Türkiye üniversiteleri bilim üretmiyor
AKTİSAD’ın konuğu olarak Konya’ya gelen Eğitimci-Yazar Mustafa Arslan: “25 yılda Türkiye dünya bilimine yüzde 1'lik bir katkı bile yapmadı”
AKTİSAD’ın toplantı salonunda “Teknoloji ve Eğitimin Tarihi Gelişimi” konulu bir program düzenlendi. Programda konuşan Eğitimci-Yazar Mustafa Arslan, büyük ve güçlü olmanın yolunun bilgi ve teknolojiye sahip olmaktan geçtiğini söyledi.
Bilgi ve teknolojinin gelişme sürecine değinen Arslan; “Bilim hiç kimsenin değil, insanlığın ortak malıdır. Hiçbir şey olduğu gibi kalmıyor; Dün doğru bildiklerimiz bugün yanlış olarak karşımıza çıkıyor. Bilimin ilerlemesiyle hayat durağan süreç değildir. Durma, yorulma ve Doyma bilmeden, sürekli okumalı, araştırmalı, yenilenmeli ve kendimizi geliştirmeliyiz. Dinimizin ilk emri oku olmasına rağmen okumuyoruz. Okumayan kişi düşünce üretemez. Eski ABD Başkanı Clinton “Hz. Muhammed (a.s.m.) hayatta olsaydı arabayı ilk icat edenler Müslümanlar olurdu” diyor, çok doğru bir tespit. Biz maalesef değerlerimize sahip çıkıp, gereklerini yapmadığımız için hala 2. sınıftayız. Muhteşem bir geçişi olan ve bir dönem medeniyetin zirvelerinde yer tutmuş bizlere bu durum hiç yakışmıyor. 30’lu yaşlara gelmiş gençlerimizin hala belirli bir meslekleri yok, ne yapacaklarını bilmiyor. Maalesef eğitim kurumlarımız diplomalı işsizler yetiştiriyor. Bakıyorsunuz meslek lisesinde okuyor. Elinden bir iş gelmiyor. Basit bir tamiratı bile yapamıyor. Sanayi ile mesleki eğitim veren kurumlarımız arasında sağlıklı bir ilişki yok. Bir yanda nitelikli eleman diye yüksek sesle bağıran işadamlarımız, bir yanda da elinden hiçbir şey gelmeyen eğitimli işsiz gençlerimiz" oiye konuştu.
Tarihi şahsiyetlerin başarılarından örnekler vererek konuşmasını süsleyen Arslan "Ünlü müzisyen Beethoven, ilk eserini 13 yaşında bestelemişti, Fatih Sultan Mehmet, İstanbul’u fethettiğinde 21 yaşında idi. Ünlü fizikçi İsaac Newton, yerçekimi kanununu keşfettiği zaman 24 yaşında bulunuyordu. Goethe, ilk şiirlerini 10 yaşında iken yazmıştı. Mozart, henüz 6 yaşında iken konser vermeye başlamıştır. Yapay tartışmalara boğulan Türk üniversiteleri, bilim üretmeyi unuttu! Son 25 yılın uluslararası bilimsel dökümüne göre Türkiye dünya bilimine yüzde 1'lik bir katkı bile yapamamış. Durumumuzu değiştirmek istiyorsak, rahatımızdan feragat edip, durumumu iyi etüt edip, ilim ve bilime çok önem vermeli, daha çok çalışmalıyız” dedi.
Ferit Hepokur-Memleket