'Yeni taktik cepheden taarruz'

Başbakan'ın İspanya'daki türban açıklamasına 'meydan okuma' yorumu...

Güngör Mengi - Vatan

 

Türban neymiş? 

 

Gelenek oldu; devlet büyükleri önemli kararlarını genellikle dış geziler sırasında açıklıyorlar.

İçerdeki baskıdan kurtulunca zihinleri mi açılıyor, yoksa tepki doğuran bir adıma dışarda kılıf uydurmanın kolaylığı mı dillerini çözüyor?

 

Bilmiyoruz ama Başbakan Erdoğan geleneğe uydu ve bir süredir soğumaya bıraktığı türban sorununu ocağın üstüne tekrar İspanya’da koydu!

Basın toplantısında konuşurken geçmişte benimsedikleri savunma yöntemini değiştirdiklerini de belli etti.

 

Yeni taktik cepheden taarruz!

Nihayet kabul etti

Türbanla ilgili davalarda T. C. adına savunma yapan hukukçular AİHM’de hep türbanın bir özgürlük sorunu olmadığını, politikacılar tarafından şeriat amaçlı kullanılan bir simge olduğunu ve laik eğitim ilkesine ters düştüğünü söylediler.

AİHM kararları da bu temel üstüne kurulan savunmalardan daima etkilendi.

 

Başbakan dün ilk kez türbanın bir simge de olabileceğini kabul etti ve buna rağmen yasaklanamayacağını şu sözlerle savundu:

“Velev ki bir siyasi simge; simgelere yasak getirebilir misiniz?”

 

Demokrasiyi içselleştirmemiş zihinlerin, sandıktan aldıkları gücün arttığını gördükleri zaman ne kadar cüretlenebildiklerine tipik bir örnektir bu sözler. Meydan okumadır...

 

Ayırıcı ölçü ne?

Türban savunması hep “dini ve siyasi simge değil, inanç ve özgürlükler sorunudur” tezi üzerinden yürütüldü.

Başbakan dün İspanya’dan ilk kez “Simge de olsa kaldıracağız” dedi!

 

Hedefe yeni anayasa ile yürüyecekleri anlaşılıyor:

 

“Şu anda anayasa içinde bunun çözümü bizim arzumuzdur. Ama öyle çözelim ki herhangi bir gerginliğe de zemin hazırlamasın...”

 

Gerginliğe, yani laik rejimin dönüştüğü görüntüsüne meydan vermeden türban sorunu nasıl çözülebilir?

 

Herhalde “Kamuda hizmet alana serbest, hizmet verene (yani kamu personeline) yasak” kuralı koyarak...

 

Bunun çözüm olmadığını gözünü dinci siyaset bürümüş olanlar dışında herkes şimdiden görüyor. AKP’den sonra kamuda türban yasağı zaten delinmiştir. Belediyeler bir yana merkezi yönetime bağlı kurumlarda bile türban yaygınlaşmıştır. Şimdi...

 

Türban üniversitede sadece serbest olmayacak, siyasi ve dini baskılar altında mecburiyet olacaktır!

 

Kurbağa testi...

 

“Verelim şu hakkı da sömürü bitsin artık” diyenler hangi garantiye dayanıyor?

 

Kimse garanti veremez. Yavaş yavaş ısıtılan suda akılsız kurbağanın pişirilmesi ibretidir bu olay.

 

Üniversiteyi türbanla bitiren kızın öğretmenlik, hakimlik, doktorluk, memurluk yaparken başını açmak zorunda olduğunu savunacaklarını Başbakan Erdoğan garanti edebilir mi? Etmez, edemez.

 

Laik cumhuriyetimizi dinle bozmuş bir iktidar yönetiyor... Allah ülkemizi korusun!

Medya Haberleri

Sosyal medya fenomeni Murat Övüç hakkında hapis talebi
Megastar Tarkan’dan 9 günde 50 bin kişilik konser rekoru
Barış Murat Yağcı, Survivor dönüşü gözaltına alındı
Sosyal medya fenomeni Mika Raun gözaltına alındı
Acun Medya yöneticisi Esat Yontunç havalimanında gözaltına alındı