Yarasa, Mesut beyden özür bekliyor
Rize, İmam Hatip Liselerinin orta kısımlarının ve Kur’an Kursları’nın kapatılmasını getiren reformlara karşı çıkanları “yarasalar” olarak nitelendiren Yılmaz’ı Meclis’e gönderdi. Millet değil ama yarasa Mesut beyden sa
28 Şubat süreninin en cafcaflı günleri... Başbakan Mesut Yılmaz ANAP grubunda öyle bir laf ediyor ki duyanın tüyleri diken diken oluyor.. Ne mi?
Yılmaz, "Tüm meslek liselerinin, anadolu ve güzel sanatların ve diğer liselerin, bu arada imam-hatip okullarının orta kısmının kapatılması ve Kur'an kurslarının kaynağının kurutulması, aydınlık geleceğimizin reform projesidir. Bu projeye "hayır" diyenler ise, aydınlıktan korkan yarasalardır.." mealinde bir laf etmişti..
Üstelik bu lafları öylesine iddialı bir biçimde dile getirmişti ki "Siyasi hayatıma dahi mal olsa ben bunları söylemeyi sürdüreceğim." cümlesini de eklemişti...
Mesut bey, şimdi o lafın muhataplarından oy istedi, bu ülkenin insanlarının toplumsal hafızalarını bir anda sıfırlayarak…
Mesut bey, her şey 3-5 sene sonra tamamen unutulur sanıyorsa yanılıyor… O şimdi meclise giremeyen yılların ANAP’ının başına geçme telaşında…
ANAP tabanı bu lafları nedeniyle 2002 seçimlerinde nasıl barajın dibine gönderdiyse şimdi Yılmaz’dan bir özür bekliyor. Yılmaz’ın Türkiye'ye bir özür borcu var. Yılmaz özür dileyip beyaz bir sayfa açabilir mi kendine. Özür dilemekle bir şey olmaz. Bir yerin eksilmez… Hatadan dönmek de bir erdemdir, ayrıca…
Merhum Turgut Özal, Başbakanken Cezayir'e gittiğinde nasıl onlardan özür dilediyse, Türkiye'nin onlara yönelik geçmişteki bir hatasından dolayı… Şimdi Mesut bey de Türk halkına yönelttiği bir demecinden ötürü pekala özür dileyebilir… Hadi Türkiye’yi bırakın yarasalar özür bekliyor… Tutanak-Memleket