Tolu: Makam için siyaset yapılıyor

Tolu: Makam için siyaset yapılıyor

SP Seydişehir İlçe Teşkilatı tarafından düzenlenen mart ayı ilçe divan toplantısı parti binasında yapıldı.

Geniş Bir katılımla icra edilen divan toplantısına katılım bir hayli yoğundu. Toplantıya Saadet Partisi G.İ.K. Üyesi ve SP İl Başkanı Av. Veli Tolu, SP Karabük İl Sorumlusu Serdar Akça, SP İl Başkan Yardımcısı Mehmet Kuşdemir ve belde başkanları Köy ve Mahalle Temsilcileri katıldı

Toplantıda ilk olarak Seydişehir ilçe başkan Yardımcısı Mehmet Kelle “Bütün beldelerde belde teşkilatlarımız kurulmuş olup mahalle temsilcilerimiz de yapılan çalışmalar neticesin de tespit edilmiştir. Artık Seydişehir ilçe teşkilatı seçime hazırdır. Görülmüştür ki artık salonlar partimize yetmemektedir. Bundan sonra ilçe divan toplantılarımızı ilçemizin en büyük salonlarımızda icra edeceğiz” dedi. Toplantıda daha sonra Saadet Partisi G.İ.K Üyesi ve İl Başkanı Av. Veli Tolu, “Siyaset iki şey için yapılır. Ya Makam mevki için, ya da vatan sevgisi, Milet sevgisi ile ülke çıkarlarını milletin çıkarlarını her şeyin üzerinde tutan bir niyet ve yüksek idealler için yapılır. Yönetime talip olan insanlar bu iki amaçtan birisini kendilerine amaç olarak belirlerler” dedi.

“İnsanlar makamları işgal etmek için siyaset yapıyorsa kazanmış olduğu makamı, dünyalık değerler için feda edemeyeceği hiçbir şey yoktur” diyen Tolu, “Türkiye çok milletvekilleri ve başbakanlar gördü, hangilerinin ikbal, hangilerinin milletin menfaatlerini memleket çıkarları için kullandığını milletimiz takdir etmiştir. Bizim siyasi geçmişimizde 40 yıldır hiçbir rakibimiz ya da kişi ve kuruluş ‘Mili Görüşçüler siz milletin menfaatlerini düşünmediniz şu noktada kendi menfaat ve çıkarlarınız için siyaset yaptınız’ diyemez. Saadet Partisinin bu ülkede temelleri en sağlam geçmişi ve birikimiyle iz bırakmış bir partidir. Bugün geldiği nokta itibari ile Türkiye siyasetinin geleceğine yön veren siyasi partinin adı Saadet Partisi’dir. 2005 yılında laik-anti laik kavganın kıvılcımı atıldı, hepimize yalan söylediler.

2005 yılı sonunda Milletin bu hükümete vermiş olduğu 3 yıl dolmak üzereyken hükümet şöyle bir baktı ekonomide bir gelişme yok, insan hak ve özgürlüklerinde bir gelişme yok o zaman hemen bir kavga çıkarmak lazım ve bu kavganın üzerine siyaset bina etmek lazım dedi ve 2005 yılının nisan ayında AB’nin dayatması ve direktifleriyle anayasa değişikliği yaptı. Bu anayasa değişikliğini de 1982 anayasasının kurmuş olduğu ‘YÖK Genel Kurmay 1 temsilci bulundurur’ ifadesinin anayasadan çıkardı ve bunu hepimiz alkışladık evet demokratikleşiyoruz, insan hak ve hürriyetleri önünden engeller kalkacak diye sevindik. Bütün anayasal düzenlerde şarttır, bütün kanunlar anayasaya uygun olmak zorundadır.

Bundan 10 gün sonra Türkiye’de uyum yasaları çıkartıldı çıkarılan uyum yasaları çerçevesinde YÖK’ün personel düzenlemesi yeniden ayarlandı. Ve dediler ki o kanun tasarısı içerisinde şimdi biz kat sayı adaletsizliğini de kaldıracağız ve artık bu ülkede meslek liseleri de diğer liselerle eşit şartlar altında üniversite sınavına girecekler bununda hazırlığını yapıyoruz dediler. Türkiye’de kıymet koptu bütün meslek lisesi mezunları, aileleri insaf sahibi bütün vatandaşlarımız heyecanlandı alkışladı ve hükümete övgüler yağdırdı bizde destekledik.

Fakat tezgâhı anlayın oyunu anlayın CHP karşı çıkıyor ve CHP’nin karşısında bütün herkes bir blok halinde bu kanunun çıkarılmasını istiyor. Nisan ayında bu kanun çıkartıldı. Cumhurbaşkanına gönderildi! Ardından bir baktık ki tasarıya 10 gün önce anayasadan Genel Kurmay 1 temsilci bulundurur ibaresini çıkartan iktidar kanun taslağında bu ibareyi çıkarmamış! Bu nasıl bir tezgâhtır bu nasıl bir oyundur” şeklinde konuştu.