'Yarım ekmeği bölüşmeyen' Konyalılar

Sevgili Uğur Özteke’nin yazılarını, özellikle de “Konya’nın meşhur ve meçhul yüzleri”ni kaçırmamaya çalışırım. Bu yazılarda şehrimizin siyasetine, iş dünyasına damgasını vurmuş insanların ilginç hayat öyküleri anlatılıyor. 5 Mart tarihinde M. Ali Atiker’in bir sözü ilgimi çekti ve birkaç yıl önce yazdığım bir köşe yazısında yazdığım sözler aklıma geldi.

İlkin o köşe yazımda söylediğim sözleri yeniden yazayım. Orada, Konyalılar yaşamınızda birazda kültüre sanata yer verin, hayatınızı zenginleştirin, her gün etliekmek yemekle olmuyor demiştim.

Ama hep öyle oluyor işte.

Sayın Atiker o söyleşide “Konyalı yarım ekmeği bölüşmez” diye yakınıyor. Belki haklılık payı vardır bu yakınmada. Ben Konyalılar’ın özellikle de iş adamlarının başlarının hoş olmadığı bir konudan söz edeceğim.

Konyalı, Konyalı iş adamları kültür-sanatla hiç barışık değiller. Tiyatroya gitmezler. Bir fotoğraf, resim sergisine gitmezler. Böylesi bir etkinliğe sponsor olmak akıllarına bile gelmez.

Bakın, birkaç hafta sürekli devlet tiyatrosuna gidin. Hep aynı yüzlerle karşılaşırsınız. İş adamlarını göremezsiniz. Fotoğraf ve resim sergilerine, önceden televizyonlarda, gazetelerde duyurulsa bile; ancak sanatçının yakın dostları gelir.  Ben bu şehirde, bir sergi açılışında bir sanatçımızın ağladığını gördüm. Yeri geldi mi Konyalılığımız’a toz kondurmayız ama bir sanatçımızın ağlamasına kılımız kıpırdamaz.

Şehrimizde açılan her sergiyi gezmeye çalışırım. Kendim yirmi beş kişisel sergi açtım, karma sergilere katıldım, aralarından biri olduğum için basınımız ve televizyonlarımız bunu defalarca haber yaptı ama hiçbir iş adamımızı o sergilerde görmek kısmet olmadı. Biz sergi açarken belki onlar etliekmeklerini yiyorlardı.

Başta “Konyalı yarım ekmeği bölüşmez” diyen M. Ali Atiker olmak üzere Konyalı sanayici ve iş adamlarına soruyorum. Kaçınızın evinde bir sanatçımızın eseri asılı? Kaçınız hangi aralıklarla tiyatroya gittiniz?

TYB Konya Şubesi, Konya Aydınlar Ocağı neredeyse her hafta etkinlikler yapıyorlar. Bunlara zamanım olduğu müddetçe katılmaya çalışırım. En son TYB Konya Şubesi’nin İl Halk Kütüphanesi’nde büyük şairimiz M. Akif ile ilgili bir etkinliği oldu ama hiçbir işadamımız orada değildi.

Ne yazık ki o eski yazımdaki sözleri yinelemek zorundayım. Konyalı iş adamları, sanayiciler, sanatçılar, kültür adamları ürettikleri her şeyi karşılık beklemeden paylaşıyor. Sizler etliekmeği yine yiyin ama kültüre ve sanata da zaman ayırın ki hayatınız biraz daha zenginleşsin.

Okullarımızda ilk öğretilen marşlarımızdan biri İstiklal Marşımız’dır. TYB’nin İl Halk Kütüphanesi’nde yaptığı etkinlikte Milli Eğitim Müdürü var mıydı, İl Halk Kütüphanesi Müdürü var mıydı, İl Kültür Turizm Müdürlüğü’nden kimse var mıydı? Merak ediyorum.

Kültür-sanat, şehirli olmanın olmazsa olmazlarıdır. Sanırım yaşadığımız şehir Konya, kocaman bir köyden ibaret.

Son bir not.

Siyasetin kızıştığı, seçimlerin yaklaştığı dönemlerde özellikle dikkat ederim, hangi siyasetçi, hangi parti kültür-sanat konularında ne söylemiş diye. Ne yazık ki hiç bir şey söylemiyorlar. Meşhur ve meçhul yüzlerimizin söylemedikleri gibi.

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Çok uzun metinler, küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,Türkçe karakter kullanılmayan yorumlar onaylanmamaktadır.