Ünlü şair Bekir Sıtkı Erdoğan vefat etti
Bekir Sıtkı Erdoğan vefat mı etti? Bekir Sıtkı Erdoğan kimdir? Bekir Sıtkı Erdoğan şiirleri... Hancı şiiri Bekir Sıtkı Erdoğan'ın mıdır? Bekir Sıtkı Erdoğan Karamanlı mı? Bekir Sıtkı Erdoğan nerede öldü?
Türk şiirinin yaşayan isimlerinden Bekir Sıtkı Erdoğan vefat etti. Bekir Sıtkı Erdoğan kimdir?
Bekir Sıtkı Erdoğan hayatını kaybetti. Bekir Sıtkı Erdoğan kimdir? 'Hancı' ve 'Kışlada Bahar' isimli şiirleriyle tanınan Bekir Sıtkı Erdoğan, Haydarpaşa GATA Hastanesi'nde dört gündür komadaydı. Erdoğan, dün (24 Ağustos) hayata gözlerini yumdu. Bekir Sıtkı Erdoğan'ın cenaze namazı bugün (25 Ağustos) ikindi namazını müteakiben Üsküdar Çiçekçi'deki Selimiye Camisinde kılındıktan sonra memleketi Karaman'a götürülecek.
BEKİR SITKI ERDOĞAN KİMDİR?
Bekir Sıtkı Erdoğan, 1926 yılında Karaman'da doğdu. Kuleli Askerî Lisesi ve Kara Harp Okulu mezunudur. Ankara Üniversitesi, Dil Tarih ve Coğrafya Fakültesi'ni bitirdi. Heybeliada Deniz Lisesi, İstanbul Alman Lisesi ve Marmara Koleji'nde edebiyat öğretmenliği yaptı. Şiirlerinden bazıları bestelendi. Şiirleri Hisar, Türk Edebiyatı, Yüzakı ve Kubbealtı Akademi Mecmuası başta olmak üzere birçok dergide yayımlandı. Eserleri: Dostlar Başına ve Bir Yağmur Başladı
İŞTE ŞİİRLERİNDEN BAZILARI
BİNBİRİNCİ GECE
Gurbetten gelmişim, yorgunum hancı!
Şuraya bir yatak ser yavaş yavaş...
Aman karanlığı görmesin gözüm!
Beyaz perdeleri, ger yavaş yavaş.
Sıla burcu burcu... ille ocağım!..
Çoluk çocuk hasretinde kucağım...
Sana her şeyimi anlatacağım,
Otur baş ucuma, sor yavaş yavaş.
Güç bela bir bilet aldım gişeden;
Yolculuk başladı Haydarpaşa'dan!
Hancı n'olur, elindeki şişeden,
Birkaç yudum daha ver yavaş yavaş!
Ben o gece, hem ağladım, hem içtim,
İki gün, diyardan diyara uçtum...
Kayseri yolundan, Niğde'yi geçtim;
Uzaktan göründü, Bor yavaş yavaş...
Garibim; her taraf bana yabancı,
Dertliyim; çekinme, doldur be hancı!
İlk önce kımıldar hafif bir sancı;
Ayrılık sonradan kor yavaş yavaş...
Bende bir resmi var, yarısı yırtık,
On yıldır evimin kapısı örtük!
Garip, bir de sarhoş oldu mu artık;
Bütün sırlarını der yavaş yavaş...
İşte hancı! ben, her zaman böyleyim,
Öteyi ne sen sor, ne ben söyleyim...
Kaldır artık, boş kadehi neyleyim,
Şu bizim hesabı, gör yavaş yavaş...
UZAKTAN UZAĞA
Gel deniz bakışlım, sel gibi coş gel,
Bana doğru köpür, bana doğru ak...
Ne haberin gelir, ne mektup, ne tel;
Sen benden uzakta, ben senden uzak...
Her sesi bir âh olur sînemi deler!
Hasretinle neler çekmedim, neler...
Aldı bizi bizden bu mesafeler
Sen benden uzakta, ben senden uzak...
Ben ayna misâli, sen içimde sır;
Ruhum varlığını, seninle tanır.
Ah nasıl yaşanır, nasıl yaşanır?
Sen benden uzakta, ben senden uzak...
Bahtım taştan katı, topraktan yalnız!
Gel ey sarışınlık, gel ruhuma sız...
İkiye bölünmüş sıcaklığımız;
Sen benden uzakta, ben senden uzak...
Ah o şuh sarhoşluk, ah o tatlı dem!
O baygın hararet, o nefes, o nem...
Bu ayrılık pek çok sürer mi bilmem,
Sen benden uzakta, ben senden uzak...
Ey sabah! Ey bakir aydınlık! Sükûn!
Yaklaştır yüzünü, yüzüme dokun!
Gökler yere değmiş, dağ dağa yakın;
Sen benden uzakta ben senden uzak...
Gönül Mecnûn olmuş, kaderim Leylâ!
Ne çöl var ortada, ne dağ, ne yayla...
Gün güne, yıl yıla kavuştu, hâlâ
Sen benden uzakta, ben senden uzak....
memleket.com.tr