Umur Talu'nun çuvaldızı can acıtır

Umur Talu'nun çuvaldızı can acıtır

Erdal Şafak'ın belirli haberleri Sabah'ta yayınlamayacağını belirttiği yazısından sonra, gazete içinden iki eleştiri geldi.

Erdal Şafak'ın belirli haberleri Sabah'ta yayınlamayacağını belirttiği yazısından sonra, gazete içinden iki eleştiri geldi. İlk eleştiri sessiz sedasız, yazının sonuna sıkıştırılmıştı. Emre Aköz'e ait bu eleştiride Aköz

Mustafa Balbay'a ait olduğu iddia edilen günlüklerle ilgili köşe yazısının sonuna yerleştirdiği 2. not son derece dikkat çekici:
" Not 2: Medyada bomba etkisi yapan Balbay günlükleri, dün bazı gazeteler tarafından okurlarına şöyle sunuldu:

Taraf: İlk sayfanın tamamı dahil, dört sayfa ilave (toplam: 7285 santimetrekare). Milliyet: İlk sayfanın tepesinde ve sağında 501 santimetrekare. Radikal: İlk sayfanın tepesinde 301 santimetrekare. Vatan: İlk sayfanın tepesinde 132 santimetrekare. Cumhuriyet: 18'inci sayfanın altında, 205 santimetrekare. Hürriyet: İlk sayfanın altında 69 santimetrekare. Sabah: 0 (sıfır) santimetrekare" diye yazdı. İkinci eleştiri ise Umur Talu'ya aitti. İşte Umur Talu'nun yazısında "Önce bir not" diyerek, yazısının girişinde bir paragraf ayırdığı bölüm:

"Gazetecilik; haber gizleme sanatı değil, haber verme zanaatıdır.

Gazetecilik; devletin, başbakanın, komutanın, emniyetçinin, bürokratın, patronun, ilan verenin yaz dediğini yazma, yazma dediğini yazmama sanatı değil; kamu yararı ve halkın bilgilenme hakkı için gerçekleri arama, hakikati gerekirse onların hepsine inat yazabilme zanaatıdır.

Gazetecilik; sadece resmi belge, kontrollü demeç, açık bilgi sunma, katiplik etme işi değil; didikleme, kurcalama, rahatsız etme, açığa çıkarma, soru sorma, perde arkasını bulma, gizliliği yarma, müsaade edilenden daha fazla hakikate ulaşma gayretidir.

Gazetecilik; güçlü konumda bulunanların sözünü dinleme uysallığı değil, daha ziyade güçsüzlerin sesini duyurma, onlara hakikati iletme ve bu amaçla gerekirse güçlüleri huzursuz etme yaramazlığıdır."