Ahmet HAKAN / Hürriyet
ÜZMEZ'İ İZLERKEN MIRILDANDIKLARIM
Be hey deli dumrul! Sen iyice kafayı yemişsin yahu... Zaten gürül gürül akıyordun, hepten kapıp koyuvermişsin kendini... Keşke "adli tıp", o küçük kızın ruh sağlığıyla ilgili rapor hazırlayacağına, senin hakkında bir rapor hazırlasaydı... Böylece daha "şaibesiz" bir şekilde yırtardın mahpusluktan... Çünkü sen cezai ehliyetini kaybetmişsin... Öyle olmasa... Ekrana çıkıp hindi gibi kabarmak yerine, yerin yedi kat dibine girip "Ben şimdi insan içine nasıl çıkacağım?" diye dövünürdün...
VAKİT'TE SENİN GİBİ ÇOK ADAM VAR
Ama sorun değil... Hiç sorun değil... Sen şimdi gider, Vakit gazetesinde makaleler döktürürsün eskisi gibi... Küffara karşı cihat açarsın... Benim "satılmış bir ajan" olduğumdan falan söz edip, şeceremi çıkarırsın... Yakışır, vallahi yakışır... Hem yalnızlık da çekmezsin... Çünkü Vakit adı verilen o gazetede senin gibi cezai ehliyeti olmayan o kadar çok adam var ki...