Nuh Gönültaş’ın yorumu…
Gerek iç operasyonlarda gerekse sınır ötesi operasyonlarda bugüne kadar netice alınamamasının en önemli sebebi Tük-Irak sınırının coğrafi yapısından kaynaklanıyor. Buradan kovalanan teröristler Kuzey Irak'a kaçıyor. Bir başka ülke topraklarına da her zaman sıcak takip yapılamıyor. Ya da teröristler sınırdan sızıp sınırlarımız içinde kanlı eylemler gerçekleştiriyor. Sınırın bu yapısı çok ciddi sorunlar yaratıyor. Bu sınır çizgisi korunamıyor. Sınırın dağın tepesinden değil, ovanın uygun bir yerinden geçirilmesi gerekiyor.
Ovanın bir bölümü Irak tarafında olabilir. Türkiye ile Irak arasında terörist ya da kaçakçıların rahatlıkla geçmesini önleyecek yeni sınır düzenlemesi mutlaka yapılmalı. Türkiye neden böyle bir girişimi başlatmıyor? Bu noktanın önemini yüzlerce şehit vererek tecrübe etmiş olmamız gerekiyor.
Sınırın yeniden PKK ya da başka teröristlerin araziden yararlanarak Türkiye'ye sızmalarını önleyecek şekilde dizaynı için birkaç makul yol var. Bunlardan birisi askerin sınırı geçerek sınırı uygun şekilde düzlüklerden geçirmesi ve oraları fiilen Türk sınırı ilan edip korumaya başlaması...
İkincisi, söz konusu bölgelerin Irak'tan para karşılığı satın alınması... Amerika'nın Alaska'yı Rusya'dan para karşılığında satın alması gibi.. Üçüncüsü Kuzey Irak yönetimini bu değişikliğe zorlayacak tedbirler alması...
Türkiye'nin böyle bir girişimi bölge ülkelerinden, İran ve Suriye tarafından da makul karşılanacaktır. Türk-Irak sınırı 5 Haziran 1926 tarihili Türkiye-İngiltere ve Irak hükümeti arasında imzalanan bir anlaşma ile oluşturuldu. Irak'ın bölünmesi durumunda bu anlaşmanın geçerliliğini kaybedeceğine dair yorumlar da var. Ancak, uluslararası hukuk bu tür sınır operasyonlarının ancak tarafların ortak rızası ile gerçekleşebilecek durumlar olduğunu söylüyor.
O halde Türkiye'nin ya zoraki, gücünü kullanarak bu konuda bir emrivaki yapması ya da Merkezi Irak ya da Kuzey Irak yerel yönetimi ile bir şekilde anlaşarak sınırı yeniden oluşturması gerekiyor. Sınır yeniden çizilmeden PKK terörü aşağılık eylemlerini her zaman yapabilme özgürlüğü her zaman olacak. Nuh Gönültaş-Bugün