Sorunun kaynağı İslam'dan uzaklaşmadır

Sorunun kaynağı İslam'dan uzaklaşmadır

Ribat Eğitim Vakfı Yönetim Kurulu Başkanı Muzaffer Büyük, 8 Mart Dünya Kadınlar Günü nedeniyle bir mesaj yayınladı.

Büyük "Öncelikle şunu ifade etmemiz gerekmektedir. Bugün ülkemizde ve İslam Aleminde sosyal problemlerin başında ne yazık ki kadınlarımız yaşadığı sorunlar ile ahlaklı ve imanlı gençleri, kadrolar yetiştirememek gelmektedir. Bu sorunu hem devletimizin, hem sivil toplum kuruluşlarımızın, hem etkili aktörlerimizin, hem medya sektöründeki insanlarımızın ve hem de akademisyenlerle eğitimcilerimizin kabul etmesi gerekmektedir. Bu sorunu kabul etmek de yetmez, "bu sorunun çözümü ile ilgili ne yapabiliriz?" sorusu günümüzde hepimizi en fazla meşgul etmesi gereken konudur.

Kur’an-ı Kerim’in gönderilişinin üzerinden on dört asır geçmiştir ve ne yazık ki, Müslümanlar olarak kadın hakları ve kız çocuklarına karşı izlenen ayrımcılık konusunda hâlâ Yüce Yaratıcının bize emrettiği noktada bulunmuyoruz. Kızlarına karşı son derece yakın, şefkatli ve merhametli bir baba olan, genç kız ve kadınların hor görülmesine, dövülmesine, zorla evlendirilmesine ve geleneğin getirdiği haksız tutum ve davranışlara maruz kalmasına asla müsaade etmeyen Hz. Peygamberi yeterince örnek alamadığımız kanaatindeyiz.

İnsanlık tarihine baktığımızda ilk olarak hanımları erkeklerden ayrı tutmayan medeniyet İslam’dır. Cennet gibi bir nimeti annelerin ayakları altına seren, ‘Erkeğin kadına bir üstünlüğü yoktur, sizin en değerliniz takvada üstün olandır’ diyen bizim dinimizdir.

Kur'an, kadın ve erkeği birbirinden üstün tutmak yerine birbirinin tamamlayıcısı kabul etmiştir. İslam’ın gelişiyle hor ve zelil görülen kadın, izzet ve şeref kazanarak esas yerine oturmuş, değersiz olan kadın İslam’ın gelişiyle ümit var olmuştur. Hiçbir hususta söz sahibi olamayan kadın, İslam’ın sayesinde hakkını savunmakta sesini her tarafa duyurabilmektedir.

İslam'ın gerçekliğinden uzak, özünde Müslüman olmayan ama söz de Müslüman olan bireyleri yetiştiren sistem aslında insanlığa ihanet eden bir sistemdir. Kur’an-ı Kerim’in bütün uyarıları ve Hz. Peygamberin örnekliğine rağmen, 21. yüzyıla girdiğimiz bir dönemde kız çocuklarımızın ve kadınlarımızın eğitilmeleri ve iyi yetiştirilmeleri konusunda her birimizin üzerine düşen farklı sorumlulukların bulunduğu açıktır. Özellikle cinsiyet farklılığının, hiyerarşik ve katı kalıplar içinde algılandığı bazı toplum kesimlerinde, kız çocukları ve kadınların töre cinayeti, aile içi şiddet, eğitim ve cinsiyet ayrımcılığı gibi bir dizi olumsuzluklara hedef olması işin belki de en üzücü yanıdır.

Namus kavramının ve onunla yakın içeriklere sahip iffet ve ırz kavramlarının çok daha geniş bir kapsamı, her insanın düşünce, niyet ve bütün davranışlarıyla bağlantıları bulunduğu hâlde, bunların dar bir çerçevede anlamlandırılması, bunların sadece kadına düşen bir sorumluluk olarak görülmesi söz konusu zihniyetle, sosyal yapıyla ve gelenekle beslenen bir başka yanlış anlayıştır. Irz, namus, şeref, haysiyet kavramları sadece kadınların üzerinde taşıdığı bir sorumluluk değildir. Zinanın günahı, kadın ve erkek de ayrı değil, ikisinde de aynıdır. Önemli olan zinadan ve hatta bütün ahlaksızlıklardan uzaklaşmış nesiller, erkekler, kadınlar yetiştirebilmektir. Toplumun bütününe değil, sadece bir cinsiyete yükleşmiş bu kavramlar isteseniz de, istemeseniz de içi boş kalacak ve bir anlam taşımayacaktır.  

Diğer taraftan ahlaksızlığı açıkça ortada olanı bir kadının ancak boşama hakkı bir erkeğe verilmiştir, onun dışında da başka bir sorumluluğu yoktur.

Çağımızda anne vasfı elinden alınan ve özgürlük diye, ahlaksızlık verilen bireyler haline getirilen kadınların, gururuyla, kibriyle hareket eden ve ailesindeki sorunu çözmek yerine kadına zulmetmeyi tercih eden ve sonunda da aile bireylerinin hepsini katleden cinnet toplumuna dönüşen bireylerin dinlerini sorduğunda İslam demesi ne acıdır.

Değişmek zorundayız, toplum olarak yeniden İslam'la tanışmak, medeniyetimizi anlamak ve medeni olmak zorundayız. Bizim dinimiz bir erkeğe ya da bir insana hiç bir şekilde bir başkasını öldürmeyi, bir başkasına zulmetmeyi, bir başkasını ezmeyi hak olarak vermemekte ve hatta kesin olarak yasaklamaktadır. Haber merkezi