M. Ali Köseoğlu

M. Ali Köseoğlu

Vali’m, mektuplarınız bende…

Şehrin başına geçmiş olmakla iş bitmiyor…

7’den 70’e herkesin hamisi oluyorsunuz.

Derdi olan adres olarak sizi buluyor.

Önemli bir başarı elde ettiğinde de takdir edileceği makam olarak umuyor insanlar sizi.

 

19 Mayıs İlköğretim Okulu’nu bilirsiniz.

Hani Asmalı Konak dizisi gibi pek çok dizi ve sinema filminden tanıdığımız Selda Alkor’un göbeğinin bahçesine gömüldüğü okul.

Şems-i Tebrizi Camii’ne komşu olan, Konya’nın merkezi bir konumunda bulunan bu okulun ciddi sıkıntıları olduğunu duydum.

Hatta geçtiğimiz pazar günü yapılan veli toplantısında tartışmalar da yaşanmış.

Okul binası en az 3 yıldır tadilat bekliyormuş. Eski olduğu için okulun dışında bulunan tuvaletin hali de içler acısı imiş.

Öğrenciler teneffüste ihtiyaçlarını gidermek üzere okulun tuvaleti yerine evlerine gitmek zorunda kalıyorlarmış.

 

Milli Eğitim, Valilik, İl Özel İdaresi, belediyeler arasında mekik dokuyan okul aile birliği de konunun çözümü noktasında bir muhatap bulamamışlar.

İşte 19 Mayıs İlköğretim Okulu’nun minik öğrencileri de okullarındaki problemlerin çözümü noktasında Vali Osman Aydın’a mektup yazmışlar.

Fakat bu mektubu Vali Bey’e ulaştıramamışlar.

Şimdi bu mektuplar bende…

 

‘Sayın Vali’m’ diye başlayan iki küçük yüreğin okullarındaki aksaklıkların giderilmesine dair isteklerini içeren bu mektupların Vali Bey’in elinde olmasını isterdim…

Çünkü mektubun alıcısı, muhatabı, adresi o…

Başkasına ait olan bir mektubu okumak bana doğru gelemese de miniklerin ağabey olarak görüp, adresine ulaştırmadıkları satırları benim elime bırakmaları, sorumluluk yükledi üzerime.

O iki mektuptan bazı satırları buradan Valimizin dikkatine ben sunayım.

 

İşte ilk mektuptan can alıcı satırlar:

“Sayın Vali’m, Defalarca talep etmemize rağmen bir türlü isteklerimiz karşılanmadı. Sizden ricam okulumuza gelip halimizi görmeniz. Tuvaletlerimizde değil insan hayvan bile durmaz. Okul bahçesinde ışıklandırma bile yok. Bir yağmur yağdığında okulumuz gölete dönüyor. Okulumuzda iki çift kale yok, can güvenliğimiz yok. Şehir merkezinde bu şartlarda eğitim veren okul var mı? Sizin çocuklarınız böyle bir okulda eğitim görseydi ne yapardınız? Ben büyüyünce bilgisayar mühendisi olmak istiyorum, ama bu şartlarda nasıl olurum bilmiyorum. En kısa zamanda yardımlarınızı bekliyorum.”

 

Bilgisayar mühendisi olmak isteyen okul öğrencisinin Vali Osman Aydın’a sorusu net: “Sizin çocuklarınız böyle bir okulda eğitim görseydi ne yapardınız?”

 

İkinci mektupta da önemli bir soru var.

Hemen ondan da bazı satırları buraya açayım:

“Bir okulda olmaması gereken bütün rezillikler var. Can güvenliğimiz bile tehlikede. Ben okulumda tuvalete giremiyorum. Siz böyle bir okula çocuklarınızı gönderir miydiniz? Veya siz böyle bir okulda okusaydınız bizim valimiz olabilir miydiniz? Ben inanıyorum ki olamazdınız. Lütfen bizi ve okulumuzu görmeye gelin.”

İşte minik yüreklerin Vali Bey’e ulaştırmadıkları mektuplarından bazı bölümler bunlar.

Bu mektuptan sadece Vali Osman Aydın’a değil pek çok kişiye mesaj var aslında.

 

Öğrenciler tuvaletlerin berbatlığından, duvarların enginliğinden, dikenli tel olmayışından, okullarına giren sapıklardan, kaloriferlerin yanmayışından, can güvenliğinden bir hayli dertliler.

 

İl Milli Eğitim Müdürü Halil Şahin, İl Özel İdaresi Genel Sekreteri Muammer Sönmez, İl Genel Meclisi Başkanı Sabri Ak, Büyükşehir Belediye Başkanı Tahir Akyürek, Karatay Belediye Başkanı Mehmet Hançerli, Emniyet Müdürü Salih Tuzcu da bu mektubun muhatabıdır.

Öyle inanıyorum ki, kendisine gelen mektubu benim burada açarak önüne serdiğim Vali Osman Aydın, hemen gereken incelemeyi başlatır.

İsmini yukarıda zikrettiğim ileri gelenlerimiz de bu okula giderek sorunları yerinde tespit ederler ve gereken çalışmayı başlatırlar.

 

24 Kasım Öğretmenler Günü de yaklaşmışken, böyle bir soruna el atmak ne kadar da anlamlı olur.

 

Mektubun biri şöyle bitiyor:

“Bizlere böyle bir eğitimi layık gördüğünüz için teşekkür ederiz.”

 

 

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Çok uzun metinler, küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,Türkçe karakter kullanılmayan yorumlar onaylanmamaktadır.
2 Yorum