Yassıada da cinsel sorular
Yassıada ihtilal mahkemesi reisinin tanıklara ve sanıklara karşı konuşmalarına bakınız. Önünde yazılı olarak hepsi duruyor ama reis, tadına vara vara, iğne ipliğe dönmüş, bitmiş Menderes'e soruyor...
Can Dündar bence, son yılın değil, son yılların en önemli gazetecilik olayını patlattı. Adını da ne güzel koymuş "Bir dönemin utanç belgeleri"...
Bütün bunları yazmak uzun yıllar yasal olarak yasak değildi ama yasaktı işte!
İstanbul 8. Ağır Ceza Mahkemesi Reisi Salim Başol, 27 Mayıs hükümet darbesinin, elbirliğiyle Büyük Devrim'e dönüştürülüp 2. Cumhuriyet adının bile verilmesinden sonra Yassıada'da kurulan özel mahkemenin başına getirilmişti.
Başsavcı da Altay Egesel adıyla sonradan çok meşhur olan zat...
Yassıada'da hak, hukuk yoktu acayip bir muhakeme tarzı vardı. İçeride dayak, baskı tehditlerinin yanında, dışarıda yargıçların, dinleyicilerin önünde bile sanıklara hakaret ediliyor, konuşturulmuyorlardı. Başyargıçtan başsavcıya, Yassıada komutanına kadar hepsi bir cuntaya bağlıydı. Bütün ülkeyi bunlar idare ediyordu. Çekindikleri tek engel İsmet İnönü idi. Ama gerekirse onu bile devirme hırsı taşıyordu bu asker ve sivil aydın cuntası.
Çirkin bir soru
Böyle bir ortamda Yassıada ihtilal mahkemesi reisinin tanıklara ve sanıklara karşı konuşmalarına bakınız. (19 Şubat 2006, Milliyet gazetesi) Can Dündar, hani neredeyse denizin 7 kat dibine gömülmüş, genç kuşağın hiç bilmediği, duymadığı çok acı gerçekleri bakınız nasıl açıklıyor.
Karşısında sanık mevkiinde bir eski Başbakan Adnan Menderes var. Konu meşhur bebek davası. Hediye gelmiş köpeklerin davası Celal Bayar Cumhurbaşkanı içindir, o başka!
Önünde yazılı olarak hepsi duruyor ama reis, tadına vara vara, iğne ipliğe dönmüş, bitmiş Menderes'e soruyor. Çocuk ölü mü doğdu, öldürüldü mü? Özelin de özeli hayatının gizli duygularını sanığa soruyor, sıkıştırıyor, gülüyor, güldürüyor.
- Münasebetlerinizi neden kestiniz Ayhan Aydan ile?
- Bir başka münasebet tesis ettiğimi Ayhan onurlu bir insan olarak sezdi. Bendeniz de aynı hislerle kendi hislerimi tahriş etmek istemedim.
- O yeni münasebet kiminle?
İhtilal mahkemesi reisinin merakına bakınız siz? Yani neredeyse fotoğrafını isteyecek! İyi ki kaset veya CD devri değildi o günler!
Yeni bir yatak odası perdesini kaldırmadan, perişan, yaralı ve mahcup Menderes gülüşmeler arasında:
- Onu bırakalım reis beyefendi, diyor...
Çıplak kadın resmi
Reis beyefendi başsavcıdan daha meraklı, daha tecavüzkârdı. Durmadan sataşır itham ederdi sanıkları... ve hele eski Başbakan'ı!
Başsavcı Egesel ise bir başka âlem! Kasada bir kadın donu bulmuştur (güya). Porno filan değil, mayolu kadın resimleri ele geçirmiştir. Meğer Refik Koraltan getirmiş Menderes'e ve orada unutmuş. Yahu erkekler hiç birbirlerine böyle şaka yapmazlar mı? Ama onlar devlet adamı demeyin. İnsan be yahu! Ne olursa olsunlar önce insan!
Can Dündar'ın ortaya çıkardığı zabıtlardan izleyiniz lütfen. Başsavcı konuşuyor: "Ya bu kutunun içindeki çıplak kadın resimlerine bakınız. Herhalde Menderes kadınsız kaldığı günlerde teyemmümüne yardım edecektir? Şimdi Meclis'te bulunmayışının sebebi anlaşıldı."
Türkiye Cumhuriyeti'nin mahkemelerinde hiçbir yargıç, hiçbir savcı olmamıştır bunlar gibi. Bu şekilde yüz karası suçlamalarla, güçle, zorla insanların haysiyetleri çiğnenmemiştir. Sanıkların, tanıkların konuşturulmadığı duruşma yoktur.
Eline sağlık Can Dündar. Böylece Yassıada yakın tarihimizde utanılacak bir olay yaşandığını yeni kuşaklar da 45 yıl sonra öğrenmiş oldu. Yılmaz Çetiner/Milliyet