Lale Şıvgın / Tercüman
Özal ölmeseydi uzay projesi başlayacaktı
Sovyetolog Enver Alltaylı'nın Özal'ın beklenmeyen ölümüyle Türkiye'nin kan kaybettiğini söylüyor
8. Cumhurbaşkanı'nın suikasta kurban gittiğini ifade eden Altaylı, “Türkiye o günlerde Uzay projesi başlatacaktı. Kazakistan'daki Baykonur Uzay Üssü'nü kiralama girişimimiz yarım kaldı” diyor
Altaylı'nın Özal'ın önümünü yeniden tartışmaya açacak ifadesi çok net: Türkiye, o yıllarda uzay işine girseydi dünyada uydu teknolojisine sahip 4'üncü ülke olacaktı ABD, Rusya ve Çin'den sonra biz de bu ligde olacaktık. Şimdi Amerika'dan anlık istihbarat alıyoruz Telekomünikasyon bağımsızlığını ele geçirecektik
DİZİMİZİN dünkü bölümünde “Cumhurbaşkanı Özal, suikast kurbanı mı?” sorusunun cevabını aradık.
MİT'te uzun yıllar görev yapan Sovyetolog Enver Altaylı, rahmetli Özal'ın, “Suikast kurbanı” olduğunu düşünüyor.
Daha da önemlisi “Cumhurbaşkanı Özal'ın Türk Dünyası'yla ilgili dev projesi vardı. Çok kritik zirve için Özbek General Dostum'u Türkiye'ye getirttiği gün öldü. Bunların hapsini anlatmam mümkün değil... Bazı şeyleri tarihin sayfalarına emanet etmekte fayda var. İleride belki açıklarız” diyordu...
O kendi doğruları adına hareket ederken, biz de gazeteciliğin verdiği ısrarla gizemi ortaya çıkartmak için bir kez daha sorduk...
Ve yine çok konuşulacak bilgiler edindik.
Görüşmenin o bölümüne dönelim:
Bu sözleri sizin söylemeniz önemli. Çünkü siz, hem istihbaratçı ve devlet tecrübesine sahip bir kişisiniz...
Evet, bu konuda Semra Hanım'ın ve Ahmet Özal'ın da demeçleri oldu... Başka bir örnek vereyim... Sovyetler Birliği dağılınca bazı ülkeler tek başlarına elde edemeyecekleri gayrimenkulleri elde etti. Baykonur Uzay Üssü'nün Kazakistan sınırları içinde kalması gibi...Kazak yetkililer bana, “Sayın Özal ve Demirel ile konuş ve Türkiye Baykonur'u bizden kiralasın. Tükiye uzay işine girsin, uzay teknolojisine sahip olsun” dediler. Bunu bana söyleyen üst düzey yetkililier... Hatta Türkiye'nin bunu Rusya veya ABD ile birlikte kiralamasını istediler. Ama olmadı. Biz Baykonur'u kiralasaydık ne olurdu?
4'üncü büyük ordu olacaktık
Dünyada üç çeşit ordu vardır. Birincisi sınıf ordu, 2'nci sınıf ordu ve 3. sınıf ordu. Birinci sınıf ordu; uydu teknolojisine sahip olan, nükleer biyolojik, kimyasal silahlara ve eğitimli personele sahip olan ordudur. Türk Ordusu, olağanüstü başarılı eğitimli personel ve kadroya sahiptir. Ancak uydu teknolojisine sahip değildir. Rusya ile ya da ABD ile birlikte Baykonur'u kiralasaydık, bugün dünyada uydu teknolojisine sahip 4'üncü ülke olacaktık. ABD, Rusya ve Çin'den sonra Biz de bu ligde olacaktık. Amerika'nın bize Irak'la ilgili istihbarat verdiğinden bahsediliyor bugünlerde. Bunların hepsi boş. Uydu Kuzey Kutup, Güney Kutup arasında yörüngesini değiştirmeden döner ve dünya döndüğü için 24 saat sonra aynı noktaya gelir. Burada resim çeker... Pentagon'un elindeki uydular yer yuvarlağı üzerinde 1.5 cm büyüklüğündeki her şeyin resmini çekebilir. Türkiye'de böyle bir teknolojiye sahip olabilirdi. Ayrıca balistik füzeler var. Bu füzeler nokta atışı yapabiliyor. Uçak gemisinden fırlatıyorsunuz, milimetrik olarak güneye milimetrik olarak kuzeye dönebiliyor. 30 cm yanılma payıyla hedefi vuruyor... Sanıyorum bu payı da düşürdüler. Amerikalılar, Irak Savaşı'nda dünya savaş tarihinde bir devrim yaptı. Bunlardan birisi balistik füzeydi. Diğeri ise Amerikan Genel Kurmay Başkanı'nın Washington'dan bir dağın tepesindeki askerle dahi konuşabilmesinin sağlanmasıydı. Bu da uyduyla ilgiliydi. Biz buna sahip olacaktık. Telekomünikasyon konusunda bağımsız olacaktık. Yapamadık.
Tekrarlıyorum; bunu yapabilirdik. Ama bu ufuk meselesi vizyon meselesi, basiretsizlik meselesi. Hatta o dönemde ABD, Batı Avrupa ülkeleri ìAman Türkiye'nin koluna gireyim de Orta Asya'ya öyle girebilirim” diyorlardı. Fakat biz de bazı ilginç açıklamalar oldu... Denildi ki; Türkiye'nin bu projeleri kaldıracak gücü yok... Oysa ki vardı. Yine de var...
Sezer'le 7 yıl kaybettik
Türk Dünyası'nın bugünkü haline ilişkin bir değerlendirme almak isterim. Sizce, Türk Dünyası ile Türkiye arasındaki ilişkiler olması gereken noktada mı?
Dünya şartlarına uygun stratejiler belirlenirse, Türkiye kaybettiği zamanı yeniden kazanabilir. Benzeri projeleri gerçekleştirmek mümkündür. Ancak, bu ülkelerle ilişkilerimizin son derece mükemmel ve pürüzsüz olması gerekiyor.
Türkiye için yurtdışı müteahitlik hizmetleri çok önemlidir. Türkiye'nin yurtdışı müteahhitlik hizmetlerinin yüzde 20'si Kazakistan'da yapılıyor. Öyleyse çare, devlet başkanları düzeyinde mükemmel ilişkiler kurulmasındadır. Sayın Özal ve Demirel'in bölge liderleriyle mükemmel ikili ilişkileri vardı. Demirel'in Aliyev'le dostluğu vardı. Özal'la Nursultan Nazarbayev yakın dosttular. Ancak kimse alınmasın ama Sayın Ahmet Necdet Sezer dönemi, bu bakımdan kaybedilmiş 7 yıldır. İlişkileri mükemmelleştirmemiz lazım, pürüzlerin tamamını ortadan kaldırmamız lazım. Türk Dünyası'nın muazzam bir geleceği var.
Yeni neslin yeni statejiler geliştirerek bu hedeflere ulaşacağından zerre kadar şüphem yok.