Tek başına iktidarı kim istemiyor?
3-4 partili TBMM tahmin edildiğinden, birliktelik ihtimalleri zaten kısır. AK Parti ile hangi partinin ‘bu kadar laftan’ sonra el sıkışabileceği, hatta çok söylenen CHP-MHP birlikteliğinin bile havada kalabileceği beklentisi yoğun! Kalan ̶
Bir koalisyon mecburiyeti 23 Temmuz sabahı çiçeği burnunda TBMM’nin önüne gelecek mi henüz bilinmiyor, ama bir ihtimal ve bu ihtimale en azından üç beş gün kala, projeksiyonlar yapılması da normal.
Yeni Meclis’in 3 ya da 4 partili olma ihtimali ve bu halde ortaya nasıl bir tablonun çıkacağı merak konusu. Söz konusu sadece üç parti olduğunda da ihtimaller sınırlı.
AK Parti-CHP, AK Parti-MHP, AK Parti-DP, AK Parti-Bağımsızlar, CHP-MHP. AK Parti’nin tek başına hükümet kurma yeterliliğine ulaşamaması hali, yani 276’yı bulamaması durumunda, “geri kalan”, 276’yı geçmiş olacak.
Bu halde de koalisyon olasılıkları hızla gündeme gelecek. II. Erdoğan hükümetinin kurulması ihtimali suya düşerse, müstakbel koalisyon senaryoları şöyle:
Yüksek ihtimalle en çok vekil çıkaracak AK Parti’nin yeni hükümetin içinde olması beklenmeli, ancak bu durumda MHP ve CHP’den hangisinin iktidar ortaklığına soyunacağı tartışmalı. Kuşkusuz koalisyon hesapları içinde çok üzerinde durulan CHP-MHP birlikteliği.
Bunun üzerine çok yazmaya gerek yok. Esasen her iki partinin kurmayları da hallice zamandır, birbirini kırıp dökmemeye itina gösteriyor. AK Parti’ye şu veya bu şekilde muhalif tüm kesimlerin “temennisi” de bu.
Ancak Türkiye’de siyaset çoğu zaman ümitlerle bağdaşık gelişmiyor. Örneğin MHP yönetimi açısından CHP ile bir birliktelik mümkün gözükebilir. Ama MHP’ye oy verecek seçmen kitlesi ve parti tabanı için aynı önermeyi iddialandırmak mümkün mü?
AK Parti’nin sandıktan birinci parti çıkacağına ilişkin kanaat ne denli yaygınsa, MHP tabanında, “kardeşim biz hep sol partilere koltuk değneği mi olacağız” minvalli hissiyat da o denli yaygın.
Yeni TBMM’de MHP tabanının bu bakışı Bahçeli ve ekibini durdurur mu? Bu kehanet için henüz erken ama “şartlar zorlarsa” imkansız da değil. Bir başka nokta daha var ki, MHP seçmeni veya bu seçimlerde MHP’yi desteklemeye karar vermiş “eski” MHP’lilerin sadece bu beklenti yüzünden oylarını esirgeme ihtimali! Seçim sonuçları açısından bu hali düşünmekte fayda var.
HASIMLA EL SIKIŞMAK!
Koalisyon bağlamında bir başka mesele ise AK Parti’li versiyonlarla ilgili ve hem MHP hem de CHP ister seçim döneminde ister öncesinde kullandıkları “dil”le bağlantılı. Bu “dil” AK Parti ile olası koalisyon ihtimalini oldukça sınırlıyor.
MHP’nin seçim meydanlarında Devlet Bahçeli’nin ağzından şekillen beyanatları, AK Parti’ye ülkeye ihanet eden parti olarak baktığını gösteriyor. Bu keskin ifadeleri seçim harareti ile açıklamak zor. Başbakan Erdoğan’ın cevapları da benzer şekilde: “Birileri de mafyaya bulaşır; onların vuruşunu bilirsiniz".
CHP açısından ise; MHP tabanı DSP ortaklığı sırasında Rahşan Ecevit’in “sindiremiyorum” sözlerinin bünyede açtığı yaraları henüz unutmuş değil. Konuya bu pencereden bakıldığında, bir MHP-AK Parti ve hatta MHP-CHP koalisyonlarının önünde sert engeller bulunduğunu söylemek zor değil. Ancak CHP-AK Parti koalisyonuna da çok ama çok zor olarak bakmak gerekiyor. Cumhurbaşkanlığı seçimi ve mitinglerin getirdiği ayrılık bu zor aşkı imkansıza terfi ettiriyor. Tutanak-Memleket