Sokak Köpekleri –Süt Banyosu…

Geçtiğimiz günlerde Türkiye gündemine gelen talihsiz olayı hayvan hakları konusunda hayvan hakları ve bize düşen sorumluluklara daha yakından bakalım.

Yakın zamanda hayvanlara yönelik yaşanan olaylar hepimizin malumu sokak hayvanları ve yaralı hayvanlar söz konusu olduğunda Hayvanları Koruma Kanununun 6. maddesine gereği yerel yönetimin yetki ve sorumluluğunda olan hayvanların korunması ne yazık ki gereğince yapılmıyor.

Son olaylar göz önünde bulundurulduğunda bu durumun o kadarda basit olmadığını gösterir nitelikte.

Bu sorun yüzeysel olmayan kalıcı çözümler  üretilerek  çözülebilir..  İlk olarak Olayı gerçekleştiren işçilerden ziyade hayvanlara karşı duyarsız tavırları takınanlar durdurulmalı ki bu tarz elim olaylar tekrar yaşamayalım.

Hayvanlara karşı duyarlı ve merhametli yönetici ve çalışanların olduğu bir düzen içinde bu tarz olaylar tekrarlanmayacağı kanaatindeyim.

Nitekim emri veren yöneticiler hayvanların koruması konusunda duyarlı olursa işçileri de buna göre yönlendirecek ve uygulamaları buna göre olacaktır.

Uygulamayı yapacak kişilerinde merhametli ve hayvanlara karşı duyarlı kişilerden seçilmelidir. İlçe sakinlerinin hayvanlara karşı bu kadar duyarlı olduğu bir belde de buna uygun önlemler alınmalıdır.

Eğer bu zihniyet değişmezse yani işi ehline vermezsek asla çözüm odaklı olmaz ve başarı elde edemeyiz.

 Bu gün yanlış yapanı gönderirsen yerine gelen ehil olmazsa yaptığı işi severek ve benimseyerek bilerek yapmasa aynı sorun devam eder gider bizde bu konunun için  kalmaya devam ederiz.

 Konuya eğer İlçe bazından çözüm bulunmayıp Seydişehir halkının istekleri görmezden gelinecekse o zaman ilçenin yasa gereği bu konuda bağlı olduğu “İl Hayvanları koruma Kurulu” devreye sokulmalı ve durum çözüme kavuşturulmalıdır.

İlgili yasanın 13. Maddesinde  “hayvanın kesin olarak öldüğünden emin olunduktan sonra, hayvanın ölüsünü usulüne uygun olarak bertaraf etmek veya ettirmekle yükümlüdürler.”Ancak halen yaşayan bir canlı ölüme terk edilmektedir. Bir canlıyı bu şekilde ölüme terk etmek hem yasalarca hem dinen yasaktır. Dinimizce herhangi bir canlıya eziyet etmenin yahut öldürmenin ve yahut ölümüne göz yummanın ne kadar büyük bir zalimlik olduğunu hepimiz biliyoruz.

Zaten vicdanlı hiçbir insan bunu yapamaz.

Peki kaza durumlarında neler yapılmalıdır.

 Yasa bağlamında kazaya sebebiyet veren kişi hayvanın tedavisinden kendisi sorumludur. Sahipli olan hayvanların tedavi masraflarını sigorta karşılarken ne yazık ki sokak hayvanlarınınkini karşılamamaktadır. Bu yüzden burada vicdan devreye girmektedir. Ve zarar verilen bir canlı başkasına insafına bırakılmamalı her birey kendine düşen sorumluluğu yerine getirmelidir

Bu insanlık vazifemizdir.

Süt  Banyosu..

Konya’da bir Süt toplama Merkezinde Dallamanın birin oynayıp başka bir dallamanın çektiği 14 saniyelik iğrenç kısa filim… Kısa sürede Türkiye gündemine oturuverdi.

Sonuç Türkiye’nin Gıda üssü olan Konya bölgesinin imajını bozdu.  Bir o kadar insanın ekmeği ile oynadı Süt ve süt ürünleri tüketen insanların zihninde şüpheler uyandırdı vs vs. Demek ki Haddini aşarak, şartları zorlayarak Meşhur olma çabası insanı rezil kepaze edebiliyor..

Yazıklar olsun bu işler bu kadar kolay olmaması lazım…

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Çok uzun metinler, küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,Türkçe karakter kullanılmayan yorumlar onaylanmamaktadır.