'Teşkilatlanmamız devam edecek'
Diva-Sen Genel Başkanı Demirci, Türkiye'de 13 bin kadrolu din görevlisi ihtiyacı olduğunu belirterek "Devlet bu kadroları doldurmaz ise, camileri gelir başkaları doldurur" dedi.
Türkiye Diyanet ve Vakıf Hizmetleri Kolu Kamu Görevlileri Sendikası (Diva-Sen) Genel Başkanı Hüseyin Demirci, gecesiyle gündüzüyle milletine hizmet etme sevdasında olan, sabahın erken saatinden geç saatine kadar görevinin başında olan din görevlilerinin almış olduğu maaşın açlık sınırın altında olduğunu söyledi.
Camiler ve Din görevlileri haftası dolayısıyla Genel Merkez Binası'nda basın toplantısı düzenleyen Demirci, "Diyanet İşleri Başkanlığı bütün siyasi görüş ve düşüncelerin dışında kalarak İslam dininin inanç, ibadet ve ahlak esasları ile ilgili işleri yürütme, din konusunda toplumu aydınlatma ve ibaret yerlerini yönetme görevini yerine getiren bir kurumdur. Bu vesile ile din görevlisinin toplumun her kesiminden teşvik ve saygı görmesi, hayat standartlarının sosyal ve ekonomik yönden iyileştirilmesi ve toplum içindeki hak ettikleri yeri almalarını bekliyoruz" dedi. Türkiye genelinde 13 bin din görevlisi açığı bulunduğunu hatırlatan Demirci, "camilere kadrolu din görevlisi verilmesi gerekir. Eğer devlet bu açığı kapatmaz ve kendi memurunu göndermez ise o zaman camileri başkaları doldurur" uyarısında bulundu.
Demirci, basın mensuplarının "niçin yeni bir sendika kurma ihtiyacı duydunuz" sorusunu ise şöyle cevaplandırdı: "Sendikaların siyasi partilerle ilişkisini gördük. Özellikle diyanet ile ilgili bir sendika hiçbir parti ile ilgisi olmaması ve her partiye eşit yaklaşması gerekir. Bu sebeple yeni bir sendika kurduk. Sendikamıza çok sayıda üye katıldı. İnşallah Türkiye genelinde de teşkilatlanmamız devam edecek" dedi.
Türkiye'nin AB'ye üyelik sürecinde kritik günler yaşadığını vurgulayan Demirci, şunları kaydetti:
"Diva-Sen olarak, ülkemizin eşit şartlarda, eşit haklara sahip olarak AB'ye üye olmasının faydalı olacağını düşünüyoruz. Ancak bize sözde Ermeni soykırımını kabul etmemizi, Kıbrıs'ta kesin çözüm olmadan Rum kesimini tanımamızı, ay yıldızlı bayrağımızdan hilalin çıkarılmasını dayatacaklarsa ve bizden ikinci sınıf devlet olmayı kabul etmemizi isteyeceklerse böyle Hıristiyan kulübü AB'ye üye olmayı reddediyoruz."