'Verelim yevmiyesini dönsün'

'Verelim yevmiyesini dönsün'

Açılışlarda, eğlencelerde, sokak ortalarında 'sema tartışmaları' daha çok sürecek gibi.

Mehmet Şeker - Yeni Şafak

 

Hacıabi’nin işleri yolunda

 

Dördüncü mağazasını açmaya hazırlanıyor. Davetiyeleri bastırmış, eşe dosta göndermiş. Zincirin halkalarını çoğaltmaya kararlı Hacıabi.

Açılış günü mağazanın kapı önüne çelenkler dizilecek.

 

Gelenlere pilav ayran ikram edilecek. İsteyene meyve suyu... Üstüne makineden çay kahve...

Kısa bir konuşma yapılacak, tebrikler kabul edilecek.

Törene anlam katması bakımından ilk günkü satışlar indirimli.

Bir de süprizi var açılış töreninin.

Bir neyzen neyine üfleyecek, o üflerken bir mevlevî de orta yerde dönecek. Sembolik bir sema ...

Oh ne âlâ .

* * *

Böyle mağaza açılışlarında, düğün, nişan, sünnet törenlerinde, derviş kıyafetli bir iki kişinin, beyaz tennureleriyle dönmeleri, hangi mantıkla izah edilir, bilmem.

Yahut lokantada, çay bahçesinde, turistlere şirin görünmek, ilgi çekmek, iki çay, dört nargile daha satmak için?

 

Mantık şu: "Verelim yevmiyesini, dönsün akşama kadar! Para bende."

Para sende ama mantık sakat!