TÜGVA Yüksek İstişare Kurulu Üyesi Erdoğan:

TÜGVA Yüksek İstişare Kurulu Üyesi Erdoğan:

"Bu halk oylamasının en büyük faydası Türkiye'deki muhalefet sorununu çözmesiyle olacak. Artık partilerin başına halkına hesap vermeyen, halkın değerleriyle halkın iradesiyle kavgalı olan insanlar duramayacak. Kasetle kumpasla gelemeyecek. Onun için bu ha

SAKARYA (AA) - Türkiye Gençlik Vakfı (TÜGVA) Yüksek İstişare Kurulu Üyesi Bilal Erdoğan, halk oylamasının en büyük faydasının Türkiye'deki muhalefet sorununu çözmesi olacağını belirterek, "Artık partilerin başına halkına hesap vermeyen, halkın değerleriyle halkın iradesiyle kavgalı olan insanlar duramayacak. Kasetle kumpasla gelemeyecek. Onun için bu halk oylaması çok önemli." dedi.

Erdoğan, Atatürk Spor Salonu'ndaki "Yeni Anayasa ve Gençlik" konulu konferansta yaptığı konuşmada, gençliğini vatanı, inancı ve ilim uğruna yaşayanlara Hazreti Muhammed'in Hadis-i Şeriflerinde büyük müjdeler verildiğini hatırlattı.

Türkiye'de "Gençlerden, bu milletten bir şey olmaz, göbeğini kaşıyan adamlar, cahil halk" diyenlerin olduğunu ifade eden Erdoğan, milletin onları 15 Temmuz'da yere serdiğini, gençlerin onları mahcup ettiğini belirtti.

Türkiye için 16 Nisan'ın dönüm noktası olduğunu dile getiren Erdoğan, 1950'de Adnan Menderes'in, 1983'te Turgut Özal'ın ve 2002'de Recep Tayyip Erdoğan'ın seçildiği seçimlerden daha önemli olan bir halk oylamasına gidildiğini ifade etti.

Bilal Erdoğan, 1950 seçimlerinde milletin ezanların yasaklandığı bir ortamda sandık başına gittiğini hatırlatarak, şöyle devam etti:

"Cenaze namazını kıldıracak hocaların bulunamadığı bir ortamda sandık başına gitti. On binlerce caminin ahıra çevrildiği, satıldığı, yıkıldığı bir dönemde sandık başına gitti. İnancını yaşayabilmek, ezanını geri kazanabilmek için, dinini öğrenebilmek için, Adnan Menderes'i başbakan yaptı. 1983 seçimlerinde bu millet darbecilere ders vermek için, milleti birbirine düşman edenlere ders vermek için, merhum Turgut Özal'ı iktidar yaptı. 2002'de millet 28 Şubat'çılara, Türkiye'yi ekonomik buhrana sokanlara ders vermek için, eski siyasi eliti tamamen baraj altına gönderdi ve Recep Tayyip Erdoğan'ı iktidara getirdi."

AK Parti'nin iktidarda bulunduğu 14 yıllık dönemde Türkiye'nin ciddi refah gördüğünü, milli gelirin 3 katına yükseldiğini anlatan Erdoğan, Türkiye'nin dünyada gıptayla izlenen projeleri başlayan, bitiren ve hayata geçiren bir ülke haline geldiğini aktardı.

Erdoğan, Türkiye'nin kendi insanının kalkınmasını başarmasının yanında, dünyada milli gelirine oranı itibarıyla kişi başına en büyük dış yardımı yapan ülke haline geldiğini, Balkanlar'da, Gazze'de, Myanmar'da ve Kuzey Afrika'daki mazlum milletlerin Türkiye'ye umutla baktığını ve Türkiye'den başka da umutlarının kalmadığını kaydetti.

Türkiye'nin son 14 yılı Recep Tayyip Erdoğan'ın liderliğinin sonunda artık 2053, 2071 hedeflerinden konuşmaya başlandığını vurgulayan Erdoğan, Türkiye'nin krizle yatıp krizle kalkan, koalisyonla yatıp darbeyle kalkan bir ülkeden, hedefleri olan bir ülke haline geldiğini anlattı.

Erdoğan, "Bu kadar güçlü bir devleti, Batı devletlerinin, Avrupa'nın hazmedebileceğini sanıyor musunuz? Mümkün değil. Türkiye'yi hem rakip olarak görüyorlar hem de Türkiye'nin onların adaletsizlik ve zulümlerine karşı duruşunu kabul edemiyorlar." dedi.

- "Muhtarlıkları kapatacağını nasıl uyduruyorsun"

1961 ve 1982 anayasalarının darbeciler tarafından yazıldığını belirten Erdoğan, ilk kez 2010 referandumuyla AK Parti'nin önderliğinde halk iradesinin kısmen anayasaya yansıtılmaya çalışıldığının altını çizdi.

Anamuhalefet partisi lideri Kemal Kılıçdaroğlu'nun halk oylamasındaki 18 maddeyle ilgili konuşmalarından bahseden Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Muhtarlıklar kapatılacak diyor. Tayyip Erdoğan cumhurbaşkanlığında, milletin evinde bugüne kadar 16 bin muhtarı ağırlamış ve '55 bin muhtarın hepsini ağırlayacağım' diyor. Muhtarlıkları kapatacağını nasıl uyduruyorsun. Gençler, Türkiye'de siyasetin, artık yalanla iftirayla yapılmasından bıkmadınız mı? Bu halk oylamasının en büyük faydası, Türkiye'deki muhalefet sorununu çözmesiyle olacak. Artık partilerin başına halkına hesap vermeyen, halkın değerleriyle halkın iradesiyle kavgalı olan insanlar duramayacak. Kasetle kumpasla gelemeyecek. Onun için bu halk oylaması çok önemli. Meclis'i fesh etme yetkisi nerede? Eğer sistem tıkanırsa yasamayla yürütme arasında denge gözeten bir sistem olduğu için, bu ikisi arasında bir tıkanıklık olursa halkın hakemliğine gitme şansı veriyor. Yasama organı olan Meclis'e ve cumhurbaşkanına bu yetkiyi veriyor. Cumhurbaşkanı veya Meclis, sistem kilitlenmesi, sistemde sıkışma olması durumunda kendini ve diğer organı tekrar sandığa götürüyor. Bundan daha adil ne olabilir."

Türkiye'de parlamenter sistemin hiçbir zaman işlemediğini söyleyen Erdoğan, parlamentodan çıkan yasaların bir şekilde bürokratlarca işlemez hale getirildiğini aktardı.

- "Bu ülke ne çektiyse koalisyonlardan, CHP zihniyetinden çekti"

Bilal Erdoğan, yeni sistemde yasama için ayrı, yürütme için ayrı oy kullanılacağının altını çizerek, şunları kaydetti:

"Dolayısıyla millet isterse yasamayla yürütme arasındaki dengeyi kendi oylarıyla sağlamış olacak. Bunu ana muhalefetin lideri anlayabilir mi? Anlayamaz ama sizler anlayın istiyorum ki anlamayanlara bunu anlatın. Onların yalanlarını, uydurmalarını yüzlerine vurun inşallah. İnsanların kafasını karıştırıyorlar. Bu işi rejim meselesi haline dönüştürmeye, partizan bir meseleymiş gibi insanlara sunmaya çalışıyorlar. Bu mesele Türkiye meselesi. Bu mesele 15 Temmuz'u yaşayan bir milletin iradesinin yönetimine yansımasını, sistem noktasında temin etmesi meselesi. Yani halkın iradesiyle yönetim arasındaki aracıları devreden çıkaracağız. Sizi sandıkta seçtiklerinizin mi yönetmesini istersiniz, tankı, topu, tüfeği, parası olduğu için güçlü olan insanların yönetmesini mi ya da ipi kimin elinde olduğu belli olmayan uşakların, ajanların yönetmesini mi? En önemlisi bu sistemde koalisyon olmayacak. Gençler koalisyon nedir bilmez. Koalisyon dediğin rezilliktir, istikrarsızlıktır, parti liderleri arasında at pazarlıklarıdır, kavgalardır. Koalisyon dediğin beceriksizliklerini ortağına yüklemektir. Büyüklerimiz daha iyi bilir, bu ülke ne çektiyse koalisyonlardan, CHP zihniyetinden çekti. Bu sistemde koalisyon yok. Beni Anamuhalefet partisi lideri de onaylayacaktır, bu sistemde ne tek başlılık var ne de çift başlılık var. Bu sistemde ikisi de olmadığı için ikisini de söylüyor. Bu yeni dönemde 18-25 yaş arasındaki genç kardeşlerimize milletvekili seçilme imkanı geliyor."

- "Bu ülkeyi yönetilebilir kılmak için 16 Nisan'da 'Evet' diyoruz"

Dünyanın çalkantılı bir dönemden geçtiğini, Avrupa'nın karışık, Amerika'nın sıkıntılarının olduğunu ve Asya'da ciddi sorunların konuşulduğunu vurgulayan Erdoğan, "Acaba dünya bir üçüncü savaş yaşar mı? Bu konuşuluyor." dedi.

"Türkiye, koalisyon, darbe, ekonomik kriz kaldırabilir mi, bundan size yeni bir gelecek kurulabilir mi mümkün değil." diyen Bilal Erdoğan, sözlerini şöyle tamamladı:

"Bize bu çalkantılı dönemde güçlü liderlik, yönetilebilir bir Türkiye olmak lazım. Onun için bu anayasa değişikliği çok önemli. Recep Tayyip Erdoğan için değil, ondan sonra Türkiye'nin istikrar kazanması için. Tayyip Erdoğan'dan sonra güçlü liderlik olmazsa bu ülke yönetilebilir olur mu sizce? Mümkün değil. Bu ülkeyi yönetilebilir kılmak için 16 Nisan'da 'Evet' diyoruz. 'Hayır' Türkiye'ye hiçbir yenilik vadetmiyor. 'Hayır' Türkiye'ye sadece geçmiş vadediyor. 'Evet' Türkiye'ye yeni bir ideal, yeni bir gelecek vadediyor. 21'inci yüzyılda dünyanın en güçlü 10 ekonomisine girecek bir Türkiye vadediyor. Bu umudun, bu idealin parçası olmaya var mıyız? Sakarya, eğer en az yüzde 75 'Evet' çıkarırsa emin olun Türkiye'de yüzde 60 'Evet' çıkacaktır."

- "Bizim çok güçlü liderimiz var"

AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Şaban Dişli ise güçlü Türkiye için çok önemli bir fırsatın yakalandığını belirtti.

Bu sürecin başarıyla geçilmesi gerektiğini belirten Dişli, "Güçlü Türkiye için güçlü ekonomi gerekiyor. Güçlü ekonomi için hızla çalışmamız gerekiyor. 2016 büyüme rakamlarımız açıklandı. Ortalama yüzde 3,5 büyüdük. Önümüzdeki siyasi takvim netleştikten sonra Türkiye kaldığı yoldan devam edecek. Güçlü ekonomi, güçlü ordu, ondan sonra da güçlü nüfus gerekiyor. İşte sizler gibi genç nüfusu hızla istihdam etmemiz gerekiyor. Ondan sonra da güçlü lider gerekiyor. Bizim çok güçlü liderimiz var. Dünya lideri Recep Tayyip Erdoğan'ımız var. Bu 4 faktörlü Türkiye'yi güçlü bir ülke yapacağız." diye konuştu.


AA

Kaynak:Haber Kaynağı

Etiketler :
Önceki ve Sonraki Haberler