Tedbiri elden bırakmamak lazım
17 Ağustos Marmara Depremi Konya'da da hatırlandı.
Jeoloji Mühendisleri Odası Konya Şube Başkanı Tahir Nalbantçılar, yeni bulunan bir fay hattının Aksaray’ın merkezinden geçtiğini ve 1. derecede tehlikeli olduğunu bildirdi.
UNUTMADIK, UNUTMAYACAĞIZ!
Jeoloji Mühendisleri Odası tarafından düzenlenen “Konya ve Civarının Depremselliği” konulu toplantıda konuşan Jeoloji Mühendisleri Odası Başkanı Yrd. Doç. Dr. Tahir Nalbantçılar, 17 Ağustos günü merkezi Kocaeli-Gölcük olan ve tüm Marmara Bölgesi ile Ankara’dan İzmir’e kadar geniş bir alanda hissedilen depremin sonuçlarının aradan geçen 9 yıl boyunca unutulamadığını ifade etti. Meydana gelen depremlerin sonucuna bakıldığında büyük maddi açıdan büyük zararlar vermesinin yanında bir çok insanın da hayatını kaybetmesine neden olduğunu bildiren Nalbantçılar, Aksaray’ın merkezinden geçen yeni bir fay hattının da bulunduğunu belirtti. Aksaray’ın merkezinden geçen ve yeni bulunan Tuzgölü Fay Hattı’nın Aksaray’daki deprem riskini yükselttiğini açıklayan Nalbantçılar, Aksaray’da var olduğu öğrenilen yeni fay hattı ile Aksaray’ın 1. dereceden deprem riski taşıyan iller arasında yer aldığını dile getirdi.
DEPREM RİSKİMİZ YÜZDE 92
Deprem riskini belirleyen haritalara bakıldığında Türkiye’nin yüzde 92’sinin deprem tehlikesi altında olduğunu ifade eden Yrd. Doç. Dr. Tahir Nalbantçılar, son 58 yıl içerisinde deprem dolayısı ile 58 bin 202 kişinin hayatını kaybettiğini söyledi. Türkiye’nin jeolojik bir gerçekliği olan depremin kaçınılmaz bir gerçeklik olduğunun altını çizen Nalbantçılar, “Biliyoruz ki deprem bir kez daha karşımıza çıkacak. Bu jeolojik gerçekliğin bilinmesine karşın bugün yaşadığımız çevrenin afetlere karşı daha korumalı ve güvenli, toplumun daha dirençli olduğu söylenemez. Ülkemizde özellikle 1950’lerden sonra başlayan kentlere göç, plansız şehirleşme ve sanayileşme, kaçak, denetimsiz yerleşme ve yapılaşmalar yoğun olarak devam etmektedir. Bu durum, ülkemizdeki deprem ve diğer doğa olaylarının afete dönüşme risklerini sürekli arttırmaktadır. Günümüzde büyük kentlerimiz ve diğer yerleşmelerimizin, 1999 yılı öncesinden daha güvenli olduğunu söylemek oldukça güçtür” diye konuştu.
Deprem ve benzeri doğal afetlerden en az zararla kurtulmak için etkin bir afet yönetim sistemi kurulması gerektiğini belirten Nalbantçılar, “Afet tehlikeleri açısından hassas bir coğrafyada bulunan ülkemizde kriz yönetiminden önce risk yönetimine öncelik veren, hazırlık, planlama ve zarar azaltmaya dönük bir afet politikası gerekmektedir” diye konuştu. Tahir Nalbantçılar, “Ülkemizin afet güvenliğini yükseltmek, yurttaşlarımızı ileride meydana gelebilecek afetlerin zararlarından korumak, siyasal, toplumsal ve anayasal bir sorumluluktur” diyerek, başta deprem olmak üzere doğa olaylarının afete dönüşmemesi için, mücadeleyi toplumun bütün kesimlerine vermek zorunda olunduğunu sözlerine ekledi. Ferit Hepokur-Memleket