Uyumayan 24 saat yaşayan şehirler

Uyumayan 24 saat yaşayan şehirler

Dubai’ye uyumayan şehir deniliyormuş. Bu cümle ile ne denilmek istendiğini doğrusunu söylemek gerekirse merak etmiştik. İlerleyen saatlerde gördüklerimiz ile ne denmek istendiğini çok iyi anlıyorduk.

Dubai’ye uyumayan şehir deniliyormuş. Bu cümle ile ne denilmek istendiğini doğrusunu söylemek gerekirse merak etmiştik. İlerleyen saatlerde gördüklerimiz ile ne denmek istendiğini çok iyi anlıyorduk.

 

Birleşik Arap Emirliklerinin başkentini bile geride bırakıp herkesin adeta zihninde bile ezbere bildiği Dubai’ye gün doğarken indik. Uçaktan Dubai mistik görüntü ile adeta insanı büyülüyordu. Uçağımız inişe geçip alçaldıkça aşağısı bir şehir değil sanki maketten yapılmış müthiş bir eserdi. Basra körfezi uçaktan ne kadar ihtişamlı ise bölgenin gündüzü de insanı sanki rüyalar âlemine götürüyordu.

Sabah kahvaltısını İstanbul Restoran’da yaptık. Bu işletmenin genç sahibi Kayserili genç hayatından son derece memnundu. Restoranda çalışan Batmanlılar ve Rizeliler arasında acaba bir de Konyalı hemşerimi bulabilir miyim diye bir anda umutlanmıştım.

Ama8 bin civarında Türk’ün yaşadığını öğrendiğimiz Dubai’de gezimiz boyunca bir tek Konyalıya bile rastlayamadım. Bu ülkede Türklerin büyük bir çoğunluğu patron işletmeci yani işveren konusunda imiş. İşçi olarak çalışan Türk insan sayısı çok azmış. Sıcak ve soğuk hava değişimindeki keskin rakamlar şehrin üzerinde ki sisi etkili kılıyor. Öyle ki bizim Dubai’ye indiğimiz günden bir gün önce İstanbul Dubai seferini yapan THY uçağı aşırı sisten dolayı Dubai yerine Umman’a inmek zorunda kalmış. Bunu öğrendim zaman ne kadar şansı olduğumuzu hissediyordum.

Hava sıcaklığı gündüzleri ortalama 32 derece geceleri ile 20 dereceye kadar düşüyormuş. Tabii uçaktan iner inmez havalimanında ki birleşik Arap Emirliği mensubu görevli Arapların rahat ve yavaş hareketleri bizim gibi tüm kafilede ki insanların dikkatini çekiyordu.

Dubai’de yenilen içilen gıdaların hepsi ama hepsi ithal imiş. Etin en iyisi ise Avusturya’dan geliyormuş.Dubai’ye uyumayan şehir deniliyormuş. Bu cümle ile ne denilmek istendiğini doğrusunu söylemek gerekirse merak etmiştik. İlerleyen saatlerde gördüklerimiz ile ne denmek istendiğini çok iyi anlıyorduk. Şehir 24 saat hareket halindeydi. İnsanlar gündüz işlerinde gece ise eğlencedeydi. Gece gördüğümüz sahneler ile buranın bir İslam Devletinden çok Avrupa ülkesini hatırlatıyordu.

Uzun yılar İngilizlerin himayesinde bir sömürge olarak kalan topraklardan İngilizler ayrılırken tarihi de adeta silip gitmişler. Ülkede tarih adına eser bulmak görmek için çok gezmeniz gerekiyor.

SOSYAL HAYAT

Yerli halk yani Araplar sosyal yaşamda hep 1 numaralı insanlarmış. Her olayda ne zaman nerede ne olursa olsun Araplar öncelikli olarak haklı çıkıyorlarmış. Araplarla birlikte haklılıkta İngilizlere de öncelik tanınıyormuş. Bunları Amerikalılar ve dördüncü sırada da Türkler alıyormuş. Burada en değersiz insan topluluğu Hintliler görülüyor. En ufak bir suç olayında Hintliler sınır dışı ediliyorlarmış

50 BİN KİŞİLİK DÜNYANIN

ÜÇÜNCÜ BÜYÜK CAMİSİ

Ülkenin başkentine girerken görenleri etkileyen en büyük eser ise 50 bin kişinin aynı anda ibadet edebileceği büyüklükteki Dünyanın üçüncü büyük camisi olan Zayed bin Nahyan Camisi ile karşılaşıyorsunuz. Cami çevresinde ki alanların çevre düzenlenmesi bahçeye giriş kapısı daha tamamlanmamış. Çevre duvarların inşaat çalışmaları ve kapı inşaatı halen devam ediyordu. Ancak camii muhteşem bir tablo ile karşınızda duruyordu. Bembeyaz kubbeleri göz alıcı ihtişamı ile caminin içine adım atmadan etkileniyorsunuz. Caminin içine girdiğinizde hissettiğiniz şey tek şey ihtişam. Şehir dünyanın en zengin şehri camisinin de ihtişamlı olması normal diye ilk anda aklınıza gelebilir. Ama Caminin içinde kaldıkça muhteşem atmosfer ile sizin kendi dünyanız ayaklarınızı yerden kesiyor. Caminin halısı İran halısı. Bu halının bir diğer özelliği ise dokunması caminin içinde dokunması. Almanya’da hazırlanan 10 metre boyundaki kristal avizesi de yine dünyanın en büyük avizesi. Caminin avlusu altın ravaklar arasında dolaşırken vaktin nasıl geçtiğini unutuyorsunuz.

HİNTLİLER HER TAŞIN ALTINDA

Hintliler bu ülkede nüfusları ile adeta her işte her köşede karşınıza çıkıyorlar. Evlerde, otellerde, lokantalarda, sokaklar caddeler temizlenirken, en büyük şirketlerde ofis görevlileri olarak aklınıza gelebilecek her yerde onlar var. İddiaya göre dünyanın en iyi Hint lokantaları, Hint elbiseleri satan mağazalar burada imiş. Öyle ki Hint baharatları, yiyecekleri, Birleşik Arap Emirliklerinin en lüks lokantalarından gemi turlarında ki yiyeceklere kadar girmiş.

Hintliler burada çok ucuza çalıştıkları için, Afgan ve Pakistanlılar bunlara çık kızıyorlarmış. Ayda 100-150 dolara her türlü işi yapan Hintliler iş bulmada zorluk çekmezlerken diğer ülkelerden buraya iş için gelenlerin yine büyük tepkisini alıyorlarmış.

ÇÖLDE SAFARİ

Dubai'ye gelen turistler için vazgeçilmez en önemli organizasyonların başında ise çöl safarisi geliyor. Dünyanın en ünlü jeeplerinden olan ve bu ülkede çok tutulan Toyota Pradalar ile, çöldeki tepeler üzerinde safari yapıp, araç sürüyorsunuz. Süremiyorsanız ya da kendinizde bu tecrübe ve cesareti bulamıyorsanız tecrübeli Arap şoförünüz sayesinde, çöl tepelerinin üzerine filmlerde gördüğünüz gibi büyük bir hızla o büyük tepelere çıkıp sonra da kayarcasına hatta zaman zaman tekerlerin çölden kesildiğini hissedercesine ak kumların üzerinden kayıyorsunuz. Tabii her an devrilme ve takla atma riski ile karşı karşıya kalarak çok farklı bir heyecanı terleyerek yaşayabiliyorsunuz.

DUBAİ’DE YASAKLAR

Rehberimiz burada bize kesinlikle Resmi binaların ve yerli kadınların fotoğraflarının çekilmesinin kesinlikle yasak olduğunu üstüne basa basa ifade ediyor... Dubaililerin ya da Dubai'de çalışan Müslüman yabancıların alkollü içki satın almaları da yasak. Ancak içki içmek isteyenin, adım başı rastlanan lüks otellere ve lokantalara gitmesine engel yok. İçkide yüksek vergi var deniyor ama gördüklerimiz ile bu ülkede içki içilmesi ve satılması nasıl yasak hala anlayabilmiş değilim

DUBAİ’DE GÜVENDESİNİZ

Dubai güvenlik açısından en güvenilir bir bölge olarak gösteriliyor Arabaların evlerin kapıları dahi kilitlenmiyormuş. Suç oranı diye bir şey de söz konusu değilmiş. Ordu Abu Dabi’de Polis teşkilatı ise Dubai’de konuşlanmış. Polis teşkilatında ağırlık sivil polislerde şehir merkezinde bir tek resmi üniformalı polis göremezsiniz. Ama en ufak bir olayda anında tepenizde onbeş yirmi sivil giyimli polisi görebiliyor muşunuz. Polisler Türkiye’de eğitim görüyorlarmış. Bu yüzden de Türkçeyi çok iyi biliyorlarmış işte bu yüzden de gerek Türk turistlere gerekse burada bulunan Türklere çok iyi davranıyorlarmış. Ordunun ve emniyet teşkilatının mühimmat ve araç ve gereç alımı da Türkiye’den olacakmış. Çünkü 4 ay önce iki ülke arasında resmi protokol imzalanmış

 

Birleşik Arap Emirlikleri (BAE)

 

Ülke adı: Birleşik Arap Emirlikleri

Yerel adı: Al Imarat al Arabiyah al Muttahidah

Yönetim biçimi: Monarşi ile yönetilen ve yedi Emirlikten oluşan bir Federasyon

İdari bölümler 7 emirlik: Abu Zaby (Abu Dhabi), Ajman, Al Fujayrah, Ash Shariqah (Sharjah), Dubayy (Dubai), Ra's al Khaymah, Umm al Qaywayn

Başkent: Abu Dabi

Bağımsızlık günü: 2 Aralık 1971 (İngiltere'nin sömürgesinden kurtulup bağımsızlığın resmen ilan edildiği gün)

Milli bayramı: Bağımsızlık günü, 2 Aralık (1971)

Tarih

16. yüzyıl'da başlayan Portekiz etkisi 17. yüzyıl'da yerini İngilizlere bıraktı. Başat kabile Kavasim ile Arabistan içlerinden gelen Vehhabileri korsan olarak ilan eden İngilizler, 1819 - 1820'de kıyı limanlarına karşı saldırıya geçti. Aslında İngilizlerin asıl amacı, bölge ticaretini kendi egemenlikleri altına almaktı. Mahalli esnafın büyük bir direnişi dahi İngilizleri deniz ticaretini kendi güdümleri altına almalarını engelleyememiştir. Sonunda korsanlığa son veren 1820 Genel Barış Antlaşması'nı zorla kabul ettirdiler. 1853 yılında Denizlerde Kalıcı Ateşkes Antlaşması'nın imzalanması üzerine bölgeye Ateşkes Kıyısı adı verildi. İngilizler 1892 yılında Özel Ayrıcalık Antlaşması olarak bilinen bir paktın oluşmasını sağlayarak bölgenin dış politikasını denetim altına aldılar. Ateşkes Kıyısı 1873 - 1947 arasında İngiliz Doğu Hindistan Kumpanyası, sonraki yıllarda da İngiliz Dışişleri Bakanlığı tarafından yönetildi. 1971 yılında İngilizlerin Basra Körfezi'nden çekilmesi üzerine, emirlikler "Birleşik Arap Emirlikleri" adı altında bir federasyon oluşturdu. Birleşik Arap Emirlikleri asırlarca Osmanlı egemenliği altında yaşamış, petrolün bulunmasıyla İngilizler tarafından Osmanlı İmparatorluğu'ndan koparılmıştır. 2 Aralık 1971 İngiltere'den bağımsızlığını ilan etmiştir.

Dil/Din

Ülkede diğer Arap ülkelerinde olduğu gibi resmi dil Arapça’dır. Ancak İngilizce adeta ikinci bir resmi dil halini almıştır. Eğitim kullanılan dilde genelde İngilizce'dir. Ülkede çok yabancı olduğu için (özellikle de Hintli ve Endonezyalı) İngilizce bunun için yaygındır. Bu arada iş ve ticaret hayatında da yaygın olarak kullanılan dil İngilizce olarak kullanılıyor. Ticaret dilinde Fransızca, Arapça ve Farsça’da kullanılıyor. Ülkedeki en yaygın din ise % 96'lık oranıyla İslamiyet'tir. Azınlık dinleri olarak da toplam %4'lük oranlarıyla Hıristiyan, Hindu ve diğer dinler bulunuyor.

Ekonomik Yapı

Ülke yüksek gelir ve büyük bir dış ticaret fazlasına sahip. Dışa açık bir ekonomi anlayışı ile zenginliğinin kaynağı gelirlerin %40'ını oluşturan petrol ve doğalgaz oluyor.

Ülke petrol dışında doğalgaz rezervleri açısından çok zengin bölgedeki diğer ülkelerin de önemli ölçüde mal ve hizmet tedarik ettikleri bir ticaret yapısına sahiptir.

Petrolle başlayan kalkınma, ticaret, finans ve turizm sektörleriyle daha da üst seviyelere çıkmış. Bunların dışında, ülkede gıda, tekstil, mobilya, çimento, alüminyum, seramik, demir-çelik ve cam sektörleri geliştirilmeye çalışılmaktadır.

Konaklama

Başlıca uluslararası zincir otelleri; Hilton, Sheraton, Crowne Plaza, Intercontinental, Hyatt Regency, Holiday Inn ve Marriott'tur.

Dış problemleri: Ebu Musa, Büyük Tunb ve Küçük Tunb adaları konusunda İran'la anlaşmazlık içindedir. Birleşik Arap Emirlikleri, hâlen İran'ın elinde olan bu adaların kendisine ait olduğunu ileri sürüyor.

İç problemleri: Yabancı iş gücüne duyulan ihtiyaç dolayısıyla ülkeye çok sayıda yabancının yerleşmesi bazı ekonomik ve sosyal problemleri de beraberinde getirmiş. Yabancıların yerli halkla kaynaşamaması bazı etnik sorunlara yol açmış. Özellikle Asyalı göçmenler içinde azımsanamayacak sayıda Müslüman olmayan unsurların bulunması da problem oluşturmakta. Kendi ülkelerinde Müslümanlara karşı kin ve nefretle doldurulmuş ve devlet gücünü kullanarak Müslümanları ezmeye alışmış bazı hindular Birleşik Arap Emirlikleri'nde de sorun çıkarmakta. Bazı uzmanlar yabancılar sorununun ileride daha da büyüyeceğinden endişe ediyorlar. Bazı yerliler de bütün hizmet işlerinin hatta emniyetle ilgili görevlerin yabancılara verilmesini kaygıyla karşılıyorlar. Ekonomik problem ise yabancıların çoğunun basit işlerde ve düşük ücretlerle çalıştırılmasından kaynaklanıyor. Bu durum toplumda ekonomik ve sosyal dengesizliğe yol açtığı gibi ekonomik sınıflaşmaya da sebep oluyor. Yabancıların ileride "alt tabaka" olarak görülmekten rahatsız olmaları ve bunun bazı sosyal çalkantılara sebep olması söz konusu olabilir.

Para birimi: Birleşik Arap Emirlikleri Dirhemi.

Gayri safi milli hasılası: 39 milyar 858 milyon dolar. (Yıllık safi artış: % 3.5)

Kişi başına düşen milli gelir: 20.130 dolar.

Sanayisi: Ülkenin en önemli sanayi kuruluşları petrol arıtma tesisleridir. Ruveys'teki arıtma tesisleri günde 300.000 varil petrol işleyebilmektedir. Ruveys'te ayrıca petrol yan ürünleri çıkaran petro - kimya tesisleri bulunmaktadır. Aynı bölgede doğal gaz işleme tesisleri de kurulmuştur ve bu tesislerde protan ve bütan gaz üretilmektedir. Ummunnar'daki arıtma tesisleri de günde 60.000 varil petrol işleyebilmektedir. Birleşik Arap Emirlikleri petrol gelirlerini diğer sanayi alanlarında değerlendirmek suretiyle milli sanayisini geliştirmeye çalışmaktadır. Bu amaçla birçok fabrika ve sanayi tesisi kurulmuştur. Başta gelen sanayi tesisleri çimento, alüminyum, kablo ve kiremit üretimi üzerinedir. Bunların yanı sıra bazı küçük sanayi tesisleri de kurulmuştur. İmalat sanayisinin gayri safi yurtiçi hasıladaki payı % 7'dir. Çalışan nüfusun yaklaşık % 14'ü sanayi sektöründe iş görmektedir.

Enerji: BAE'nde 1991'de 13 milyar 790 milyon kw/saat elektrik üretilmiştir. Aynı yıldaki elektrik tüketimi de bu rakama eşittir. Elektrik enerjisinin tamamı termik santrallerden elde edilmektedir. Kişi başına yıllık elektrik tüketimi ortalama 8460 kw/saattir.

 

Eğitim: İlköğretim altı yaşından başlayarak altı yıl sürüyor ve zorun. Eğitim ücretsiz. İlk ve genel ortaöğretim kurumları bir arada bulunmakta. Bu nitelikte 360 öğretim kurumu, ayrıca 10 adet mesleki ortaöğretim kurumu bulunmakta. İlkokul çağındaki çocukların tamamı, ortaokul çağındaki çocukların % 60'ı bu öğretimden yararlanabilmekte. Ülkedeki tek üniversite Birleşik Arap Emirlikleri Üniversitesi. Üniversite çağındaki gençlerden üniversiteye kayıt yaptıranların oranı % 9'dur. Ülkenin en önemli eğitim merkezi el-Ayn şehri. Üniversite, önemli araştırma kurumları, enstitüleri ve kültür merkezleri bu şehirde. Okuma yazma bilenlerin oranı % 100.

 




 

UĞUR ÖZTEKE