağdur durumdayız.


 


Kamuoyunda sert bir imajınız var ama şiir yazıyorsunuz ve duygusal olduğunuz da söyleniyor. Burcunuz nedir?


 


Oğlak


 


Aralık mı Ocak mı?


 


31 Aralık. Bütün dünya kutluyor benim doğum günümü.


 


Eşinize şiir yazmışsınız, şairlerden kimi seviyorsunuz?


 


Abdürrahim Karakoç hemşerim tabi ki. Yaşayan en büyük şairimiz Abdürrahim Karakoç'tur. tanır mısınız?


 


?!...Şiirle pek aram yoktur benim.


 


Mihriban'ı sever misiniz?


 


Dinlerim ama aşık Veysel daha çok tarzımdır. Mihriban'ı sevmeyen var mı? Ozan olarak tabii ki Aşık Veysel’i severim.


 


Nazım Hikmet'in hiç şiirini okudunuz mu?


 


Nazım Hikmet'in şiirlerinde de sevdiklerim var. Daha çok Kurtuluş Savaşı’na yönelik şiirlerini severim. Yalandan korkmam (duruyor kendi kendine yok öyle değildi diyor ve arkadan yardım geliyor) "yılandan korkmam yalandan korktuğum kadar" diye tamamlıyor cümleyi.


 


Peki Ahmet Kaya dinler misiniz, tarzını nasıl buluyorsunuz?


 


Eşkıyalığı övdüğü için sevmiyorum.


 


Peki Yılmaz Güney filmlerini sever misiniz?


 


(hemen filmden bir replik söylüyor sesiyle taklit eder)


 


"25 kuruşum olsaydı” diyor, “bu karın üstünde yatardım Cabbar kardeş"


 


Tiyatro veya konsere gider misiniz?


 


Çocuklarımla giderim


 


Eşinizle gitmez misiniz?


 


Eşimle de giderim, ailece beraber gideriz.


 


En son hangi filme gittiniz?


 


En son Çanakkale filmine gitmiştik, 6 ay geçmiştir.


 


Son olarak seçim tahmininizi alalım sizden.


 


AKP birinci parti olur CHP iki MHP üç ve bağımsızlar


 


Çok teşekkür ederim Sayın Yazıcıoğlu kolay gelsin!


 


Sağolun


 HABER1.COM