Volkswagen, kendi ülkesi Almanya’da dört fabrikayı kapatıp binlerce çalışanını işten çıkarırken sürpriz bir adımla Türkiye’de üretim yapma planlarını gündeme getirdi. Doğuş Otomotiv tarafından Kamuyu Aydınlatma Platformu’na (KAP) bildirilen bu hamle, akıllara hemen 2019’daki iptal kararını getirdi.
2019’daki İptal Unutulmadı
Alman devi, 2019 yılında Manisa’da 1 milyar euro yatırımla fabrika kuracağını duyurmuş, ancak Türkiye’nin Suriye’ye yönelik operasyonlarını gerekçe göstererek yatırımdan vazgeçmişti. Peki, geçmişte güvenlik gerekçeleri sunan marka bugün neden yeniden Türkiye’de üretim hesapları yapıyor?
Avrupa Bırakıyor, Türkiye Alıyor
Avrupa, hızla elektrikli araçlara geçiş yaparken benzinli otomobil pazarını geride bırakıyor. Türkiye ise Volkswagen’in benzinli araç satışlarının güçlü kaldığı, elektrikli payının ise henüz %1-2 seviyesinde olduğu en büyük 5. pazarı konumunda.
Hesabın Arkasındaki Matematik
Alman devinin bu hamlesinin arkasında net stratejik nedenler yatıyor:
Türkiye’de satılan benzinli araçlar için Avrupa’daki gibi yüksek karbon cezaları ödenmiyor.
Avrupa’da yüksek maliyetle üretilip satılamayan modeller, Türkiye pazarına yönlendirilebiliyor.
Eski fabrika ekipmanları ve mevcut tedarik zinciri Türkiye’deki üretime kaydırılarak maliyetler düşürülüyor.
Düşük üretim maliyetleri ve muhtemel devlet teşvikleriyle kârlılık artırılıyor.
Sadece Üretim Yetmez, Katma Değer Şart
2019’daki gibi hemen heyecanlanmak yerine bu hamleyi doğru okumak gerekiyor. Türkiye’nin ihtiyacı, sadece Avrupa’nın gözden çıkardığı eski teknolojilerin buraya taşınması değil; elektrifikasyonu destekleyen, katma değeri yüksek ve geleceğe dönük bir yatırımın gelmesidir.