Türkiye'de ırkçılık yapılmamış!
Radikal'den Neşe Düzel'e konuşan Uludağ Üniversitesi Sosyoloji profesörlerinden Hüsamettin Arslan, Türkiye Cumhuriyeti'nin ırkçılık yapmadığını, bunun zaten Anadolu'da maya tutmayacağını söylemiş…
-Türkiye ciddi bir kimlik tartışması yaşıyor. Niye böyle bir kimlik sorunumuz var bizim?
Kimlik problemi bütün dünyada modern bir problemdir. Yani modern insanın problemidir. Kimlik, otantik halkın problemi değildir. Kendi havzasında gelenekleriyle yaşayan, kendini başka uygarlıklarla, kültürlerle ölçme imkânı olmayan, modernleşmeye uğramamış Anadolu'daki halkın 'kimlik' diye bir problemi yoktur. Güneydoğu'daki kimlik sorunu da otantik Kürt halkının değil, modern uygarlıkla tanışmış, Kürt entelektüel elitlerinin sorunudur. Türk etnisiteden gelen otantik halkın da Türklük, milliyetçilik gibi sorunları yoktur. Kürt veya Türk olmak, modern toplum arenasına çıktığınızda önem kazanır. Modern arenaya ilk çıkanlar da genellikle eğitimlilerdir. Bu yüzden de kimlik sorunu önce eğitimlilerde başlar.
-Türkiye geleneksellikten, köylülükten çıkıp modernleşiyor. Kimlik sorunumuz artacak mı?
Evet artacak. Çünkü modernliğin bir özelliği de insanların farklılaşmasıdır. Geleneksel bir Çerkez'in kendisini Çerkez olarak nitelemesiyle bir modernin kendisini Çerkez diye nitelemesi aynı şey değildir. Modern eğitim almamış insanlar kendilerini ırka atıfta bulunarak ifade etmezler. Irk kavramı modernite döneminde çıktı. Bunu, bezelyenin kalıtım yasalarının keşfine götürebiliriz. Bitki ve hayvanlarda deney yapılmasaydı, insanların da ortak genlerden geldiği fikri doğmayacaktı.
-Türkiye'de yaşayan insanların kimliği ne?
Biz, Fransız örneğinde bir cumhuriyet devrimi yaşadık. Devrimci düşünce 'sıfırcı' bir düşüncedir. Devrimciler sıfır noktalarından yani temiz sayfalardan başlamak isterler. Cumhuriyet devrimini yapanlar da geçmişin yükünden kurtulmak istediler. 'Avrupalı modernler, Fransız Jakobenler nasıl kendi ortaçağlarından kurtulduysa, biz de kendi ortaçağımızdan kurtulalım, bir sıfır noktası koyalım ve hayata yeniden başlayalım. Yeni bir devlet, rejim ve kimlik kuralım' dediler. İmparatorluk halkı ne kadar farklıysa, bugün de Türkiye'de o kadar farklılık kesinlikle vardır. Ermeni, Rum, Çerkez, Türk, Kürt herkes var. Cumhuriyet'in kurucuları böyle bir halk devraldılar ve çatışma olmadan homojen toplum yaratmayı en büyük ideal olarak benimsediler. Ve bu halka 'Türk halkı' dediler.
-Türkiye'de yaşanan kimlik sorununun temel nedeni Cumhuriyet'in adını ülkedeki en kalabalık etnik gruptan alması mı?
Temel nedeni bu değil. Bana göre Türk diye bir ırk yoktur. Irkçı düşüncenin vurgu yaptığı öyle kanı belli bir ırk yoktur. Böyle bir Kürt ırkı da yok. Türkiye'de ırk yok. Türkiye' de Ermeni ırkından da söz edemeyiz. Bu coğrafyada Türk, Kürt ya da Ermeni diye saf ırk yok. Başka coğrafyalarda da saf ırk yok. Türk diye bir etnik grup var ama, bu, etnisite bilinci olmayan bir grup. Aslında Türkiye'deki kimlik sorunu dünya konjonktürüyle ilgili. Cumhuriyet'in kurulduğu dönemde Avrupa ulus-devlet çağındaydı. Her ulus-devlet kendini bir etnik kimlikle adlandırıyordu. Bizimkiler de o günün dünyasında yaşamak için konjonktüre uydu.
-Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olan Kürtler, Çerkezler, Abazalar sadece Türk olarak tanınmaktan nasıl bir rahatsızlık duyuyorlar?
Çerkez, Abaza, Pomak, Boşnak bundan rahatsız olmaz ama bir Kürt rahatsız olur. Bir Kafkasyalı devlete karşı kimlik iddiasında bulunabilir ama toprak talebinde bulunamaz. Onun toprağı Türkiye'nin dışındadır. Onlar bize sığınmış halklardır. Kürtler ise biz yokken de buradaydı. Kürtler ve Türkler birlikte yaşamaya mecburlar. Türkiye'de etnisite bilinci tutmayacak.
-Türk milliyetçiliği tutmadı mı?
Tutmadı. Kürt milliyetçiliği de tutmayacak. Milliyetçilik Türkiye'de tutmaz. Biz, imparatorluk halkıyız ve çok renkliyiz. Bundan daha güzel bir halk bulunamaz. Her şey var.
-Kimlik tanımlamalarının toplumlar için çok önemli olduğunu görüyoruz. Neden Türk veya Kürt olmak Türkiyeli olmaktan ya da Anadolulu olmaktan daha önemli?
İnsanların aslında bir sürü kimliği var. Mesela ben birinin dayısıyım. Dayı kimliğim var. Üniversitede hocayım. Hoca kimliğim var. Galatasaray taraftarıyım, Galatasaraylılık kimliğim var. Kimlik çoğuldur. Önemli olan insanların hangisini öne çıkardığıdır. Eğer kişi etnisite tartışması yapan bir toplumda yaşıyorsa, etnik kimliğini öne çıkarır. Biri ısrarla ben Kürdüm diyorsa, öbürü de diğer kimliklerini bir yana atıp ben de Türküm diyecektir. Şu sıra bazı kesimler etnik kimliklerini öne çıkarıyorlar. Vatandaşın derdi ise başka. 400 lira asgari ücretle yaşayan ya da işsiz olan geçim derdindeki insanlar oturacaklar, kimlik tartışacaklar, öyle mi? Gülerler buna. Neşe Düzel/Radikal