Taşkent Boğaziçi beldeleri
İnsanın, ölmeden bir kere görmesi gerektiği yerler, Taşkent Boğaziçi Beldeleri.
Zeki Oğuz
Göksu Irmağı’nın geçtiği Eğiste Deresi cennete açılan bir kapı sanki. Vadinin iki yamacı Eğiste’nin (Bağbaşı) bağları ile kaplı. Eğiste’yi geçtikten sonra meşeliklerle kaplı platonun solunda dik, derin vadiler vardır. Bağları ile ünlü Aladağlar bölgesidir buralar. Aynı derin vadileri, yamaçları Hadim’den Taşkent’e kadar da görmek mümkün. Bu derin vadilerden akan sular Göksu Irmağını besler.
Taşkent dimdik kayaların üzerine kurulmuş bir kartal yuvasını andırır. Taşkent’te Sultan Suyu’nu geçtikten sonra sola dönen yol Boğaziçi beldelerine ulaşır. Yolun sağı dimdik meşe, çam, ardıç ağaçlarıyla kaplı orman, sol tarafı Avşar deresine kadar inen sarp yamaçlardır. Bölgede ekilebilir arazi öylesine kıttır ki insanlar eviçi kadar yerleri bile bağ, bahçe yapmışlardır. Dere kenarları ulu ceviz ağaçlarıyla doludur.
Bu yamaçlarda, vadi tabanlarında bölge halkının Boğaziçi Beldeleri dediği Ilıcapınar, Avşar, Alata (Balcılar), Çetmi, Bolay gibi beldeler yer alır. Hepsinin doğası birbirinden güzeldir. Hepsinin insanı birbirinden konukseverdir.
Ilıcapınar iki köyün birleşmesiyle belediyelik olmuştu, günümüzde ise Taşkent’in bir mahallesi konumunda. Taşkent-Alanya yolu arasında kalan yaylaların büyük bölümü Ilıcapınar’a ait. Geçmişte küçükbaş hayvancılık yaygınken onlar da çıkarlarmış yaylaya, şimdiyse Akdeniz sahillerinden gelen göçer yörükler kullanıyorlar.
Avşar bembeyaz badanalı evleri ile Ege kasabalarını aratmayan güzellikte bir belde. Özellikle mandıralarında üretilen peynirleri ile ünlü.
Alata (Balcılar) bağlı olduğu ilçe Taşkent’ten daha kalabalık bir belde. Beldenin altında çayın kıyısında biri özel, biri belediyenin olmak üzere iki balık havuzu var. Balcılar Konya’ya 173 km. Taşkent’ e 27 km. uzaklıkta. Sanki bir çıkmaz sokakta gibi, Taşeli platosunun vadileri arasına sıkışıp kalmış. Ondan öte yol yok. Ermenek Başyayla ile komşu. Göçer yörüklerden Kuş Ali’de Başyayla sınırında yayla alıyor. Beldenin temel geçim kaynağı tarım ve hayvancılık. Geleneksel üretimin yanında son yıllarda kiraz üretimi yaygınlaşmaya başlamış. Bunun yanında devletin desteğinden yararlanarak yeniden hayvancılığa yönelenler var. Vadiler boyunca belde halkının bahçeleri sıralanıyor. Dağlar ise ardıç ve meşe ağaçlarıyla kaplı.
Beldenin, Erdemli’nin Alata köyünden göçen Ali Ata ve birkaç aile tarafından kurulduğu rivayet ediliyor. Bu yüzden eski adı Alata. Alata köyü 1964 yılında belde konumuna gelince günün modasına uyularak adı Balcılar olarak değiştirilmiş.
Anıt ağaca giderken yol üzerinde bir ziyaret yeri var. Burada İzvitli (Yukarı Çağlar) Siyam Efendi yatıyor. Siyam Efendi İstanbul’da medresede okurken ailesini özlüyor. Alata yolundan köyüne doğru giderken yolda hastalanıyor, Alata köylüleri onu bulup tedavisini yapıyorlar ama Siyam Efendi orada ölüyor. Vefat etmeden önce kendisini rahatsızlandığı ardıç ağacının yanına gömmelerini vasiyet ediyor. Şimdi ardıç ağaçlarının altında ebedi uykusunda. Balcılar belediyesi de ona bir vefa örneği olarak kabrinin üzerine küçük bir türbe yapıyor.
Anıt ya da yöre halkının Ağıl Ardıç adını verdiği ağaç fotoğraflarından görüldüğünden çok daha muhteşem. Hani derler ya “anlatmak yetmez, yaşamak, görmek gerek” diye, öyle işte. Büyük bir koyun sürüsünü kaplar ardıcın gölgesi. Belki bu yüzden ağıl ardıç adını verdiler. Çetmi gelişmekte olan bir belde. Gelişmişliğinin yanısıra geleneksel kültürünü de korumaya çalışıyor belde insanı. Her yıl ağustos ayının sonunda yapılan şenlikte geleneksel kültürün izlerini bulmak mümkün. Suları Göksu Irmağını besleyen Ayboğazı Şelalesi bölgenin en güzel doğa manzaralarından birini sunar gezginlere. Bolay, Taşkent’in 3 km. güneybatısında kayalıkların üzerine kurulmuş güzel bir belde. Çetmi ve aşağıdaki vadilere tepeden bakıyor. Belde halkının büyük kısmı yazın Taşkent-Ermenek yolu üzerindeki Bolay Yaylasında eğleşiyor, kışın köye dönüyorlar. Başka şehirlerde yaşayan Bolaylılar da bu yaylada yurt edinmişler.
Nasıl gidilir: Boğaziçi beldelerine, her gün dolmuş ve otobüsler kalkıyor fakat özel araçla gitmek daha uygun. Özel aracı olmayıp, yaylaları ve çevreyi görmek isteyenlere yerel yöneticiler yardımcı oluyorlar. Bu beldelerdeki yaylaların hepsinde kamp için uygun alanlar var. Kamp yapmak istemeyenler Taşkent’teki otelde kalabilirler.

