Marmara depreminin üzerinden yıllar geçmesine rağmen, Kocaeli'nin Gölcük ilçesine bağlı Değirmendere sahilinde felaketin izleri ilk günkü tazeliğini koruyor. Deprem sırasında dolgu alanının kayması sonucu sulara gömülen yapılar, bugün 15 ila 30 metre derinlikte sessizliğini koruyor. Japonyalı yüksek mimar ve inşaat yüksek mühendisi Yoshinori Moriwaki, depremin yıldönümü kapsamında Değirmendere Sualtı Topluluğu (DESSAT) ekipleriyle birlikte bölgede özel bir anma dalışı gerçekleştirdi. Suyun altındaki çöken binaları ve katları tahrip olmuş yapıları yerinde inceleyen Moriwaki, felaketin boyutunu bir kez daha gözler önüne serdi.
"Zemin İyileştirmesi ve Kazık Sistemi Doğru Yapılmamış"
Dalış sonrası su altındaki manzarayı ve felaketin nedenlerini değerlendiren Moriwaki, bölgedeki çökmenin temel sebebinin mühendislik hataları olduğuna dikkat çekti. Değirmendere sahilinde vaktiyle 2 kilometrelik bir dolgu alanı üzerinde 36 dükkân ve bir lunapark bulunduğunu belirten uzman mimar, zemin iyileştirmesi ve kazık sistemi doğru kurgulanmadığı için alanın tamamen denize kaydığını vurguladı. Su altında adeta zamanın durduğunu belirten Moriwaki, aynı hataların tekrar etmemesi için geçmişte yapılan yanlışlardan ders çıkarılması gerektiğinin altını çizdi.
"Türkiye'de Binaların Yaklaşık Yüzde 50'si Kontrolsüz"
Türkiye'deki mevcut yapı stoğuna ilişkin çarpıcı açıklamalarda bulunan Yoshinori Moriwaki, binaların yaklaşık yüzde 50'sinin kaçak, izinsiz veya ruhsatsız olduğuna işaret etti. 6 Şubat 2023 depremlerinin ardından toplumda ve yetkililerde önemli bir uyanış başladığını ifade eden deneyimli mühendis, kentsel dönüşüm çalışmalarının vakit kaybetmeksizin hızlandırılması gerektiğini belirtti. Türkiye genelinde her yıl 100'den fazla seminer vererek deprem bilincini artırmaya çalıştığını söyleyen Moriwaki, vatandaşların kaçmak yerine doğru korunma yöntemlerini öğrenmesinin hayati önem taşıdığını hatırlattı.
Güvenli Bina İçin 3 Kritik Ölçüt: Zemin, Ruhsat ve Yaş
Vatandaşların oturdukları konutları değerlendirirken üç temel noktaya odaklanması gerektiğini belirten Moriwaki, şu hususlara dikkat çekti:
Zemin Durumu: Kayalık ve sağlam zeminlerde sarsıntı hissi azalırken, yumuşak zeminlerde yapıya uygun temel ve kazık sistemleri uygulanmalıdır.
Ruhsat ve İskân: Binanın ruhsatlı ve iskânlı olması, yürürlükteki yönetmeliklere ve mühendislik projelerine uygun yapıldığının en önemli göstergesidir.
Bina Yaşı: 2000 yılı sonrası yapılan binalar, zemin etüdü ve sıkı denetim zorunlulukları barındıran modern deprem yönetmeliği standartlarına göre inşa edildiği için çok daha güvenlidir.
2000 yılı öncesinde inşa edilmiş, ruhsatsız ve zayıf zemindeki binalarda yaşayanların muhtemel bir sarsıntı anında yatak veya koltuk kenarlarında yaşam üçgeni oluşturması gerektiğini belirten Moriwaki; düdük, su ve yüksek enerjili gıdalardan oluşan acil durum poşetleri ile deprem çantası hazırlığının önemini vurguladı. Hazırlanan çantaların evin derin köşelerine değil, çıkış kapısının hemen yanına asılması gerektiğinin de altını çizdi.