Yaverler, Brütüsler ve Kahramanlar

“Ağzının bir kıvrımından cesaret bularak,

Ter yürekte susayışlar yaratan yağmurlara açıldım.

Kalmışsa tomurcuklar önünde sendeleyen çocuklar,

Kalmışsa birkaç ısrar, ölümle yarışan”

Tanklara karşı yürürken, tomurcuklar önünde sendeleyip, ölüme karşı ısrarla duran milletimin destanını saygıyla selamlıyorum…

Şu an için kelimeler kifayetsiz. Duygular şaha kalkmış, taşmış ve durmaksızın meydanlara akıyor, taşıyor. Gözyaşı, öfke, ihanet, kahramanlık, fedakarlık, kin, aldatılmışlık, direniş, coşku, ürperti, merak, adalet,nefret, gurur, onur, izzet, zillet, vatanseverlik, intikam ve daha başka sayabileceğiniz ne kadar insani haslet, duygu, tanımlama, sıfat var ise bir bütün haliyle insan varlığımızı harekete geçiren büyük bir ihanet kalkışması yaşadık… Her okuduğumuz haber, öğrendiğimiz detay ile “yok artık”  diyeceğimiz bir ihanetin detayı ile sarsılıyoruz… Millet Meclisine Kandile atılan bombalardan atmak… tek başına bunun üzerinde düşünmek bile öldürücü bir gerçek…

Paranoya Değilmiş.

Şu yaşananlar gerçek olmasa, yaşamamız olsak, sadece senaryo olarak önümüze konulsa böyle absürd ve paranoya bir senaryo mu olur diye çöpe atacağınız, cinnet metinleri, planları, senaryoları meğer ki GERÇEKmiş… nasıl bir cinnet, körlük, kendinden geçmişlik, dinine, milletine ve ülkesine, Cumhurbaşkanına, Hükümetine sağırlık ve körlük derecesine ermişlerse bu hainler, yazdıkları bu senaryonun tutacağına inanmışlar, harekete geçmişler. Neredeyse bütün yaverleri ihanet içinde olan bir ordu düşünülebilir mi? Aklımızın ucundan bile geçmezdi. Bunun karşısında ise beklediğimiz, umduğumuz, güvendiğimiz gerçek vatan evlatları da vardı çok şükür. Cumhurbaşkanımızın iradesi, milletin dirayeti, direnişi, azmi, kararlılığı ile daldıkları cennet hülyasından uyanıp şok edici gerçek millet iradesiyle tanıştılar…

Hakkıyla yazılmalı

Onların kurgusal cenneti bizim cehennemimizdi. Hayatı bize zehir edecek, cehenneme çevireceklerdi. Allah fırsat vermedi, hamdolsun. Karşılaştığım her fotoğraf karesinde ayrı bir kahramanlık hikayesi yatıyor. Oysa biz, TYB Konya İngiltere Notları, programında söylediğim gibi, batıya ait herhangi bir direniş, kahramanlık, detayını okuduğumuz edebi metnin de gücüyle gözümüzde yüceltip “neden bizde bu yok” diyoruz. Oysa 15 temmuzdan bugüne yazılan, yapılan, gösterilen direnişin her bir karesinde ayrı bir kahramanlık destanı yazılmış, batıda okuyup etkilendiklerimizi çöpe atmıştır. Yalnız, bu gösterilen kahramanlığın sanatçıların dili ve kalemi, objektifi ile yarınlara kalması, işlenmesi, yazılması gerekiyor. Hafıza-i beşer nisyan ile maluldür. Hakkıyla yazılmayan destanlar unutulur gider.

Godot Geldi!

Batı’da, onlar harekete geçmek, bir şeyler yapmak için “hiç gelmeyen Godot’u beklerken” Bizim Godot’umuz Facetime ile kendini göstermiş, milletimiz de bir şey yapmanın ötesinde tankların altında, üstünde, karşısında durarak, namlusunun üstüne çıkarak, konuşarak, savaşarak, çatışarak, tankı çadır bezi ile kapatıp körleştirip hareketsiz bırakmış, melun darbe girişimini engellemiştir.

Meydanlar Meydanlar

Türkiye’nin, dünyanın meydanları, bu yazılan destan karşısında dolup taşıyor. Bütün insan varlığımızı harekete geçiren bu enerjiyi her daim diri tutup ülkemizi daha ileri taşıyacak plan proje ideallere kanalize etmenin yolunu bulmamız gerekiyor. Kandan adrenalin süzüldüğünde gelen yorgunluk hissi yerine hayata, ideallere, yarının Büyük Türkiye’si için kanalize edilmiş umutlara dönüşmeli bu meydanlarda, parkta, okulda, evde, işte, her bir gönüldeki enerji…

Nereden beslenmişler…

Bu devşirilmiş hainlere ne vaad edildi, ne içirildi, ne yedirildi, ne okutuldu, ruhları ve gönülleri ne ile beslendi ise onu tespit edip, bir daha bu topraklarda böyle bir hıyanet tohumunun piçlerinin yeşermesine imkan vermeyecek önleyici tedbirler alınmalı… topraklar sürülmeli, ayrık otları ıslah edilmeli,  aşılanmalı… gaflet içinde olan uyanmalı… Yargılamalarda, alınan ifadelerde ortaya çıkan her detay bu açıdan da ayrı bir önem taşıyor.

Aşk olsun size…

Dünya tarihinde açılan yeni bir yapraktır bu: Suikasttan kurtulan Sezarın Britüslere hesap sorduğudur. Bildiğim kadarıyla bunun bir benzeri yok… Sevgili Milletim şimdi siz yazıyorsunuz kahramanlık destanını aşkla, gayretle, hünerle biz okuyoruz her satırda, karede… ne güzel yazıyorsunuz… Aşk olsun size Aşk olsun…

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Çok uzun metinler, küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,Türkçe karakter kullanılmayan yorumlar onaylanmamaktadır.
3 Yorum