"Tesettürlülerle tatil mi, ASLA"
Türkiye'nin tek seks uzmanı olduğunu iddia eden kadın yazar tesettürlü tatili yazdı.
Türk basınının cinsellik uzmanı köşe yazarı Vatan gazetesi yazarı Dilek Önder, son dönemde tartışmalara neden olan 'tesettürlü tatil' olayını yazdı.
TÜRBANLI KADINA AYIP MI ETTİLER?
Bodrum’da türbanlı kadına ayıp ettiler.” Haberi bu başlıkla vermişler. Önce haberi özetleyeyim: İnternetten rezervasyon yaptıran iş adamı ve eşini otele almamışlar.
Sebep de, kadının türbanlı olması...
Otel yönetimi, geçen yıl otel havuzuna tesettürüyle giren 4-5 kadın nedeniyle yabancı turistlerin şikâyetçi olduğunu söylüyor.
“Bu nedenle tesettür ile havuza girilmemesi ve o kıyafet ile turistlerin otele alınmaması yönünde karar aldık” diyor.
Yerli-yabancı tüm turistler için aynı kararı almışlar.
Şimdi tekrar haberin başlığına dönelim.
“Bodrum’da türbanlı kadına ayıp ettiler.”
Açıkçası “ayıp etme” konusundan ben o kadar emin değilim.
Bu yüzden o cümleyi soru haline çeviriyorum.
“Bodrum’da türbanlı kadına ayıp etmişler mi?” diye...
Çünkü aklıma bir sürü manzara ve fikir geliyor...
Önce manzaralardan başlayayım...
Geçen sene yazın, tek tük de olsa rastladıklarımızı hatırlıyorum...
Karı-koca ve çocukları tatile gelmiş. Kadın türbanlı. Deniz kenarında, kumsalda birlikteler. Adam ve erkek çocuk mayolu, güneşlenip denize giriyorlar. Kadın türbanlı. Şemsiyenin altında ter içinde, daralmış oturuyor. Onları seyrediyor.
Ben bu manzarayı sevmiyorum...
"HAŞEMALI KADINLARIN GÖRÜNTÜSÜNÜ SEVMİYORUM"
Veya 3-4 haşemalı kadın denize giriyor. Haşema denilen şey üzerlerine yapışmış, biçimsiz vücut hatları iyice ortaya çıkmış kadınlar... Üzerlerindeki şeylerle yüzmek değil, batmamaya çalışıyorlar.
Bu manzarayı da sevmiyorum.
Görmesem de, 4-5 kadının tesettür kıyafetiyle havuza girmelerini de...
Hadi manzarayı geçelim, ne önemi var ki?
Ama zaten önemli olan, rahatsız eden o manzaranın ideolojisi...
O görüntünün ne anlama geldiği...
Fikri...
Konu kritik biliyorum ama...
Bu görüntünün altındaki fikri de sevmiyorum...
Hadi ideolojiyi, siyaseti de bir tarafa bırakın...
Mesela, karısını kapatan adamın; mayolu, bikinili hatta üstsüz kadınlara bakışını...
Bir kadının kumsalda kat kat giysilerle, herkes denize girip serinlerken onun ter içinde kalmasını...
Terli kıyafetlerle havuza girilmesini...
Sırasıyla; ahlak, insanlık ve hijyen adına doğru bulmuyorum...
İşte bu yüzden o manzaraları sevmiyorum.
O görüntülerde adil olmayan bir şeyler var. Asıl rahatsız eden de bu duygu zaten.
Tabii aklıma bir başka soru daha geliyor:
Tesettür otellerine bikinili alıyorlar mı? Alırlar mı?
Almazlarsa, bize ayıp mı olur?
Önümüz yaz...
Belli ki, bu manzaralar çok ama çoook artacak.
İnadına veya değil...
Kimi tatil köyüne giderken türbanını çıkaracak, kimi takacak...
Kimi otel onları alacak, kimi almayacak...
Kimi o otellere gidecek, kimi gitmeyecek...
Belli ki, birileri birilerine ayıp edecek...
Yine de içime sinmeyen bir şeyler var.
Şimdi bir daha soruyorum...
“Bodrum’da türbanlı kadına ayıp ettiler mi?”