Sezerin konuşmasıyla hasret gidermek

Sezerin konuşmasıyla hasret gidermek

Hasan Pulur, Tayyip Erdoğan cumhurbaşkanı seçildiğinde Sezer'in çizdiği görev ve yetki sınırları içinde kalmayacağını ‘bilerek’ okurlardan Sezer'in konuşmasını kesip saklamalarını ve ara sıra bakıp hasret gidermelerini istedi.

Sezer'in konuşmasını kesip saklayın...


 


13 Nisan 2006 tarihli gazetelerden bu konuşma metnini bulup saklayınız...


Niye derseniz, ileride Sayın Sezer süresini doldurup görevden ayrıldıktan sonra, yerine gelecek olan AKP destekli cumhurbaşkanından böyle sözler duyamayabilirsiniz, ya da okumayabilirsiniz.


Mesela AKP'nin desteğiyle seçilen bir cumhurbaşkanı, Tayyip Erdoğan şöyle der mi?


"İrtica tehdit, kaygı verecek boyutlara ulaşmıştır. Türkiye'nin bu tehdide karşı en büyük güvencesi laik düzendir. İrtica siyaset, eğitime ve devlete sızmaya çalışmaktadır.(...) Laikliğin demokrasinin olmazsa olmaz koşulu olduğu unutulmamalıdır."


Sayın Sezer'den sonra AKP desteğiyle seçilen bir cumhurbaşkanını, mesela Tayyip Erdoğan'ın böyle konuşacağını umut edebilir misiniz? Tabii takiyye hariç...


O halde Sayın Sezer'in bu konuşmasını kesip saklayın, başınız sıkışınca açar okursunuz. "Hey gidi Türkiye hey! Böyle cumhurbaşkanları da gördü" diye hasret giderirsiniz...


Sezer'den sonra AKP desteğiyle seçilecek olan cumhurbaşkanının, mesela Tayyip Erdoğan'ın şöyle diyeceğini hayal edebilir misiniz?


"Türkiye Cumhuriyetini ileriye götürecek ve geleceğe taşıyacak ana öğeler laiklik ve çağdaşlıktır. Bu konuda asla ödün verilmemesi temel ilkemizdir."


Sayın Sezer'in bu konuşmasını kesip saklayın, gerektiğinde, açıp okur, "Hey gidi Türkiye hey! Ne cumhurbaşkanları geldi, geçti!" diye hasret giderirsiniz...


Diyelim Tayyip Erdoğan cumhurbaşkanı seçildi. Sayın Sezer'in çizdiği görev ve yetki sınırları içinde kalacağından emin olabilir misiniz? Takiyye hariç...


O halde Sayın Sezer'in konuşmasını kesip saklayın, hasret giderin! Gidiş o gidiş! Hasan Pulur/Milliyet