İstanbul Arel Üniversitesi, Deprem Haftası kapsamında düzenlenen “Deprem Haftası: Risk Alma, Önlem Al!” panelinde Japon deprem uzmanı Yoshinori Moriwaki’yi ağırladı.
Panelin açılış konuşmasını gerçekleştiren İstanbul Arel Üniversitesi Öğretim Üyesi Dr. Mehdi Öztürk, genç mühendis adaylarına mesleki etik ve sorumluluk konusunda önemli mesajlar verdi. İstanbul gibi yüksek riskli bir metropolde kentsel dönüşüm ve bilimsel temelli mühendisliğin bir tercih değil zorunluluk olduğunu vurgulayan Öztürk, mühendisliğin yalnızca teknik bir alan değil, aynı zamanda hayati bir sorumluluk taşıdığını ifade etti.
“Sarsıntı olmadan yıkılan binalar var”
Mühendislik Fakültesi İnşaat Mühendisliği Bölüm Başkanı Prof. Dr. Mehmet Fatih Altan (ing), yapı güvenliğine dikkat çekerek şu ifadeleri kullandı:
“Bugün deprem olmadan, kendiliğinden yıkılan binalar görüyoruz. Kentsel dönüşüm artık bir tercih değil, can güvenliği için zorunluluktur.”
Altan, yapı güvenliğinin yalnızca yeni projelerle değil mevcut yapı stokunun güçlendirilmesiyle sağlanabileceğini belirtti.
“Türkiye, Japonya’dan daha riskli”
Panelde konuşan Yoshinori Moriwaki, Türkiye’nin deprem kuşağındaki konumuna dikkat çekerek, “Türkiye, Japonya’dan daha tehlikeli bir deprem riski taşıyor” dedi.
Moriwaki, özellikle Marmara Bölgesi’ndeki riskli fay hatlarına işaret ederek Bandırma, Balıkesir ve Demirköprü hattında uzun süredir büyük bir hareketlilik yaşanmadığını, bunun da risk birikimine işaret ettiğini söyledi.
Balıkesir’de geçtiğimiz yıl meydana gelen sarsıntıların fay hareketinden ziyade magma kaynaklı olduğunu ifade eden Moriwaki, Marmara Denizi içerisindeki fay hatları için ise büyük deprem beklentisinin sürdüğünü kaydetti.
“Marmara’da büyük deprem bekliyorum”
Silivri açıklarındaki hareketliliğe de değinen Moriwaki, Kuzey Anadolu Fay Hattı’nın kuzey kolunda risk birikimi olduğunu belirtti. Küçükçekmece’den Yalova-Çınarcık hattına kadar uzanan yaklaşık 150 kilometrelik segmentin kırılmayı beklediğini ifade eden Moriwaki, Marmara’da büyük bir deprem beklediğini dile getirdi.
23 Nisan’da meydana gelen depreme de değinen Moriwaki, orta ölçekli sarsıntıların enerjinin kısmen boşalması açısından önemli olduğunu belirterek, “İyi ki 23 Nisan depremi oldu” dedi.
Üniversiteler toplumsal farkındalıkta öncü rol üstleniyor
Etkinlik sonrası yayımlanan mesajda, deprem bilincinin yaygınlaştırılmasında bilimsel bilginin hayati önem taşıdığı vurgulandı. Üniversitelerin yalnızca eğitim veren kurumlar değil, aynı zamanda toplumsal farkındalık oluşturan öncü yapılar olduğu ifade edildi.
Mühendislik Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Özlem Tarı İlgin, genç mühendislere seslenerek mühendisliğin teknik yeterlilik kadar toplumsal sorumluluk ve etik bilinç gerektirdiğini hatırlattı.
Öğrencilerin yoğun ilgi gösterdiği panelin soru-cevap bölümünde; kentsel dönüşüm süreçleri, afet sonrası koordinasyon senaryoları, yapıların deprem direncinin artırılması ve mühendislik uygulamaları gibi başlıklar ele alındı. Geleceğin mühendisleri, uzman isimlere sorular yönelterek sahadan ve bilim dünyasından doğrudan bilgi alma fırsatı buldu.