Sosyal fobi hayatınızı karartmasın

Kaygı, korku, sıkıntı, gerilim, endişe gibi belirtilerle ortaya çıkan sosyal fobi bireylerin yaşantısını olumsuz etkiliyor.

Sosyal fobi kişinin davranışı üzerinde korku, kaygı, endişe gibi durumlar yaratarak günlük ilişkilerini bertaraf edip, toplumdan dışlanmasına neden olabiliyor. Korku merkezli bir disiplin anlayışı ile yetiştirilen, alay edilen ve kendisini ezilmiş hisseden kişinin insanlarla ilişki kurarken zorlanabileceğini ve çekingen bir kimliğe bürünebileceğini dile getiren Dr. Ali Altınkaya, “Ebeveynlerin aşırı disiplinli olması ve ailenin işbirliğinden uzak tutumlarının olması en önemli sosyal fobi nedenleri arasındadır. Yakın akrabaları arasında sosyal fobili kişi olanların, bu hastalığa yakalanma riski olmayanlara göre biraz daha yüksektir. Genellikle kendine güven duymayan, utangaç, çekingen, reddedilmeye çok duyarlı kişilerde sık görülür. Araştırıldığında, bu kişilerin beyin faaliyetlerinde bir bozukluk olduğu görülür” diye konuştu.

SOSYAL FOBİ NASIL ANLAŞILIR
Sosyal fobinin birçok belirtisi olduğuna dikkat çeken Ali Altınkaya, “Sosyal fobisi olanlarda fizyolojik olarak; Yüz kızarması, ses titremesi, ağız kuruması, kalp çarpıntısı, nefes kesilmesi ellerde titreme, titreme, terleme ve nefes darlığı gibi durumlar, zihinsel olarak; güçsüzüm konuşamayacağım, tutulup kalacağım, yetersizim, çaresizim, çirkinim, herkes bana bakıyor, herkes beni eleştiriyor, küçük düşebilirim, çok rahat davranmalıyım, kusursuz görünmeliyim, kimseyi gücendirmemeleyim, beğenilmiyorum, sevilmeye layık değilim, mükemmel olmalıyım, asla hata yapmamalıyım, kaygılı olduğumu belli etmemeliyim, herkesin beğenisini kazanmalıyım gibi düşünceler, davranışsal olarak da; korkulan ortama girmeme, hayallere dalma, konuyu değiştirme, korkulan ortamı terk etme, göz temasından kaçınma, ilgisiz şeyler düşünme, alkol kullanma gibi sorunlar ortaya çıkabilir” dedi. Ortamda başka kişi veya kişiler, özellikle de yabancı kişiler, sosyal fobi hastasının şiddetli bir kaygı, sıkıntı, huzursuzluk ve utangaçlık duymasına yol açtığını, bu durumda belirtilerin tamamın görülebileceğini kaydeden Altınkaya, “Aile üyeleri arasında ve kendi evlerinde rahat olsalar da, sosyal fobili kişilerin en büyük korkusu, topluluk önünde konuşmak ve yemek yemektir. Pek çok sosyal fobili kişi, devlet dairesine veya bankaya gidip rutin işlerini yaptıramazlar. Okulda sosyal fobili öğrenci için, soru sorulduğunda kalkıp cevap vermesi, öğretmen için ise ders anlatmak büyük bir işkencedir. Makam mevki sahibi kişilerin karşısında zorlanırlar ve konuşamazlar. Bazıları telefonla bile konuşamaz. Hatta ağır vakaların biletçiden otobüs bileti almaya, sokağa çıkmaya veya bakkala gitmeye bile tahammülleri yoktur. Sonunda kendilerini eve hapsederler, okulda başarısız olurlar, iş hayatları sona erer. Ayrıca karşı cinsle konuşmak da sosyal fobili kişiler için çok zordur ve bu yüzden sosyal fobili kişiler arasında bekarlık oranı yüksektir. Cinsel yaşam, eğitim ve iş başarıları, hayatta gösterdikleri performans genelde düşüktür. Öte yandan radyo ve televizyonda sunuculuk yapan ve başarılı olan çok sayıda iyileşmiş sosyal fobili hasta olduğunu da belirtmeliyim. Sosyal fobili kişiler, kendiyle konuşanı işitmezden gelme, gözünü kaçırma, hastalanma, sosyal etkinliklere katılmayı reddetme gibi kaçınma davranışları geliştirirler” diyerek sosyal fobinin yol açacağı olumsuz durumlardan bahsetti.

KİMLERDE GÖRÜLÜR?
Sosyal fobinin tedavi edilebilir bir hastalık olduğunu bilmeme ve bozukluğu kişiliklerinin bir parçası olarak görme anlayışından dolayı, belirtiler başladıktan 15 - 20 yıl sonra doktora başvuruların yapıldığı söyleyen Altınkaya, sosyal fobinin, genellikle ergenlik yıllarında başlayacağını ve 25 yaşından sonra da sosyal fobi oluşmasının çok nadir olacağını belirtti. Sosyal fobinin kadınlarda erkeklerden 1,5–2 kat daha fazla görüldüğünün altını çizen Altınkaya, “Ama buna rağmen sosyal fobi yüzünden doktora daha çok erkekler başvuruyor” diye konuştu.

SOSYAL FOBİ DEYİP GEÇMEYİN
Sosyal fobinin üç farklı tipinin olduğunu, başka psikiyatrik sorunlara yol açacağını ve bu hastalığın rahatlıkla tedavi edilebileceğini dile getiren Altınkaya, “Sosyal fobi kendini üç tipte gösteriri. Bunlardan birincisi performans tipidir. Bu toplulukta konuşma, sınıfta sesli konuşma ve cevap verme gibi performans gerektiren durumlarda etkileşimsel tipte, sohbete katılma, konuşma parti etkinlikleri gibi etkileşim isteyen durumlarda kendini gösterir. Bir de yaygınlaşmış tip vardır ki bu da diğerlerinin karışımıdır” diye konuştu. Sosyal fobinin, panik bozukluğu, depresif bozukluklar, alkol-madde kullanımı, çekingen kişilik gibi bozukluklar gibi başka sorunlara da neden olacağını dile getiren Altınkaya, “Sosyal fobi günümüzde oldukça iyi tedavi edilen bir hastalıktır. Sosyal fobinin tedavisinde ki silahlarımız şunlardır: İlaç tedavisi, günümüzde sosyal fobi tedavisinde oldukça etkili olan, bağımlılık yapmayan, uyku-sersemlik gibi yan etkilere yol açmayan ve kalıcı düzelme sağlayabilen birtakım ilaçlar vardır. İyi bir ilaç tedavisiyle kimi zaman psikoterapiye dahi gerek kalmadan kişi dertlerinden kurtulmaktadır. Psikoterapi, sosyal fobi tedavisinde oldukça etkilidir. Sosyal fobiklerde genellikle “bilişsel-davranışçı terapi” denilen psikoterapi yöntemi uygulanmaktadır. “Korkulan duruma kademeli olarak maruz bırakma tekniği” uygulanır. Kaygı duyguların ve kaygıya karşı bedensel tepkileri tanıma, kaygı doğuran durumlardaki zihniyeti ortaya koyma, başa çıkma stratejileri geliştirme, self - değerlendirme ve self – pekiştirme, kendi kendini eğitme ve gerçekçi beklentiler geliştirme gibi bilişsel teknikler ve model olma, üstüne gitme, rol oynama, gevşeme eğitimi ve pekiştirme gibi davranışçı teknikler kullanılır. Ayrıca sosyal etkileşimi başlatma, sohbet başlatma ve sürdürme, girişkenlik eğitimi ve sürekli pratik yapma gibi sosyal beceri eğitimleri uygulanır. Girişimciliği ödüllendirme, kaygıyı söndürme stratejileri, ebeveynin duygusal ve kaygılı tepkilerini değerlendirme, iletişim ve problem çözme ve ebeveyn eğitimi gibi aile tedavileri de faydalıdır. Grup terapisi, akran desteğini oluşturma, model olma, pekiştirici fırsatlar, kaynakları paylaşma ve yardım etme davranışları gibi grup terapisi teknikleri kullanılır. Diğer tedaviler ise hipnoterapi ve gevşeme egzersizleridir” diye konuştu.

Ali Murat Mırçık-Memleket

Sağlık Haberleri

Bahar aylarındaki göz alerjisi görme kaybına yol açabilir
Kanser Tedavisinde Yeni Dönem: Kemoterapi Artık Bir "Öcü" Değil
Sosyal Medya Tuzağına Düşmeyin: Bilinçsiz Spor Sakat Bırakıyor!
Dakikada 6 Can: Aşıların 50 Yıllık Mucizevi Karnesi
Kilo vermek için başvurduğu merkezde kanser olduğunu öğrendi