Sorulanlar yine değişmedi
Başbakan Erdoğan'la uçak yolculuğu yaptık. Ankara'dan kalkan uçak önce İzlanda'da Keflavik Havaalanı'na indi. Oradan 7 saate yakın uçarak Chicago'ya geldik. Ardından 3 saat sonra Twin Falls'a ulaştık. Uçakta uzun bir sohbet yaptık.
Başbakan, başörtüsü meselesinden kuran kurslarına kadar gündeme ilişkin açıklamalar yaptı. R. Tayyip Erdoğan, Erbakan'la yollarının neden ayrıldığını da anlattı. Özkök'ün Başbakan'la uçakta yaptığı uzunca söyleşi, gazetede manşetten "Yollarımızı ayırdık" şeklinde verildi
Kuran Kursları
Türkiye'de işler iyi giderken neden izinsiz Kuran kursu, türban gibi konularda gerilim yaratan girişimleriniz oluyor?
Buna Kuran kursu maddesi demek yanlış. Bu, adı itibarıyla talihsiz bir kanun. Dünyanın herhangi bir yerinde 'Kanuna aykırı eğitim kurumları'diye bir ifade var mı? Dünyada eylem cezalandırılır. Bu kanun, üniversiteye hazırlık kurslarını da ilgilendiriyor. Ama nedense hemen Kuran kursuna indirgeniyor.
İyi ama Kuran kursları üzerinde devlet kontrolünün olması sizi niye rahatsız ediyor?
Devlet kontrolünün kalktığını kim söylüyor? Kanuna aykırı bir şey tespit edildiğinde devlet elbette müdahale edecektir. Dediğim gibi, bunun Kuran kursu olayına indirgenmesi çok yanlış.
Bunu biz değil, bazı dinci gazeteler Kuran kursu meselesi haline getirdiler.
Siz öyle yazınca, onlar da bu reflekse girdiler.
Anayasa Mahkemesi, Kuran kurslarıyla ilgili kanunu iptal ederse ne yapacaksınız?
Böyle bir durumda Anayasa Mahkemesi'nin gerekçeli kararı tarihe büyük bir not düşecektir. Siyasi bir karar almamaları gerekir.
Yine de bu gerginlik konularını biraz ertelemez misiniz?
Bakın biz üç yıldır iktidardayız. Bu gibi sorunları konsensüsle çözmek istediğimizi söyledik. Ama kimse bize yardımcı olmadı. Tam aksine, tam aksini yaptılar. Bize bu konulardan vurmaya çalıştılar. YÖK Başkanı işi gücü bırakmış bize çatıyor. Ülkenin Başbakan'ına hakaret edersen ben bir gün buna cevap veririm. Slovakya bile ilk 500 üniversiteye giriyor.
Kızınızın dışarıda okuması meselesini çok fazla şahsileştirmiyor musunuz?
Benim kızım burada üniversitede okuyamıyor. Ne yapacaktı? Üniversite kapıları açık olsaydı kızlarım Türkiye'de okurdu.
Oğlunuzun böyle bir sorunu yok. O niye dışarıda okuyor?
Oğlum da burada katsayı engeline takıldı. Aldığı puan Boğaziçi Üniversitesi'ne girmesine müsaitti. Ama imam hatipte okuduğu için giremedi.
İmam hatip okullarının adı düşündürücü değil mi?
Adını koyanlar koymuş. Bunların tarihi Atatürk'e dayanıyor. İmam bu toplumda dini ihtiyaçları karşılayan insan. Hatip iyi konuşmacı. Bu okullara niye itiraz ediliyor anlamıyorum.
Bunun nedenini bize değil, onları kendi 'arka bahçesi'olarak görenlere sormak gerekmez mi?
Biz arka bahçe diyenlerle o yüzden ayrıldık. Bütün dünya eğitimde daha rahatlamaya gidiyor. Amerika'da 'home school'lar (evde eğitim) var. Çocuğunu okula göndermek istemeyen evde eğitiyor, sonra sınava girip diploma alıyor.
Türban konusunda tavrınız ne olacak? Referandumdan başka yol yok. Çözüm öneriniz var mı?
Var. Biz önce devlet üniversiteleri ile özel ve vakıf üniversiteleri arasında bir ayrım yapalım diyoruz. Hiç olmazsa isteyen kızlar özel ve vakıf üniversitelerine türbanla girebilir, eğitim hakkı alabilir. Bu toplumsal sorunu böyle çözebiliriz. Ama buna bile itiraz ediyorlar.
Türban izni verildiği takdirde küçük şehirlerdeki üniversitelerde kızların örtünmesi için bir sosyal baskı oluşacağı görüşü var.
Tam aksine, asıl şimdi sosyal baskı var. Yani bu yüzden kızların okula gönderilmemesi yönünde. Bir genç kız üniversiteye gidip eğitim alsa, bu sosyal baskılara daha kolay direnemez mi? Ama muhalefet buna tam tersinden bakıyor. Camilere kadro verilmesine bile karşı çıkıyorlar. Anadolu'ya gidin, birçok caminin kadrolu imamı yok. Peki insanlara kim namaz kıldıracak? İşte o zaman cahil insanlar imamlık yapmaya başlıyor.
Kadro istiyorsunuz; ama Türkiye'de ihtiyaçtan çok fazla cami yok mu?
Siz İstanbul'a, büyük şehirlere bakıp öyle düşünüyorsunuz. Anadolu'da fazla cami yok.
Ama İstanbul'da var.
Orada da yok. Artık bir apartmanda neredeyse bir camilik insan oturuyor.
Biz bir araştırma yaptırdık. Bu camilerin çoğu boş. Üç beş kişilik cemaati var.
Ama cuma namazlarında insanlar sokağa taşıyor. Cuma günü cami açığı var.
Ben birçok Arap ülkesine gittim. Bizdeki kadar çok cami yok.
Arap ülkeleri ile bizim İslamımız farklı. Orada isteyen insan sokağın ortasına seccadeyi atıp namaz kılabilir. Bizde biri böyle yapsa insanlar kızar. Aslında camiler daha iyi de kullanılabilir. Bilgisayarlı eğitim bile verilebilir. Okuma yazma kursları düzenlenebilir. Camilerde sinevizyonlu vaaz dönemine geçiyoruz