Türkiye kritik eşikte
Türkiye'de doğan çocuk sayısı eğer artırılamazsa, ülke 2050 yılına geldiğinde yok olmaya başlayacak
Bir ülkede yada toplumda nüfusun ve kültürün sabit kalabilmesi için aile başına düşen çocuk sayısının 2,1'in altına düşmemesi gerekiyor. Eğer sayı 2,1'in altına düşer ve 2,0'a gelirse bu sefer nufüs sabitleniyor. Bunun da altına indiği an nüfusta azalmalar başlıyor.
Eğer nüfus artış hızı aile başına 1,8 altına düşerse o zaman geri dönülmez eşik başlıyor ve nüfus hızla gerilemeye başlıyor. Uzmanlar 1,8'lik kritik eşiğin uzun yıllar boyunca düzelemeyeceğine de dikkat çekerek o kültürün yok olmaya başlayacağına dikkat çekiyor.
2010-2015 dönemi tahminlerine ve yapılan araştırmalara göre şuan Türkiye'nin doğurganlık hızı tam olarak 2,1. Yani şuan az da olsa nüfusumuzu artırabiliyoruz. Ancak önceki yıllarda doğurganlık hızının 2,5 ve 3 arasında seyrettiği göz önüne alındığında, herhangi bir müdahale yapılmazsa nüfus giderek azalmaya başlayacak.
GERİ DÖNÜLMESİ İMKANSIZ RAKAM 1.3
Araştırmalara göre eğer bir müdahale ya da teşvik yapılmazsa 2050 yılına geldiğimizde doğurganlık hızımız 1,8'e gerileyecek ve bu noktadan sonra Türkiye nüfusu gerilemeye başlayacak. Eğer düşüş buradan da devam eder ve 1.3'e inerse işte artık o noktadan geri dönmek artık imkansız olacak. Tıpkı şuan Avrupa'nın içinde olduğu durum gibi.
Hükümetin 3 çocuk istemesi ve bu yönde çalışmalar hazırlamasının arkasında yatan en büyük gerçek de işte bu. Eğer gerekli çalışmalar yapılmazsa Türkiye nüfusu 2050'den sonra geri dönülmesi çok zor eşikten geçecek ve o yıl 96 milyona kadar ulaşmış nufüs azalmaya başlayacak.
Örneğin ABD'de doğum oranı, 1970 yılındaki yıllık yüzde 2,55'ten, bugün 2,1 seviyesine geriledi. Bütün çabalara ve teşviklere rağmen de bu oran düşmeye devam ediyor. Bugün her altı kişiden biri 65 yaşın üzerinde.
AVRUPA GERİ DÖNÜLMEZ EŞİKTE
Doğum oranı en az olan 10 ülkeden 9'u Avrupa'da bulunuyor. Avrupa'da doğum oranı istikrar eşiği olan 2,1'den çok daha az, 1,3 seviyesinde. Bu eşiğin üstünde olan hiçbir Avrupa ülkesi yok. Avrupa'da, fabrikaları kimin çalıştıracağı, tarımı kimin yapacağı en büyük sorunlardan biri haline gelmiş durumda. Doğum oranı düşüşü gelişmekte olan ülkelerde de sorun olmaya başladı. Çin'in doğum oranı 1970 yılındaki 5,8'den günümüzde 1,6'ya, Hindistan'ınki 5,8'den 2,9'a, Endonezya'nınki 5,6'dan 2,4'e geriledi.
DÜNYA BİRİNCİSİ İSRAİL
Yahudilerin aile başına çocuk sayısı Amerika ortalamasının çok üzerinde. İsrail'de de ailelerin çocuk yapması teşvik ediliyor. Aile başına düşen çocuk sayısı bu ülkede 3 ila 4 arasında değişiyor. İsrail içinde en yüksek doğum oranı "Ultra Ortodoks" ailelere ait; gruptaki her bir Yahudi aile başına yaklaşık 8 çocuk düşüyor.
2003 yılı istatistiklerine göre İsrail'deki Yahudi aile başına ortalama 4,8 çocuk düşüyor. İsrail, aile başına düşen çocuk sayısında dünyada birinci.