Türban 'Mantar Etkisi' yaratır mı?

Mynet'in Akıl Hocası Prof. Dr. Ali Atıf Bir medyada dolaşan türban senaryolarını yazdı.

Geçen haftaki yazımda Fatih Altaylı’nın ne kadar “yiğit (!)” bir gazeteci olduğunu anlatan yazıma yapılan bazı yorumlar bir kez daha ortaya koydu ki negatif reklam negatif  reklam yapanı da vuruyor.

Okurlarımdan bazıları anlattığım öyküden yola çıkarak  “Sen önce kendine bak!” diyen yorumlarda bulunmuşlar. Bu yorumların temeli de genel olarak medyaya ve medya çalışanlarına duyulan güvensizlik. Ormana güvenlerini yitirdikleri içinde her ağacı aynı orman gibi sanıyorlar..

“Sen önce kendi bak!” diyen okurlarım kusura bakmasınlar ama  benim Fatih Altaylı’nın seviyesine ulaşmam için çok çalışmam lazım çok!

Üstelik, kendimi bildiğim için söylüyorum, ne kadar çalışsam da dürüstlük konusunda onu ulaştığı mertebeye ulaşabileceğimi sanmıyorum. O mertebeye ulaşmak için çok farklı bir kıvraklık gerekiyor. O dansözlük de pardon kıvraklık da  ben de yok!..

İzin verirseniz ben kendi alanımda döktürmeye devam edeyim. Bugünkü konumuz yine iletişimci gözüyle türban.

Anayasa değişir ve türbanlılar üniversiteye girmeye başlarsa türbanlı sayısı artar mı?

Diyeceksiniz  ki bu konunun iletişimciyle ne alakası var?

Var çünkü örneğin KONDA’nın “akil adamı” Tarhan Erdem Radikal’de Neşe Düzel’e verdiği röportajda demiş ki “Üniversitelerde türbana izin verilirse iki yıl içinde ortalık türbandan geçilmez.”

Tarhan Erdem ileri sürdüğü neden ise toplumsal baskı ve kadınları yarısının türbanı siyasi simge olarak taşıması..

Erdem’in ileri sürdüğü başka bir kuram, varsayım, kuram, model yok..

Dediği de şu…

Yeni Anayasa’yla birlikte  üniversitelere türbanlılar girince başı açıklar onları görüyor, sonra onları olduklarından fazla algılıyor ve bunun yarattığı sosyal baskıyla da “Niye biz takmıyoruz, biz Müslüman değil miyiz” diyorlar, sonra da ortalık türbandan geçilmiyor.

İşte “başı açıkların türbanlıları görmeleri, simgeden etkilenmeleri ve çok olduklarını algılamaları” süreci aslında bir iletişim süreci..

Başka bir senaryoya bakarsak..

Bu kez yine türbanlılar üniversiteye giriyorlar, sonra orada başı açıkları “Niye siz takmıyorsunuz, siz Müslüman değil misiniz? Siz de türban takın” diye taciz ediyorlar.. Başı açıklar da bu baskıya boyun eğip mantar şeklinde başlarını örtmeye başlıyorlar.

Baskıyı yaratan konuşmalar da aslında kişisel hatta grup iletişim süreci..

Diğer senaryo ise şöyle..

Türbanlıların üniversiteye girdiğini gören kızların daha küçükten cesaretleri kırılmıyor, türbana daha fazla özeniyorlar. Türban böylelikle mantar gibi çoğalıyor. Dolayısıyla üniversiteye gelen türbanlı kız sayısı artıyor.

Yine “daha küçükten türbanlıları görme süreci” bir iletişim süreci..

O halde şu soruyu kendimize sormamız gerekiyor: Başı açıkları görmek, duymak (ki daha çoklar) türbanlıların açılmasını sağlamıyorsa, türbanlıları görmek niye başı açıkların türbanlı olmasını sağlasın?

Burada bir gariplik yok mu?

İçki içenleri her gün gören duyan ama dini nedenlerle içkiyi ağzına sürmeyen kişi niye  içkiye özenmez hiç düşündünüz mü?

Böyle bir kişi sosyal baskıyla, iletişim etkisiyle içki de içmez..Çünkü onun davranışlarının kökeni daha derinlerdeki inançlarındadır. Öyle inandığı için de   inançlarını değiştirmeden davranışlarını değiştirmezsiniz..

Başı açık kadının da inançları farklıdır ve onun da inançlarını değiştirmeden başını kapatamazdınız..

Eğer bir başı açık türban takacaksa daha önce mutlaka düşünce sisteminde oynama yapmanız gerekir..

“Zorlama ve zorbalık” konusunda ise  ne diyebiliriz ki?

Siz hiç başı kapalı bir  kadını açmak için zorladınız mı? Tersi niye olsun? 

Türkiye’de zorlama ve baskıdan en çok şikayet edenler iktidarı ellerine geçirdiklerinde zorlama ve baskı uygulayacaklarsa kaybeden  kesinlikle onlar olurlar..

Eğer dini iknadan söz ediyorsak orada duralım.  Eğer demokrasiye inanıyorsak, her dinin de kendini yayma ve mesajlarını iletme hakkının bulunduğunu unutmamalıyız.

Ya radikal, gerici, Kur’an-ı Kerim’de yazmayan karanlık İslam diyorsunuz değil mi? Tabii ki islamın modernleşmesi de başka bir ikna konusu..

Bu konuda da sizin elinizi tutan mı var..

Buyrun çabanızı görelim! Ali Atıf Bir-mynet.com

Medya Haberleri

Sosyal medya fenomeni Murat Övüç hakkında hapis talebi
Megastar Tarkan’dan 9 günde 50 bin kişilik konser rekoru
Barış Murat Yağcı, Survivor dönüşü gözaltına alındı
Sosyal medya fenomeni Mika Raun gözaltına alındı
Acun Medya yöneticisi Esat Yontunç havalimanında gözaltına alındı