Yazısında terörü bitirecek tek çözüm olarak vicdani reddi öne süren sivri dilli yazar Perihan Mağden, yine sert çıkışlar yaptı. Mağden, Türkleri ve Kürtleri vicdani redde çağırdı. Terörün metropollere korku saldığı bugünlerde bu yazı çok tartışılacak gibi görünüyor.
NE TSK'YA, NE PKK'YA VERECEK ÇOCUĞUM YOK!
Terörün şiddetle çözüleceğine inanmadığını dile getiren Mağden;
"Şimdi, şehirlerde teröre her zaman olduğundan daha yakınız. En yakınız. On yıllardır yatakların/yorganların/dolapların altına süpürdüğümüz 'meseleler', çok sıkabilir. Bizden Uzaktaki Yılan bin yaşasın diyerek geçirdiğimiz onca zaman. Fakirin, fukaranın, rençberin, amelenin çocuğunu telef ederek uzattığımız onca savaş yılı. Onca kahramanlık türküsü.
Utanmadan, etmeden söylenmiş. Elin çocuğuyla gerdeğe girmeler: Ölümle gerdeğe. Bugün barış için en büyük savaşın, en zoru olduğu ortadadır. Çıkıp Kürtler "Ne TSK'ya, ne PKK'ya verecek çocuğum yok!" diyorlar mı, diyebiliyorlar mıdır?" dedi.
ÇÜRÜK RAPORU ALAN DTP'Lİ T.C.'NİN OYUNUNA BOYUN EĞMİŞTİR
Mağden yazısında aldığı çürük raporu ortaya çıkınca hapse atılan DTP Genel Başkanı Nurettin Demirtaş'ı kastederek, "Gidip Çürük Çetelerinden sahte çürük raporları almak, uzlaşmaktır. Uzlaşmanın, ağababasıdır. Türkiye Cumhuriyeti'nin en süfli oyunlarına boyun eğmektir. Kabul etmektir. Vicdani Red, nadas için yakılan tarlalar gibi yayılmalıdır.
Vicdani Red, barış için savaşmayı göze alanların vereceği en iyi ve tek iyi cevaptır." dedi.
VİCDANİ RED: ŞİMDİ!
Haklı ölüm yoktur, haklı öldürme yoktur" ifadesini kullanan Mağden, vicdani red konusunda hayli ısrarlı yazısının devamında,
'Silahlara Hayır!' demenin, 'Savaşa Hayır' demenin bin tane yolu yoktur. Binbir yolu da yoktur. Karşı koymanın, karşı durmanın BİR TEK yolu vardır: SAVAŞA HAYIR! diyebilmek. SAVAŞMAYA HAYIR!!
İnsan öldürmeyeceğim! Hiç kimse, hiçbir güç bana insan öldürtemez! demek. Ölenleri tanımadığın bir savaşta, öldürdüğünün kim olduğunu bilmediğin bir savaşta bir Kürt'ün bir Türk'ü, bir Kürt'ün bir Kürt'ü, bir Türk'ün bir Kürt'ü, bir Türk'ün bir Türk'ü öldürmeye hakkı yoktur. Olmamıştır ve olmayacaktır. Demek.
Şimdi son zamanlarda tamamen çalıların arkasına gizlenmiş bulunan Tavşanlar'a, Militarist Hayvanlar'a, Korkunun Dağları Beklediği Dağlılar'a, çocuklarımızın canından daha değerli hiçbir şey olmadığını ve olmayacağını hatırlatmak istediğim Etoburlar'a nafile seslenişimi, yinelemek isterim.
Zira bu nafilelik hiçbir zaman bu kadar 'haklı' olmamıştı. Yerini bulur, bulmaz; bu kadar gerekli olamazdı. Olmamıştı.
VİCDANİ RED: ŞİMDİ! diyerek vicdani reddin bir insanlık hakkı olduğunu savundu. Tutanak-Memleket